
Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis, Türk turistlerin ekonomik önemine dikkat çekti. Ege adalarına yönelik Türk ziyaretçi ilgisinden memnuniyetini dile getirdi. Miçotakis, Leros Adası ziyareti sırasında göç politikalarını da değerlendirdi. “Göçmenler ve mülteciler yerine Türk ziyaretçileri görüyoruz” diyen Miçotakis, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türk ziyaretçilerimiz gülümseyerek ülkemizin adalarında tatillerini geçiriyor.” Miçotakis, Türk turistlerin yerel ekonomiyi desteklediğini de özellikle vurguladı.

Yunanistan’ın uyguladığı kapıda vize programı, Türk turistlerin geçişini kolaylaştırdı. Program kapsamında Türk vatandaşları 12 Yunan adasını ziyaret edebiliyor. Yaklaşık 1,5 milyon Türk vatandaşı, 2025 yılında Yunanistan’ı ziyaret etti. Bir önceki yıl bu sayı yaklaşık 1,2 milyondu. Konaklama, ulaşım, eğlence ve alışveriş harcamaları Yunan esnafına kazanç sağladı. Türk turistlerin bıraktığı döviz, özellikle ada ekonomilerini canlı tuttu.
Burada acı ve düşündürücü bir çelişki bulunuyor. Yunanistan, Türkiye’nin haklarına karşı saldırgan politikalar izlemeyi sürdürüyor. Atina yönetimi, Ege’de Türkiye’yi kuşatmaya yönelik askerî adımlar atıyor. Kıbrıs meselesinde Türkiye’yi suçlayan politikalar devam ediyor. Batı Trakya Türklerinin temel hakları da görmezden geliniyor. Ancak aynı Yunanistan, Türk turistlerin bıraktığı parayı memnuniyetle kabul ediyor. Türkiye’ye karşı her fırsatta cephe alan bir ülkeye para taşınıyor. Üstelik bunu yapanlar, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları oluyor. Tatil için harcanan para, aynı zamanda ekonomik bir tercihtir. Her harcama, gidilen ülkenin üretimine ve istihdamına katkı sağlar.
Türkiye, dünyanın en zengin turizm imkânlarına sahip ülkelerinden biridir. Ege’den Akdeniz’e kadar eşsiz sahillerimiz bulunuyor. Tarihî şehirlerimiz, doğal güzelliklerimiz ve zengin mutfağımız büyük değer taşıyor. Buna rağmen Türk vatandaşları dövizlerini Yunan adalarında harcıyor. Kendi esnafımız ekonomik sıkıntılarla mücadele ederken bu tercih sorgulanmalıdır. Türk işletmeleri ayakta kalmaya çalışırken Yunan esnafı desteklenmektedir. Elbette vatandaşların seyahat özgürlüğü tartışma konusu yapılamaz. Ancak özgür tercihler, ekonomik ve millî sonuçlardan bağımsız değildir. Millî bilinç, yalnızca sloganlarla gösterilemez. Tüketim tercihleri de millî duruşun önemli bir parçasıdır. Türkiye’ye düşmanlık yapanların ekonomisine gönüllü katkı sunmak büyük bir çelişkidir.
Türkiye Cumhuriyeti, yerli turizmi destekleyen kapsamlı kampanyalar hazırlamalıdır. Kamu spotları televizyonlarda ve dijital mecralarda yayımlanmalıdır. Sosyal medya üzerinden özellikle gençlere yönelik bilgilendirme çalışmaları yapılmalıdır. Harcanan dövizin ekonomik etkileri somut rakamlarla anlatılmalıdır. Bunun yanında uygun fiyatlı ve kaliteli tatil seçenekleri oluşturulmalıdır. Fahiş fiyatlar ve yerli turiste ayrımcılık ciddi şekilde denetlenmelidir. Türkiye’nin parası, öncelikle Türkiye’nin çalışanına ve esnafına kazanç sağlamalıdır. Miçotakis’in sözleri ciddi bir uyarı olarak okunmalıdır. Yunanistan’ın sevincine dönüşen bu şuursuzluk artık mutlaka sorgulanmalıdır.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube