islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
32,8421
EURO
35,9674
ALTIN
2.535,40
BIST
11.156,20
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
35°C
İstanbul
35°C
Açık
Pazartesi Hafif Yağmurlu
31°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
31°C
Perşembe Yağmurlu
28°C

Vade Farkı zamanın satılmasıdır

Vade Farkı zamanın satılmasıdır

Sadık USLU

Son yazılarımızda, Vade farkı konusunu çeşitli açılardan analiz etmiştik. Bu yazımızda ise; vade farkının zaman cinsinden alım satıma konu oluşuna değineceğiz.

Başlığımızda da ifade ettiğimiz gibi; vade farkı, zamanın kendi cinsinden yapıldığı, bir alım satım işlemidir. Bir şeyin kendi cinsinden alım satımının yapılması ne demektir. Bu hususa Peygamberimiz (SAV)’nin hadisi şeriflerinden yola çıkarak, riba/faiz olması ölçüsünün netleştirilmesi bakımından önem vermeliyiz.

Peygamber (SAV)`in kulağına ulaşınca şöyle buyurdu: “İki ölçek hurmaya bir ölçek hurma, iki ölçek buğdaya bir ölçek buğday iki dirheme bir dirhem olmaz.” Hadis : Hz. Peygamber (SAV) yaş hurmayı kuru hurma ile değiştirmeyi yasakladı ve “Bu riba`dır, buna müzabene denir” buyurdu.

O halde; bir anlaşmaya dayalı olsun ya da olmasın, bir şeyin kendi cinsinden alış verişe konu olması durumunun faiz olduğunu anlıyoruz.

Örneklerle açıklayalım.

10 kg iri hurmayı, yine 10 kg daha küçük boyutlardaki farklı cins bir hurmayla takas ederseniz, bu hurma cinsinden yaptığınız bir alım satım işlemi olur. Fakat; faiz içerdiğinden İslami açıdan uygun bir alış veriş olmaz.

10 gram miktarda 22 ayar altın bilezikle, yine 10 gram gelen 18 ayar altın bileklik takas edildiğinde, altın cinsinden alım satım işlemi yapmış olursunuz. Bu alış veriş de faiz içerdiğinden yine uygun olmaz.

Vade Farklı işlemin içeriği nasıldır?

Zamanın görecelik algısı, genellikle bizleri yanıltır. Alım satıma konu olan mal ya da hizmeti çoğu zaman farklı cinslermiş gibi algılarız. Bu durum, zamanın göreceliği gereği, her yoruma açık bir pozisyon sunabilir. Her bakış açısında, farklı referanslar edinme imkanı verebilir. Bu açılar itibariyle normal bir alış verişmiş algısı da oluşabilir. Nitekim; içine düşülen yanılgıyı da zaman gösterir ve gösteriyor. Konu ile ilgili önceki yazılarımız, bu yanılgıların kaynak ve sonuçları gereğiydi.

“Faiz yiyenler, ancak şeytanın çarptığı kimsenin kalktığı gibi kalkarlar. Bu, onların, “Alışveriş de faiz gibidir” demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır…” (Bakara S. 275. ayet)

Yüce Kitabımız, Kur’anı Kerim’de faizle ilgili çeşitli ayetler vardır. Kimi ayette “kat kat arttırılmış faize” işaret eder. Bu faizi, helal olan alış verişten ayırmak elbette kolaydır. Kimi ayeti kerimede ise; alış verişe karıştırılmış, nüfuz ettirilmiş faizden bahsedilmiş olduğunu anlıyoruz. (Allâhu a‘lem)

Bugünün şartlarıyla aldığınız bir malın parasını, 1 yıl sonra vade farkını hesaplayarak geri ödeyecekseniz; bu zaman cinsinden yapılmış bir alış veriş olur. Zira; satıcı açısından paranın alım değerinin korunması gerekçesiyle konulan şart, gelecek zamanda aynı malı alabilme dengesini gözetiyorsa; burada tek değişken “zaman” olur. Dolayısıyla; burada mal alış verişinden ziyade; zamanın, “malın kullanım fırsatı” üzerinden takası söz konusudur. Zira; fırsat, öncelik gibi kavramlar da özü itibariyle zamansaldır. Malın kullanım fırsatı da farklı iki zamanın takasını realize etmiştir.

Kaldı ki; bu işlemde, vade farkı dışında ticari kâr da vardır. Tüccar açısından hiçbir riskin olmaması da ayrıca bir sorundur. Mal ve zaman üzerinden hiçbir risk gözetilmeden elde edilen ticari kâr da olduğu gibi faize dönüşür. Mal ve zaman, bakış açısına göre değişebilir. Ancak; sonuç nettir.

Vade farklı yapılan bu işlemde, borcun konusu olan “mal”ı sembolize eden paranın miktarı değişmiştir. Borcun konusu maldır. Çünkü; 1 yıl sonra, malın yerine konulabilir olması hesabı öne sürülüyor. Zira; parayla ilgili bir hassasiyet güdülmüyor. Parasal noktada duyulan hassasiyet, sadece kârın marjını kapsıyor.

Burada; para miktarının değişmesi bir illüzyondur. Dikkatler bu değişime yoğunlaştığından, zamansal takas göz ardı edilmektedir. Ödemenin yapılacağı 1 yılın sonunda, malın maliyetini koruma çabası varsa bile, üzerine eklenen fark zamanın fiyatı olarak tecessüm eder. Bu farkın artı, eksi ya da sıfır olması mühim değildir.

Malın fiyatını belirleyen endeks de sıkıntılıdır. Geçen dönemin fiyat endeksine bakarak, ileriye yönelik bir projeksiyon yapmak, başlı başına sorundur. Henüz gerçekleşmemiş bir değer yitimi kurgusuyla, ihtimaller üzerinden ileriye yönelik suni oluşturulan fiyata eklenen fark, faizdir.

Vade farklı alış verişler, iç piyasada sebep olduğu parasal genişleme yüzünden, söz konusu işlemlerin dışındaki, tüm kazanç sahiplerinin (hane halklarının) alım gücünü düşürdüğünden; ayrıca zulümdür, faizdir.

Günümüzde vade farklı alış verişler nasıl yapılıyor?

Bir mağazaya gidiyorsunuz, kredi kartıyla 12 ay vadeli bir “ürün” alıyorsunuz. Tüccar, geleneksel olarak 12 ay sonra malını yerine koyma hesabı yaparak bir fiyat çıkarıyor size. Siz de bu fiyatı kabul ediyor ve kredi kartınızdan taksitli çekim yaparak işlemi tamamlıyorsunuz. Böylece, ürününüzü satın almış oluyorsunuz.  

Peki; Arka planda neler oluyor?

Banka, tüccarın POS hesabına paranın tamamını geçiyor. Siz de taksitlerinizi her ay bankaya ödüyorsunuz.

Bu durumda; tüccar, sattığı malı 12 ay sonra mı yerine koyacak? Banka; tüccarın hesabına neden paranın tamamını geçti!?

Bu da başka bir görecelik hali…

Vesselâm.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.