islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9580
EURO
18,5329
ALTIN
1.032,04
BIST
2.868,44
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Cuma Açık
30°C
Cumartesi Açık
30°C
Pazar Az Bulutlu
28°C
Pazartesi Az Bulutlu
28°C

Yargıtay: Binadaki Zarardan Kiracı Sorumlu Değil!

Yargıtay: Binadaki Zarardan Kiracı Sorumlu Değil!
24.12.2021
A+
A-

Yargıtay: Binanın gördüğü zarardan kiracı değil, kiralayan sorumlu
Yıllar süren davaya son noktayı Yargıtay 3. Hukuk Dairesi koydu. Kayanın zarar verdiği binadan mülk sahibinin sorumlu olduğuna hükmedildi. Bursa’da apartmanın arka bahçesindeki kayalıklardan kopan parça, bir daireye zarar verdi. Oturulamaz hale gelen daireden tahliye olan kiracı, ev sahibinin hakkında başlattığı icra takibiyle sarsıldı.

MAHKEMELİK OLDULAR 
İcra takibine itiraz üzerine mahkemenin yolunu bu kez ev sahibi tuttu. Davacı ev sahibi, mülkiyeti kendisine ait taşınmazını 05/10/2013 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiraya verdiğini, aylık kira bedelinin 1.000 TL olarak kararlaştırıldığını, davalı kiracı tarafından 2014 yılı Eylül, Ekim Kasım, Aralık ayı ile 2015 yılı Ocak ayı kira bedellerinin ödenmediğini öne sürdü. Ödenmeyen toplam 5 bin TL kira alacağının tahsili için davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı yüzünden takibin durduğunu ileri sürerek; itirazın iptali ile takibin devamına, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etti.

BİNADA CAN GÜVENLİĞİ YOK
Davalı kiracı ise kiralanan konutun bulunduğu binanın arka bahçesindeki duvardan büyük bir kaya parçasının yuvarlanarak binaya düştüğünü, bu hususta belediye tarafından tutanak tutulduğunu dile getirdi. Binada can güveliğinin bulunmadığının ve artık oturulamayacağının tespit edildiğini, binanın boşaltılarak mühürlendiğini, akabinde davacı kiraya verenle yapılan görüşmeler neticesinde, artık fiili olarak dairede oturmanın mümkün olmadığından bahisle sözleşmenin karşılıklı olarak feshedildiğini öne sürdü. Davalının, kiralananı sözleşmede amaçlanan kullanıma uygun şekilde bulundurmakla yükümlü olduğunu, 2014 yılı Eylül ayına ilişkin kira borcu dışında davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istedi.

DEVREYE YARGITAY GİRDİ
Dosyaya sunulan fotoğraflar incelendiğinde düşen kaya parçasının kiralananın kullanımına engel olacak mücbir sebep teşkil ettiğine dikkat çeken mahkeme; davacı kiraya verenin, sözleşme süresince kiralananı kullanıma elverişli durumda bulundurmakla yükümlü olduğuna, kiralananın davalı kiracıdan kaynaklanmayan nedenlerle kullanılamaz hale geldiği, davalının borca itirazında haklı olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verildi. Hüküm, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilince devreye Yargıtay 3. Hukuk Dairesi girdi.

Kararda şöyle denildi:

“KİRACIDAN KAYNAKLANMAYAN…”
“Kira sözleşmesi, kiraya verenin bir şeyin kullanılmasını veya kullanmayla birlikte ondan yararlanılmasını kiracıya bırakmayı, kiracının da buna karşılık kararlaştırılan kira bedelini üstlendiği sözleşmedir. Tanımdan da anlaşılacağı üzere, kira sözleşmesi her iki tarafa borç yükleyen sözleşmedir.

Somut olayda, dosya arasında bulunan deliller dikkate alındığında, kiracıdan kaynaklanmayan, kiralananın kullanılmasına önemli ölçüde engel teşkil eden, sonradan ortaya çıkan mücbir sebeple, davalı kiracı tarafından, kiralananın 01/10/2014 tarihinden itibaren kullanılmadığı, davalının 2014 eylül ayına ait kira borcunu kabul ettiği anlaşılmıştır.

“KİRA ALACAĞI TALEBİNDE BULUNAMAZ”
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular, davalının kabul beyanı, davacı kiraya verenin 01/10/2014 tarihinden itibaren kira alacağı talebinde bulunamayacağı dikkate alınarak; davalının kabul beyanı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Kararın bozulmasına oy birliği ile hükmedilmiştir.”

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.