islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,3990
EURO
53,3011
ALTIN
6.812,59
BIST
14.783,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
22°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

YILBAŞI KUTLAMALARI

YILBAŞI KUTLAMALARI
02/01/2025 09:33
A+
A-

Yılbaşı kutlamaları

Her sene Aralık ayının son gecesi, zaman insanoğlunun vefasızlığına tanık olur. O gün dini hayatından çıkarmaya başlamış modern dünyanın insanları, vefasızca bir seneyi arkalarına atarlarken, yeni yılın gelişini kutluyorlar.

Geçen zaman, hoyratça kullanılmış bir çaput, kirli bir peçete gibi bir kenara atılıyor.

Son yıllarda bize ait olmayan bir dünyanın zaman, eğlence ve din telakkisinin derin etkisinde olan insanlarımız -buna muhafazakârlar da pek heveskâr ve iştahlı buna dahil olmaktadırlar- bu ritüellere ve eğlence ayinlerine katılıyorlar. Çam ağaçları süslenip dilekler tutuluyor, hindiler kesilip yeniyor, sabaha kadar eğlenip içiliyor, aile bireyleri ve yakınlar birbirlerine hediyeler alıp veriyor. İşin garibi, sözüm ona müslüman ülkelerin bir bölümü ertesi günü yani senenin ilk gününü resmi tatil ilan ediyorlar, sabaha kadar eğlenceden yogun düşmüş insanlar o gün işlerinin başına dönemezler. 2010 yılında Abu Dabi’de bir otel, sonradan görmenin ve yozlaşmanın somut göstergesi olarak 27 milyon dolara dev bir çam ağacı yapmıştı ki, dünya medyasında gündem olmuştu.

Kurban Bayramı’nda “hayvan katliamı oluyor” diye yeri göğü birbirine katanlar, hindilerle –yoksa hindi katliamı mı demeli?- ilgili hiçbir şey söylemiyorlar. Koyun, kuzu ve ineklerin hakları var, hindilerin hakları yok, hayvan bile sayılmazlar. Oysa hindi kesme ile bilinen hayvanları kurban etme arasında hiçbir ilgi yok. Hz. İbrahim’e kadar ilk doğan erkek çocuğu tanrılara, putlara-heykellere kurban eden pagan bir ritüeli Hanif dininin peygamberi, koç keserek feci bir cinayeti sona erdirdi; bunun yanı sıra kurban kesmeye niyetlenen insana, bir hayvanı kurban etmenin en büyük dünyevi değeri, en çok sevdiği , tutkuyla bağlandığı şeyi Allah için feda etmek demek olduğunu öğretmeye çalıştı. 90 küsur yaşına kadar İbrahim’in hasretini çektiği  bir oğlandı, oldu ve İbrahim, tarihin en çetin sınavından geçerek gözünün nuru/ayrınlığı olan İsmali’ini Allah için feda edebileceğini gösterdi ki, yüce Allah bir koçu İsmail’in yerine ikame etti.

Bu derin kurbanın anlamıyla hindi arasında ne gibi bir münasebet olabilir?

Kuvvetli zaman telakkisi olan İslam dini açısından söz konusu kutlamaların (sevgililer günü, anneler günü, babalar günü, doğum günü kutlamaları) cevazına kapı aralayan hiçbir güvenilir hüküm yokken, böylesine lakayt, rahat ve aldırışsız olmak ancak kendi bilincini artık mihverinde taşımayı önemsemez insanların işi sayılır ancak. Öne sürülen gerekçe basit: Bunda ne var? Yeni bir yılı sevinçle karşılıyoruz, bütün yıl sevinç ve mutlulukla geçsin.

Yılbaşı kutlamalarının üç boyutu var:

1) Hz. İsa’nın doğum günü;

2) Kadim bir pagan inanç ve âdet olan Noel Baba;

3) Tüketimi tahrik etmek üzere yılbaşını fırsat bilen piyasa kültü, yani kapitalizm.

Semavi dinlerden birinde karşılığı olan bir bayramı kutlamak Yahudi ve Hıristiyanların hakkıdır. Müslümanlar, karşılıklı ‘ihtiram’ ilişkisi çerçevesinde beraber ve barış içinde yaşadıkları Kitap Ehli’nin sevincine katılır, onların bayramlarını kutlar. Bunda herhangi bir sakınca yok. Temiz niyetli bir Hıristiyan, Hz. İsa’nın doğum günüdür diye 25 Aralık’ı veya başka bir günü kutlayabilir. Miladi takvime göre Hz. İsa bu günde doğmamış olsa bile, bu bir Hıristiyan’ın niyeti ve kararıdır, bizi ilgilendirmez.

Noel Baba ise pagan (putperest) Romalılardan kalma bir figür. Bu çerçevede yılbaşında pagan bir ritüeli tekrarlamak, çam ağacı veya Noel Baba kılığına girmek İslam dini açısından caiz değildir. Hangi ‘masum’ gerekçe ile olursa olsun, dinlerini ciddiye alan Müslümanlar, bu pagan âdeti tekrar edemezler.

Bir kavme benzeyen ondan olur, bu konuda Hz. Peygamber (s.a.) hükmü koymuştur: “Kim bir kavme benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.” (Ebû Dâvud, Libâs, 4/4031.”

Geçmişte gayrımüslimlerin kendi geleneklerine bazı günleri kutlamaları, bu günlerde bir takım ritüllerde bulunmaları İslam alimleri tarafından engellenmemiştir. Kitap ehlinin taklidine karşı müslümanları sıkı bir şekilde uyaran İmam Rabbani, Yahudi, Hıristiyan veya Hinduların, kendi bayramlarını kutlamalarına karşı değildi, o Müslümanları başka dinden olanların bayramlarını bayram bilmelerinin, kutsal bildikleri günleri kutlamalarının önüne geçmek istiyordu. Bu hüküm, aynıyla yılbaşı kutlamaları için de söz konusudur.

İslam dinini kamusal toplumsal hayattan çıkarma düşüncesinde ve azminde olan laik çevrelerin de ister Hıristiyanlığa ister pagan inançlara ait olsun, birtakım ritüelleri yerine getirmeleri onların bileceği iştir. Bence onları da kendi inançları ve amelleriyle başbaşa bırakmalı. Sorun, İslam dinine bağlı olduğunu iddia edenlerin içine düştüğü garip durumdur. Bunlar hem İslam dininin ana prensiplerinden,  hem başka din ve paganizme ait riüellerden, seremonilerden vazgeçemiyorlar.

Miladi yılbaşının alternatifi, Hicri yılbaşı olan 1 Muharrem’i kutlamak değildir. Biz tevhid dinine inananlar, iki bayramı (Ramazan ve Kurban) kutlar, cuma gününün hayırlı olmasını diler ve sadece Kadir Gecesi’ni ihya ederiz. Günlerden cuma, aylardan Ramazan, bayramlardan Ramazan ve Kurban, gecelerden Kadir Gecesi dışında kutlanacak bayram veya gün yoktur. (Daha geniş bilgi için bkz. Ali Bulaç, Kur’an Dersleri/Tefsir, VII, 455-470.)

ALİ BULAÇ

MİRATYOUTUBE

MİRATHABER.COM

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.