islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,5992
EURO
55,6878
ALTIN
6.556,05
BIST
11.577,12
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
20°C
İstanbul
20°C
Parçalı Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
21°C
Cuma Çok Bulutlu
21°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
19°C
Pazar Çok Bulutlu
20°C

VAHİY PENCERESİ Topraktan Geldik, Toprağa Döneceğiz: Ölümü Unutan İnsan

VAHİY PENCERESİ Topraktan Geldik, Toprağa Döneceğiz: Ölümü Unutan İnsan

VAHİY PENCERESİ

Topraktan Geldik, Toprağa Döneceğiz: Ölümü Unutan İnsan

“Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde bulunsanız bile ölüm size ulaşacaktır.”

(Nisâ Suresi, 78. ayet)

İnsan, kendisini ölümden uzak tutabileceğini zannettikçe yükseliyor. Binalar göğe uzanıyor, şehirler büyüyor, teknoloji gelişiyor; fakat insan, bütün bu yükselişin arasında nereden geldiğini ve nereye gideceğini unutuyor.

Topraktan geldik, toprağa döneceğiz. Ne var ki insan, toprağın üzerine beton döktükçe sanki toprakla bağını da koparıyor. Gökdelenlerin üst katlarında yaşarken bir gün toprağın altına gireceğini aklına getirmek bile istemiyor.

Dünya malı, makam, mülk, şöhret ve servet… İnsan bunları kazanmak için ömrünü tüketiyor. Daha büyük bir ev, daha lüks bir araba, daha yüksek bir mevki derken hayatın kendisi geçip gidiyor. Ölüm ise çoğu zaman başkalarının başına gelen bir hadise gibi görülüyor. Sanki herkes ölecek ama kendisi biraz daha yaşayacak!

Oysa Rabbimiz, Nisâ Suresi’nin 78. ayetinde gerçeği apaçık bildiriyor: Sağlam kaleler içinde olsak bile ölüm bizi bulacaktır. Ne yüksek duvarlar ne çelik kapılar ne de servetle donatılmış saraylar ecelin önüne geçebilir.

İnsanın kendisini güvende hissetmesi başka, ölümden kurtulabileceğini sanması başkadır.

Münafikûn Suresi’nin 11. ayetinde ise şöyle buyrulur:

“Allah, eceli geldiğinde hiçbir kimseyi asla ertelemez. Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.”

(Münafikûn Suresi, 11. ayet)

Ecel geldiğinde bir dakika daha kazanmak için bütün dünyayı verseniz de bu mümkün olmayacaktır. Ertelediğimiz tövbeler, ihmal ettiğimiz ibadetler, kırdığımız gönüller ve bir türlü vazgeçemediğimiz dünya hırsı, işte o gün karşımıza çıkacaktır.

Ölümü hatırlamak hayattan vazgeçmek değildir. Bilakis hayatı anlamlı yaşamaktır. Çalışalım, üretelim, evler yapalım, dünyayı imar edelim. Ama dünyayı imar ederken ahiretimizi yıkmayalım.

Unutmayalım: Bugün üzerinde yürüdüğümüz toprak, yarın üzerimize örtülecek.

Peki, insan ölümün bu kadar kesin olduğunu bildiği hâlde neden hiç ölmeyecekmiş gibi yaşıyor?

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.