islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
44,1930
EURO
50,5631
ALTIN
7.133,73
BIST
13.092,93
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
10°C
İstanbul
10°C
Çok Bulutlu
Pazartesi Hafif Yağmurlu
12°C
Salı Az Bulutlu
12°C
Çarşamba Çok Bulutlu
10°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
10°C

YAPAY ZEKA, TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK AKADEMİK SAHTEKÂRLIK ÖRGÜTÜNÜ ORTAYA ÇIKARDI

YAPAY ZEKA, TÜRKİYE’NİN EN BÜYÜK AKADEMİK SAHTEKÂRLIK ÖRGÜTÜNÜ ORTAYA ÇIKARDI
24/06/2025 09:14
A+
A-

Türkiye’nin akademik camiası, yapay zekâ destekli bir analiz programının ortaya çıkardığı gerçeklerle adeta sarsıldı. Bu gelişme, ülke genelindeki üniversitelere sızmış çok merkezli bir akademik usulsüzlük ve kadrolaşma yapılanmasını ifşa etti. Elde edilen bulgular, bu örgütlenmenin en etkin ve merkezi kollarından birinin Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) bünyesinde, özellikle de Ziraat Fakültesi’nde faaliyet gösterdiğini öne sürüyor. İsminin açıklanmasını istemeyen bir akademisyenin bize ilettiği metinde detaylar şöyle aktarılıyor:

‘’Çok merkezli akademik sahtekârlık örgütün en aktif olduğu hücrelerinin Erzurum da bulunan Atatürk Üniversitesi, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Iğdır Üniversitesi ve Artvin Çoruh Üniversitesinde bulunduğu tespit edildi.

 Çıkar Amaçlı Organize Suç Örgütü: Ülke Çapında Sahte Yayın, Haksız Yazarlık, Haksız atıf ve Haksız Kadrolaşma Örgütü kurmuşlar

 Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesindeki kadro alım süreçlerine yönelik artan çok sayıda mağdur şikâyeti üzerine şüphelilerin ve haksızlıkla kadroya alınan kişilerin yayınları akademik etik ihlallerini ve suçları analiz eden yapay zeka destekli bir program tarafından analiz edildi. Analiz şüphelilerin birçok üniversitede yapılandığını ve çok merkezli bir haksız yayın, haksız atıf ve haksız kadrolaşma örgütü kurduklarını deşifre etti. Programın ortaya çıkardığı sonuçlar alanında yetkin onlarca bilim adamı tarafından kontrol edilerek doğrulandı. Sonuçlar maalesef Türk Akademisinde ki çürümüşlüğü gözler önüne serdi.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Ziraat Fakültesi Örgütün Kalesine mi Dönüşmüş

Yapay zekâ analizlerine göre, bu örgütün kurucu isimleri yönetimindeki Fethiye Ziraat Fakültesi, tamamen örgütün kontrolü altına girmiş durumda. Örgüt, kamuya açık olması gereken akademik kadro ilanlarını, kanunen yasak olmasına rağmen, kişilere özel hazırlayarak yürürlüğe sokmuş; bu yolla örgüt üyeleri dışında kimsenin başvuru yapamayacağı şekilde süreçleri dizayn etmiştir.

Bu yasa dışı uygulamalar, MSKÜ 2023 Sayıştay raporlarında açıkça belgelenmiş ve rektörlüğün sorumluluğuna dikkat çekilmiştir. Hatta sahte yayınlar ve yapay atıflar dahi bazı örgüt üyelerini kadroya almakta yetersiz kalınca, taraflı jüriler, sahte raporlar ve hileli belgelerle sürece fesat karıştırılmıştır.

Hayalî Laboratuvarlarda Üretilen Sahte Yayınlara Kurbanlık Danaya Girer Gibi Ortak olmuşlar

İncelemeler, örgüt üyelerinin gerçek bir laboratuvar çalışması veya proje yürütmeksizin, masa başında uydurulmuş tezler, makaleler ve atıflarla akademik metriklerini yapay biçimde şişirdiklerini göstermektedir. Bu yöntemlerle yalnızca akademik unvanlar değil, etik dışı şekilde akademik kadrolar da elde edilmiştir.

