
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus kentinde bulunan El-Elbani Camisi, İsrail ordusunun saldırılarında büyük ölçüde yıkılmasına rağmen Kadir Gecesi’nde Müslümanları ağırladı. Ramazan ayının 27. gecesine denk gelen mübarek geceyi idrak etmek isteyen Gazze halkı, tüm zorluklara rağmen camide bir araya geldi.
Büyük kısmı harabeye dönmüş olan camiyi dolduran Müslümanlar, yatsı ve teravih namazını cemaatle kıldı. Ardından gece boyunca Kur’an-ı Kerim tilaveti yapıldı, tesbihatlar çekildi ve dualar edildi.
Savaşın ve yıkımın gölgesinde geçen Kadir Gecesi’nde Filistinliler, hem sabır hem de umut mesajı verdi. Yıkılmış bir caminin içinde yapılan ibadet, Gazze halkının tüm zorluklara rağmen inancından vazgeçmediğini bir kez daha gösterdi.
HABER YORUM
İnsanı ayakta tutan ve bütün olumsuzluklara karşı direncini sağlayan ve hayatını her durum ve şartta güzelleştiren unsur, hiç şüphesiz o kişinin manevi değerleri, diğer tabiriyle inancıdır…
Şu videoda gördüğünüz namaz kılan ve ibadet eden insanlardan her biri, ya eşini kaybetti ya çocuklarını… Ya ana basını kaybetti ya da torunlarını… Hem de kalleşçe, canice ve hunharca yapılan saldırılar sonucunda bu büyük acıları yaşadılar…
Ama onlar bırakın isyan etmeyi, her kayıplarından sonra “Hasbünallah veni’mel vekil” (“Allah bize yeter. O ne güzel vekildir (güvenilecek, dayanılacak en iyi yardımcıdır).” diyerek yüce rabbimize sığındılar ve bu dünyada da ahirette de kazandılar inşaallah..
Her şeye rağmen yıkıntı ve enkazlar arasında namaz kılmaları, yiyecek ve içecek konusunda sıkıntı çekmelerine rağmen Ramazan ayına sahip çıkarak oruç tutmaları, onların imanlarının görünen yüzünü ve hayata yansıyan tarafını açıkça gözler önüne sermektedir…
Elhamdülillah!
Burada asıl soru şu olsa gerekir.
Gazze’de ya da dünyanın başka bir bölgesinde, şu mübarek ramazan günlerinde, eziyet çeken, zulme uğrayan ve mağdur olan kardeşlerimiz için, biz ne yapabildik?
-Zekat ve fitrelerimizle o bölgelere destek olabildik mi?
-“Oruçlu kimsenin ağız kokusu, Allah katında misk kokusundan daha sevimlidir” hadisi şerifine gönülden inanarak, ellerimizi semaya kaldırıp, bu kardeşlerimiz için gönülden bir dua edebildik mi?
Bu yüzden gelin, yalnızca üzülmekle yetinmeyelim; şu mübarek Ramazan’da ve Bayrama yaklaştığımız bugünlerde, imkânlarımızı seferber edip yardım edelim…. Ama gönülden yardım edelim… Yardımlarımızla birlikte sevgimizi gönderelim ki bu kardeşlerimize, kardeşliğimiz perçinlensin, kalpten kalbe yollar açılsın…. Dilimizle dua edelim ve kalbimizle onların yanında duralım.
Ve şu ayeti unutmayalım… Her daim beynimizde yankılansın ki hayatımız güzelleşsin:
Sevdiğiniz şeylerden bir kısmını Allah yolunda harcamadıkça, asla iyiliğe ulaşamazsınız. Açgözlülük ve cimrilik hastalığından kurtulup da servetinizi, sağlığınızı, canınızı… Allah yolunda feda etmeye hazır olmadığınız sürece, O’nun hoşnutluğuna ve cennetine asla ulaşamaz, gerçek anlamda iyilik erdemlilik sahibi olamazsınız. Öyleyse az çok demeyin, Allah yolunda harcayın.
Unutmayın ki, her ne harcarsanız Allah hepsini bilmektedir ve mükâfatını da mutlaka verecektir.
İSLAMİ HABER “MİRAT”