
Kur’ân ve Sünnet’e göre en büyük günahlardan birini oluşturan zina tek tür olmayıp kısımlara ayrılmaktadır. Günah ve zarar yönünden en ağır olanlarından başlayarak açıklamaya çalışalım.
Zinanın en ağır ve zararlı olan kısmı mahremlerin zinasıdır.
Üzülerek ifade edelim, bugün ülkemizde ensest ilişkiler denilen bu tür zinalar sanıldığından çok daha fazladır. Eğer insanları, İslam üzerinde bilgilendirmez ve bilinçlendirmezsek ebediyen evlenemeyeceklerin zinaları anlamında bu gibi zinalara çok daha fazla tanık oluruz.
Bu hayatı ahiret gayesiyle yaşayamazsak, hayatımızın her an melekler tarafından filme alındığının bilincine eremezsek, sorgulanacağımıza imanımızı pekiştiremezsek ensest ilişkilere de kapıları açmış oluruz. Günümüzde milyonları ekran başına getiren dizilerde maalesef ensest ilişkilere dolaylı kapılar açılmaktadır, ama bu ahlak dışılığa dur diyecek kurumlarımız da nedense devreye sokulamamaktadır.
Burada çok önemli bir gerçeği hatırlatmak isteriz: Anne, abla, kız kardeş, hala, teyze yalnızca yüzdür, vücut değil. Vücudu teşhir ederseniz ensest ilişkilerin önünü alamazsınız. Siz yüze baktığınız zaman anneyi ayırırsınız, ablayı, teyzeyi, halayı ayırırsınız. Ama açığa vurulan vücut ben ablayım demez, vücut ben teyzeyim demez. Yaradan’ın koyduğu tesettür emrine riayet etmezseniz aklınıza gelebilecek her türlü günahı işlemiş olabilirsiniz. Bunun içindir ki İslam yalnızca zinayı değil, zinaya götürücü sebepleri de yasaklamıştır.
İkinci derecede büyük zina komşu ile ve de ortakların eşleriyle yapılan zinadır.
Bu tür zina neden büyüktür? Çünkü hayat karşılıklı güven üzerinde yaşanır. Eğer komşular/ortaklar birbirlerinin namuslarına saygı duymazlarsa o cemiyet çökmeye mahkûmdur. Aradaki sevgi bağları kopar, güven bağları çözülür. Aziz Peygamberimiz şöyle buyururlar:
“Erkek veya kadın kişinin komşusunun eşi ile zina yapması, diğer insanlarla yapacağı on zinaya bedeldir ve on zinanın günahını taşır.”
Savaşçıların kadınları ile zina gibi ağır zinalara ülkesi için görev üstlenen ve ailesinden ayrılan insanların geride bıraktıkları eşleri ile yapılan zinaları da ilave edebiliriz.
Peygamberimizin bu konudaki uyarısı dehşet vericidir:
“İslam dininin yücelttiği amaçlar uğruna savaşan müminlerin eşleri, savaşa çıkmayıp geride kalmış bulunan mümin erkeklere anneleri gibi haramdır. Bu sebeple savaşan müminlerden birinin ailesiyle ilgilenmeyi üzerine alan ve ihanet ederek ilgiyi cinsel ilişkiye dönüştüren geride kalmışlardan her bir kişi, Kıyamet gününde ırzını çiğnediği kişinin önünde durdurulur. O da güveni sömüren bu zinacının sevaplarından istediği gibi alır:
Ey müminler ne zannediyorsunuz? Siz bir savaşçının ırzını çiğnemeyi sıradan bir zina mı zannediyorsunuz?
Ağır bir ceza türü de bir arada topluca yapılan zinadır. Günümüzde çürümüş Batı medeniyetinde örnekleri çokça görülen bir arada topluca zinanın ilk örnekleri Lût aleyhisselam’ın kavminde eşcinseller arasında görülmüştür.
Yüce Rabbimiz, Kur’an-ı Kerim’de onları yererken şöyle buyurur:
“…Özel kulüplerinizde bir arada eşcinsel ilişkiye giriyordunuz öyle mi?” (Ankebut 29)
İslam’da değil bir arada zina ilişkisine girmek, bir kişinin eşi ile ilişkisini doğrudan ve dolaylı olarak anlatması da haramdır. Peygamberimizin dilinde bu tipler erkek ve dişi şeytanlara benzetilmiştir.
Aziz Peygamberimiz şöyle buyurur:
“Üç sınıf insan vardır ki Allah kıyamet gününde onları zatına muhatap tutup konuşmaz, onlara rahmet nazarıyla bakmaz, onları günahlarından arındırmaz, onlar için elem verici bir azap da vardır. Bunlar kibirli fakirler, yalan söyleyen idareciler ve evli/yaşlı zinacılardır.”
Tecavüz edilerek yapılan zinada hem tecavüz suçu ve günahı hem de zina suçu ve günahı vardır.
Bu tür zina Kur’an’da “Dost edinen erkekler ve kadınlar” şeklinde yer alır. (Nisa 25; Maide 5)
Bu zina çeşidinde kadın bir erkekle, erkek bir kadınla cinsel birliktelik kurar. Ama nikâh kıydırmazlar. Halk dilinde buna dost tutma, metres edinme denir. Bu tür zina aslında kadınların aleyhine işletilen bir zinadır. Birliktelik var ama sağken nafaka yok, ölüm halinde de miras yoktur.
