
Türkiye Masada Neden Yok? Roma Toplantısının Ardındaki Gerçekler
Roma’da “Suriye’nin geleceği” konulu toplantıya Türkiye’nin davet edilmemesi, diplomatik mesele olmanın ötesinde, Türkiye’nin bölgedeki etkisi, uluslararası itibarı ve dış politikadaki duruşu açısından ciddi soru işaretleri doğuruyor. Peki, neden masada yokuz ve bu dışlanma neyi ifade ediyor?
Türkiye’nin Davet Edilmemesi: İtibar Kaybı mı?
Roma’daki toplantıya Türkiye’nin davet edilmemesi, birçok kişi tarafından “Türkiye’nin artık ciddiye alınmadığı” şeklinde yorumlanırken, sokakta dolaşan eleştiriler, Türkiye’nin dış politikadaki itibarına dair ciddi sorgulamayı da beraberinde getiriyor. “Türkiye masada yoksa, menüde yemektir” gibi sert eleştiriler, ülkenin uluslararası arenadaki konumuna dair endişeleri yansıtırken, gerçekten Türkiye’nin etkisizliğinden mi yoksa Batılı güçlerin dışlama çabasından mı kaynaklandığı sorusu önem kazanıyor. Soruların yanıtı ise doğrudan Türkiye’nin Suriye politikasındaki duruşuyla bağlantılı.
Suriye Politikası: Bir yerde Yanlış mı Yaptık?
Türkiye’nin Suriye’deki rolü, yıllardır tartışmaların odağında. Kimileri Türkiye’nin iç savaşa müdahale ederek silahlı gruplara destek verdiğini ve Suriye’deki kaotik durumu derinleştirdiğini savunurken, kimileri ise bu politikaları “milli güvenlik” gerekçesiyle haklı buluyor ve Batılı güçlerin planlarını bozan hamle olarak görüyor.
Ancak gerçek şu ki, Türkiye’nin Suriye politikası başından beri iç kamuoyuna yönelik olarak farklı zemine oturtuldu; Emevî Camii’nde namaz kılma söylemleriyle başlayan yaklaşım, bugün Türkiye’yi masanın dışında bırakan noktaya evrilmiş olması bölgedeki etkisinin yanlış hesaplandığını da açıkça ortaya koyuyor.
Batılı Güçlerin Stratejisi: Türkiye Neden Dışlanıyor?
Roma’daki toplantıya Türkiye’nin davet edilmemesi, Batılı güçlerin ve İsrail’in çıkarlarını koruma stratejisinin parçası olarak değerlendirilmelidir. Ayrıca Suriye’nin geleceği yerine PYD’nin geleceğinin konuşulacağı masada Türkiye’nin dışlanması, hamlenin asıl hedefini açıkça ortaya koyuyor. Dahası, Suriye’nin geleceği tartışılırken Suriye’den hiçbir temsilcinin bulunmaması, toplantının samimiyetini ciddi şekilde sorgulatıyor.
Peki öyleyse, Türkiye’nin masada olmaması kayıp mı, yoksa Batılı güçlerin Türkiye’nin bölgedeki etkisinden duyduğu rahatsızlığın açık göstergesi mi?
Türkiye’nin Bölgedeki Rolü: Güçlü mü, Zayıf mı?
Türkiye’nin Suriye’deki rolü, tarihsel bağlamda ele alındığında, Osmanlı İmparatorluğu’nun 1517-1917 yılları arasında bölgede hâkim güç olduğu görülür. 1917’den sonra bu rol Batılı güçlere geçse de Türkiye bugün hâlâ bölgede önemli aktör olarak varlığını sürdürmektedir. Libya, Karabağ ve Irak’taki etkili müdahaleleri, Türkiye’nin bölgesel gücünün devam ettiğini açıkça ortaya koymaktadır. Ancak güçlü pozisyonlara rağmen, Roma’daki toplantıya davet edilmememiz, uluslararası arenada karşılaşılan planlı zorlukları ve eleştirileri gözler önüne sermektedir.
İç Politikadaki Yansımalar: Kutuplaşma ve Suçlamalar
Roma’daki toplantıya Türkiye’nin davet edilmemesi, iç politikada hararetli tartışmalara yol açtı. Muhalefet, bunu hükümetin dış politikadaki başarısızlıklarının sonucu olarak değerlendirmektedir. Ancak Türkiye’nin bölgedeki güçlü konumunun Batılı güçlerce tehdit edildiği gerçeği iç muhalefet tarafından göz ardı edilmektedir. Ancak iç siyasete yönelik tartışmalar, yapıcı zeminde ilerlemek yerine kutuplaşmayı daha da derinleştiriyor. Özellikle sosyal medyada görülen hakaret dolu yorumlar, toplumdaki ayrışmanın yansıması olarak dikkat çekiyor. Toplumu etkilemeye yönelik gelişmeler dış politikadaki sorunları çözmeye yardımcı olmak yerine iç politikadaki gerilimleri daha da artırıyor.
Türkiye Masada Olmadan Suriye’de Ne Olur?
Türkiye’nin Roma’daki toplantıya davet edilmemesi, uluslararası arenada dışlanma algısı yaratma çabası olsa da Türkiye’nin bölgedeki etkisinin sona erdiği anlamına gelmez. Aksine, Suriye’deki varlığı ve politikaları, hâlâ bölgesel dengeleri şekillendiren kritik rol oynamaktadır. Muhtemelen toplantıda da “Türkiye olmadan Suriye’de düzen sağlanabilir mi?” sorusu tartışılmıştır.
Masada Olmamak, Oyunun Dışında Olmak mı?
Roma’da düzenlenen “Suriye’nin geleceği” toplantısına Türkiye’nin davet edilmemesi, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde yankı uyandırırken, Türkiye’nin bölgedeki rolü ve dış politikadaki konumu üzerine farklı tartışmaları da beraberinde getirme yönünde algıları oluşturulmak istense de gelişmeler, Türkiye’nin Suriye’deki rolünün yalnızca dış politika meselesi olmadığını, aynı zamanda uluslararası itibarını ve bölgesel gücünü yeniden tanımlaması gereken kritik dönemeç olduğunu ortaya koyuyor.
Sonuç olarak; O masada olmamak, oyunun dışında kalmak anlamına gelmese de Türkiye’nin daha stratejik ve gerçekçi adımlarla masayı kuran taraf olma hedefini benimsemesi gerektiğini açıkça gösteriyor. Geleceğimiz, farkındalığı ne kadar hızlı kazanacağımıza bağlıdır.
Sadi ÖZGÜL
YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