
Katar El Cezire Kanalı sunucusu
Hadice bint Kanne
🔴 Tarihî bir dönüşümün eşiğindeyiz…
Dünya, uzun bir sessizliğin ardından nihayet toparlanmaya başladı.
Bundan birkaç yıl önce biri size, dünyanın dört bir yanında devletlerin ve halkların Siyonist yapıya karşı aynı çizgide buluşacağını söyleseydi, bunu bir hayal yahut aşırı bir kurgu sayabilirdiniz. Fakat bugün yaşananlar, hamasî bir temenniden ibaret değildir. Kanada’dan İspanya’ya, Türkiye’den Kore’ye, Polonya’dan İrlanda’ya kadar uzanan geniş coğrafyada, tarih artık sözle değil fiili eylem ile yazılmaktadır.
Geliniz, son günlerde peş peşe yaşanan hadiselere birlikte bakalım. Böylece, yıllardır dokunulmaz görülen efsanenin nasıl sarsıldığını ve neden 2027’nin büyük bir kırılma yılı olarak anıldığını daha iyi anlayabilelim.
1️⃣ İspanya: Ateşle Verilen Mesaj ve Amerika’ya Meydan Okuyuş
İspanya’nın El Burgo kasabasında her yıl düzenlenen “Yahuda’nın Yakılması” merasiminde, bu yılın hedefi Netanyahu oldu. Halk, yedi metre yüksekliğinde dev bir Netanyahu kuklası hazırladı; içine patlayıcılar yerleştirdi, üzerine Gazze ve Lübnan’daki suçlamaları yazdı ve binlerce kişinin sloganları eşliğinde kuklayı havaya uçurdu.
Siyonist yönetim bunu “antisemitizm” diye nitelendirerek tepki gösterdi. Ancak İspanya Başbakanı Pedro Sánchez, Washington’dan gelen baskılara boyun eğmek yerine Pekin’e giderek Çin’le kapsamlı bir stratejik yakınlaşma arayışına yöneldi. Ayrıca Amerika merkezli askerî hâkimiyetten bağımsız müşterek bir Avrupa ordusu düşüncesine hazır olduklarını ilan etti.
2️⃣ Kanada: Saf Değiştiren Müttefik
Kanada Başbakanı Mark Carney, halkının yoğun desteği altında yaptığı açıklamada, ülkesinin savunma siyasetinde köklü bir değişime gidildiğini duyurdu:
“Askerî harcamalarımızın büyük bölümünü Washington eksenine aktarma devri artık kapanmıştır.”
Amerika’nın en yakın müttefiklerinden biri sayılan Kanada’nın bu tavrı, Washington’un saldırgan siyasetlerine ve İsrail’e verdiği sınırsız desteğe karşı yükselen rahatsızlığın açık bir işareti olarak görüldü.
3️⃣ Türkiye: Hukukun Kılıcı
Türkiye’de mesele artık yalnızca diplomatik tepki boyutunda değil; hukuk sahasına da taşınmış durumda. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 35 İsrailli yetkili hakkında “soykırım” suçlamasıyla iddianameler hazırlandığı bildirildi. Bazı dosyalarda talep edilen cezaların toplamı binlerce yılı buluyor.
Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrailli bazı bakanların açıklamalarına sert karşılık vererek Netanyahu’yu “çağın Hitler’i” diye niteledi ve onu, şahsî geleceğini kurtarmak uğruna bölgeyi ateşe sürüklemekle suçladı.
4️⃣ Güney Kore: Tarihin En Ağır Benzetmelerinden Biri
Güney Kore Devlet Başkanı Lee Jae-myung tarafından yapılan bir paylaşım, diplomasi çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. Filistinli bir şehide yönelik kötü muameleyi gösteren görüntüler, II. Dünya Savaşı sırasında zorla istismar edilen Koreli “rahatlama kadınları” trajedisiyle ilişkilendirildi.
Böylece İsrail yönetimi, Kore tarihinin en karanlık hatıralarıyla aynı vicdanî mahkûmiyet dairesine yerleştirilmiş oldu. Bu, meselenin artık yalnız Ortadoğu’nun değil, bütün insanlığın ahlâkî muhasebesi hâline geldiğini gösteriyordu.
5️⃣ Polonya: Korku Duvarının Yıkılışı
Holokost meselesi sebebiyle bu tür çıkışların son derece hassas kabul edildiği Polonya’da, milletvekili Grzegorz Braun parlamentoda açıkça şu ifadeleri kullandı:
“Bize şantaj uygulanıyor… Açık konuşalım: İsrail bir terör devletidir.”
Avrupa siyasetinde uzun süre yüksek sesle dile getirilemeyen bir ithamın, doğrudan parlamento kürsüsünden söylenmesi dikkat çekici bir dönüm noktası olarak değerlendirildi.
6️⃣ İrlanda: Halk Öfkesinin Taşkınlığı
İrlanda’da yaşanan bir hadise ise, meselenin artık yalnız devletler arası bir çekişme olmaktan çıktığını gösterdi. Orta yaşlı bir İrlandalı, Shannon Havalimanı’nda bulunan Amerikan askerî nakliye uçağına baltayla saldırarak uçağa ciddi zarar verdi.
Bu olay, birçok kişi tarafından, İsrail’i destekleyen askerî yapıya karşı Batı toplumlarında biriken öfkenin taşkın bir tezahürü olarak yorumlandı.
🔻 İçten Gelen Çözülme
İsrail basınında dahi artık derin bir kaygı dili hâkim olmaya başladı. Bazı gazetelerde şu minvalde değerlendirmeler yer alıyor:
“Hükûmetin tutumu ülkeyi büyük bir felakete sürüklüyor. Sürekli savaş siyaseti, halkı iktidarın devamı uğruna tüketiyor; İsrail’i dünyada yalnızlaştırıyor ve savaş suçları ithamlarının merkezine yerleştiriyor.”
Bir zamanlar mutlak güven telkin ettiği iddia edilen yapı, bugün kendi içinden yükselen endişelerle sarsılmaktadır.
Sonuç
Bugün yaşananlar, gelip geçici bir diplomatik gerginlik yahut kısa süreli bir siyasi dalgalanma değildir. Uzun yıllar boyunca birçok devletin çekinerek yaklaştığı Siyonizm meselesi, artık dünya kamuoyunun açık şekilde tartıştığı bir hakikat hâline gelmiştir.
Yeryüzü, belki de uzun bir sessizlik devrinin ardından ilk defa müşterek bir vicdan arayışına yönelmektedir.
🔄 Not:
Bu bilgiler sizde kalmasın. Platform algoritmaları bu tür muhtevaları bastırmaya çalışıyor. Paylaşınız ki gerçek tablo herkese ulaşsın.
Dünya gözlerimizin önünde değişiyor!
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
İSLAMİ HABER “MİRAT”