islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0299
EURO
52,8499
ALTIN
6.833,11
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
16°C
İstanbul
16°C
Açık
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
18°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
16°C
Cuma Çok Bulutlu
13°C

ÜLKEMİZİ, GÜÇ MERKEZLERİNİN ELİNDEN KURTARMAK

ÜLKEMİZİ, GÜÇ MERKEZLERİNİN ELİNDEN KURTARMAK
03/02/2025 09:42
A+
A-

Bu cümle ilk bakışta, garip ve anlamsız görünebilir. Fakat bazı gerçekleri dile getirdiğimizde, hiç de olağanüstü bir ifade kullanmadığım anlaşılacaktır.

Yabancı  medya ve magazin anlayışı, hayatımıza hakim:

İlk problem, sosyal medyanın, bütün kültürel ve ahlaki değerlerimizi yok ettiğine dair yüzbinlerce bilgi ve görüntünün hayatımızı alt üst etmesidir.

Bu konu ile ilgili tedbirler çok geç alınmakta ve tahribatın ve saldırının çok altında bir güvenlik çabası sürdürülmektedir. Bu gerçeği, son günlerde televizyonlarda konuşan uzmanlar da söylüyorlar.

Sanal kumar, birdenbire zengin olma arzusu ile orta yaşlı ve genç kitleleri kendine çekerek, 50 milyarlık bir işlem hacmine ulaşmış durumda. Çok büyük meblağlar, yurtdışına çıkarılırken, ümitler sönmektedir. Birçok aile faciası, boşanmalar, intiharlar ortaya çıkmakta, fakat bunların sebepleri detaylı bir şekilde topluma açıklanamamaktadır.

İnsanlar yüz ve vücut güzelliğini hayatın en büyük gayesi haline getirerek; bilgi, kültür, ahlak ve sanat gibi medeniyet ürünlerini ortaya koyma ve bunları, toplumun gündemine sokma gibi çabalardan uzaklaşmış durumdalar.

Moda, güzellik Merkezleri ve sosyete dedikoduları ile büyüyen gençler; şöhret (!) denilen gruba özenerek, sadece vücut ve giyim bakımlarını hayatın temel gayesi haline getirmekte ve başka dünyaların takipçisi olmaktan başka bir çabaları olmamaktadır.

Cinsiyet ve seks endüstrisi, artık her platformda. her reklamda ve her meydan ilanında hayatımızı baskı altına alıp,  cinsel eğilimleri azdırıyor. Bazan, kendi ülkemizde değil de, yabancı bir ülkenin topraklarında yaşadığımızı düşünüyoruz. İnternetteki çocuk oyunlarında bile ahlak ve aile kavramlarını yok etmeye yönelik görüntülerin ve bilgilerin bombardımanı altındayız.

Fikri, ahlaki ve kültürel bağımsızlığımızı korumak:

Her geçen gün kültür, fikir ve ahlaki hayatımızın bir kuralı ortadan kalkıyor ve yerine yabancı ve geçmişte reddedilen bir kural ve anlayış geliyor.

Kendi kültürel ve geleneksel varlığımız, sanki insanımıza kötülük yapmışcasına hayattan uzaklaştırılıyor.

Yerine gelen kural ve sistemler, bizi kendimizden, ailemizden ve çevremizden koparıyor. Tek boyutlu ve “ sanal bir dünya” ya hapsediyor.

Bilmediğimiz ve tanımadığımız mecralar; bize şirin ve popüler gösterilerek, bilinmeyen bir akıbete doğru insanımız sürükleniyor.

Devletin bürokratları ise, üzerinde olan sorumlukları ve rolleri, bu sanal dünyaya karşı kullanma şuuru ve gayreti içinde olamıyorlar..

Siyaset mekanizması ise, karşı partileri eleştirme ve yaptığı hizmetleri en parlak biçimde anlatmakla meşgul. Temel problemler, onların meselesi değilmiş gibi hareket ediyorlar.

Sanki bir görünmez el, toplumu kümülatif bir şekilde uçuruma doğru götürürken, bir kısım yetki sahibi insanlar  küçük kazanımları ile meşgul olup, bir felaketin geldiğinin farkında değiller.

Ahmet Cevdet Paşa’nın, Batılılaşma için:” Binanın temelini sağlamlaştırmak yerine, boyası ve aksesuarı ile meşgul oluyorlar” açıklaması, günümüzü de çok iyi açıklıyor.

İnançlarımız, kültürümüz, ahlakımız ve topyekün sosyal yapımız, gereksiz  ve lüzumsuz yere birtakım güçler tarafından paramparça edilirken, bir kısmımız vurdum duymazcasına zevk ve eğlencesi ile meşgul oluyor.

Bu olayın farkında olup da, fikri, ilmi ve sosyal çaba içerisine girmeyenler ise, en büyük vebali taşıyorlar. Kimse kızmasın, bu yazıları yazan da, aynı sorumluluk içindedir.

Yapılacak iş, rüyadan uyanıp, gerçeklerle yüzleşmek ve neler gerekiyorsa onu yapmaktır.

Prof. Dr. Sami Şener

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.