Yapay zekâ destekli sistem, bu kişilerin gerçekte var olmayan laboratuvarlarda üretildiği iddia edilen hayali yayınlara kurbanlık danaya ortak olunur gibi katıldıklarını, sahte atıflarla birbirlerini destekleyerek atıf sayılarını ve H-İndexlerini artırdıklarını ortaya koymuştur. Tüm bu veriler, alanında yetkin onlarca akademisyen tarafından da doğrulanmıştır.

Mağdurlar Yargıya Başvurdu

Örgütün faaliyetleri yalnızca bilimsel sahtekârlıkla sınırlı kalmamış, aynı zamanda liyakatli adaylar tehdit edilerek başvurularını geri çekmeye zorlanmıştır. Hatta bazı durumlarda, örgüt üyesi olmayan ancak yüksek puana sahip adayların kazanması ihtimaline karşı ilanlar iptal edilmiştir.

Bu süreçlerden zarar gören çok sayıda akademisyen ve aday, idare mahkemelerinde dava açmış, haklarının gasp edildiğini belgeleyerek süreci yargıya taşımıştır. MSKÜ’ deki bu yapılanma hakkında savcılıklara, YÖK, ÜAK ve üniversite rektörlüklerine  şikâyet ve ihbar dilekçeleri sunulmuştur.

Yöneticiler Görevde, Soruşturmalar Taraflı

Skandalın odağındaki Dekan Ş.K ve yardımcısı M.K’ nın, hakkında açılan çok sayıda iddia ve suç duyurusuna rağmen halen aktif idari görevlerde tutulduğu bilinmektedir. Yürütülen disiplin ve ceza soruşturmalarının ise yüzeysel ve taraflı olduğu, bilgi belgelerin görmezden gelindiği, şahit ve mağdur ifadelerine başvurulmadığı, zanlıların sembolik cezalarla korunmaya çalışıldığı iddia edilmektedir.

Öte yandan, söz konusu fakültede sahte tezler üretildiği yönünde de suç duyuruları yapılmış olup, bu durum akademideki yozlaşmanın boyutlarını gözler önüne sermektedir.

Türk Akademisinin İtibarı Dünya Çapında Zedeleniyor

Ortaya çıkan tablo, yalnızca ulusal değil, uluslararası düzeyde de Türk akademisinin itibarını zedelemekte; güvenilirliğini sorgulatmaktadır. Yapay zekâ tarafından deşifre edilen bu yapı, Türk yükseköğretim sisteminin içinde bulunduğu yapısal çürümeyi simgelemektedir.

Bu örgütlü yapılanma ile bazı üniversite yönetimleri arasında kurulan suç ilişkisi, kamuoyunda bu yapının daha büyük ve yaygın bir oluşumun yalnızca küçük bir parçası olabileceği şüphesini doğurmuştur.

YÖK’e Çağrı: Bu Lekeyi Temizleyin

Tüm bu etik ihlallerin ve örgütlü suçların ortaya çıkmasının ardından gözler Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) ve Savcılıklara çevrilmiştir. Türk akademisinin dünya ölçeğindeki itibarını daha fazla zedelemeden, bu yapının en kısa sürede çökertilmesi ve sorumluların cezalandırılması elzemdir.

YÖK’ün yalnızca bireysel akademisyenleri değil, tüm üniversite sistemini etkileyen bu yozlaşmaya karşı derhal ve kararlı bir adım atması beklenmektedir.’’

Yetkililer tarafından bu iddiaların araştırılması, aydınlatılması kamuoyunun beklentisi olup bütün  akademi camiasını da şüpheden kurtaracaktır.

Yunus EKŞİ

İSLAMİ HABER “MİRAT”  -YOUTUBE- 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.