İslâm Dîni’nde haram kılınan zinânın örtülü şekillerinden biri de mut’a nikâhıdır. Mut’a nikâhı, bir kadının cinselliğinden yararlanmak için onu “ücret” karşılığında, belirli bir süre için şâhitler huzûrunda nikâhlamaktır.
Allah’ın evrensel elçisi kıldığı Peygamberimiz Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur:
Ey insanlar (Mut’a nikâhı yolu ile) kadınların cinselliğinden yararlanmanıza izin vermiştim. Ancak Allah Kıyâmet Günü’ne kadar geçerli olmak üzere mut’a nikâhını haram kıldı. Kimin yanında mut’a nikâh ile aldığı bir kadın varsa ona yol versin. Ne var ki yol vereceğiniz kadınlara mut’a nikâhı karşılığı olarak vermiş olduklarınızdan bir kısmını bile olsun geri almayın.
Zina büyük günahtır. Zina türleri içinde son sırada yer verilebilir olmakla birlikte bekârların nikâh dışı ilişkileri de zinadır.
Zina gibi zinaya aracılık yapanlar da suçlu ve günahkârdır.
Bu sebeple yazılı ve görsel medya sahiplerine; filim ve dizi filim senaristleri, yapımcıları ve yönetmenlerine; reklamcılara ve reklam veren iş adamlarına, otelciler ve motelcilere de uyarılar yapalım.
Aman aman sahibi olduğunuz medyayı zinanın teşvik aracı haline getirmeyin. Senaryolarınız ve yapımlarınızla çıplaklığa ve zinaya özendirmeyin. Hazırladığınız ve yayınlattığınız reklamlarla teşhirciliği ve şehevî bakışları kamçılamayın. Zinaya kavatlık ve yataklık yapmayın.
Zira, başta zina olmak üzere cinsel nitelikli haramlar olan fahişenin/fuhuşun yayılmasına aracılık yapanlara zillet ve azap vardır. Görelim:
“Haber” yapıp çirkinlikleri özendirerek veya erotik filmler, fotoğraflar, romanlar vs. yayınlayarak yahut barlar, pavyonlar, fuhuş yuvaları açarak ve açanları destekleyerek inananlar arasında Fahişe’nin/cinsel pisliklerin yayılmasını isteyenlere, hem bu dünyada, hem de âhirette can yakıcı bir azap vardır. Bu sayılan çirkinliklerin topluma ne büyük zararlar verdiğini ve buna karşı neler yapılması gerektiğini tam olarak sadece Allah bilir, siz bilemezsiniz.” (Nûr 19)
Allah zinacı kulları sevmez. Sevilmeyen zinacılar içinde elbette cezalar da konulmuştur. Furkan suresinin 69. ayetinde “zinacıların da azaba uğratılacakları” beyan edilir. Bu ahiret cezasıdır.
Zinanın dünyevî cezası ise Kur’an-ı Kerîm’in Nur suresinin ikinci ayetinde şöylece açıklanmıştır:
“Zina eden kadın ve zina eden erkek: işte bunlardan her biri için, etkisi cilt ile sınırlı yüz vuruş yapın; eğer Allah’a ve Ahiret Günü’ne inanıyorsanız, o ikisine olan acıma duygunuz sizi Allah’ın hükmünü uygulamaktan alıkoymasın; inananlardan bir gurup da onların cezalandırılmasına tanık olsun.” (Nûr 2)
Bu Kur’ânî ceza, zinayı meşrulaştırdığı için ilkel olarak niteleyebileceğimiz seküler/laik toplumlarda değil, ancak zinayı haram kılan İslam Toplumu’nda uygulanabilir.
Rabbimiz, Mümin suresinin ilk âyetlerinde kendisini günahları bağışlayan ve tövbeleri kabul eden olarak nitelerken, Şura suresinin 25. âyetinde de kullarının tövbelerini kabul edeceğini bildirir.
Bu sebeple bütün günahların tövbesi olduğu gibi, zina günahının ve diğer cinsel vasıflı günahların da tövbesi vardır. Mesela Furkan suresinin 69. ayetinde bize zinanın haramlığı ve zinacıların cezaya uğratılacakları beyan edildikten sonra Rabbimiz şöyle buyrulur:
“Zinadan tövbe eden, imanını pekiştiren ve güzel ameller yapan ve tekrar zinaya dönmeyenlerin, zinadan ötürü kazandıkları günahlarını da sevaplara dönüştüreceğiz. Allah bağışlayıcı ve merhamet edicidir.”
Zinadan koruyacak temel ibadetlerimizden biri olan, olmazsa olmaz temel ibadetimiz beş vakit namazı sizlere bir kez daha hatırlatıyor, sohbetimizi Müminun suresinin ilk ayetlerinin meallerini okuyarak bitiriyorum:
“Namazlarını iç huzuruyla kılan, dünya ve ahiret hayatına faydasız boş söz ve işlerden kaçınan, zekât verici güce ulaşmak için çalışan, kendilerine verilen görevleri ve verdikleri sözleri yerine getiren, namazlarını devamlı olarak eda eden ve cinsel organlarını koruyup zinadan korunanlar… var ya; işte onlar kurtuluşa erecek gerçek müminlerdir, İşte onlardır, en yüksek cennetler olan Firdevsler cennetlerine varis olacak ve girecek olanlar.”
Allah razı olsun hocam..
Sayılarınizin çok kaleminizin güçlü ve etkili olmasını niyaz ediyorum