
ABD Başkanı Donald Trump, Ankara’daki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi öncesinde, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile birlikte basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.
İran ile yürütülen diplomatik sürece ilişkin konuşan Trump, Tahran yönetimiyle yeni bir mutabakata sıcak bakmadığını belirterek, “İran’la mutabakat benim için bitti. Artık onlarla anlaşmak istemiyorum.” dedi.
Trump, İran yönetimine yönelik sert ifadeler kullanarak, ülkenin mevcut yönetimini ağır sözlerle eleştirdi.
İranlı yöneticilerin güvenilir olmadığını öne süren Trump, “Bence bu iş bitti. Zaten onlarla uğraşmak istemiyorum. Onlar hasta insanlar tarafından yönetiliyor ve acımasız, şiddet yanlısı insanlar. Eğer nükleer bir silahları olsaydı, bunu kullanırlardı. Bana kalırsa bu iş tamamen bitti.” ifadelerini kullandı.
ABD’li müzakerecilerle görüşeceğini belirten Trump, İran ile yeni bir anlaşma ihtimaline de mesafeli yaklaştığını dile getirdi.
Trump, “Bana kalırsa onlarla uğraşmak sadece zaman kaybı. Onlar yalancılar. Bir anlaşma yaparız ve eğer onunla bir anlaşma yaparsam, bir anlaşmamız olur.” sözleriyle İran’a yönelik güvensizliğini yineledi.
Trump‘ın açıklamaları, ABD-İran ilişkilerinde diplomatik sürecin geleceğine ilişkin belirsizlikleri yeniden gündeme taşıdı..
HABER YORUM

İlk önce şunu tespit edelim ki, Trump’ın kullandığı dil diplomasi dili değildir…
Kin ve nefret dilidir..
Narsist bir dildir…
Biz de Trump’ın bu sözleri üzerine kendisine ve onun gibi düşünenlere şu hatırlatmayı yapalım:
Asıl hasta ruh, Gazze’de on binlerce Müslümanın katledilmesine destek vermek sessiz ve rıza göstermektir.
Asıl hasta ruh, “Şii İran’dan sonra sıra Sunni Müslümanlara gelecek” demektir…
Asıl hasta ruh, Venezuela’nın petrollerine göz dikip, Venezuela’nın Başkanını gece yarısı yatak odasından alıp ABD’ye götürmektir…
Asıl hasta ruh, Grönland’a göz dikip buralar benim demektir…
Asıl hasta ruh, dünyanın çeşitli coğrafyalarında insanlar katledilirken, kendi çıkarları peşinde koşmaktır…
Asıl şiddet ise, tüm bunları yaparken, “Demokrasi, insan hakları, barış” gibi argümanların arkasına sığınıp çifte standart uygulamaktır…
İSLAMİ HABER “MİRAT”