
Zinaya Net Tavır: Diyanet Konuştu, Laik Cephe Karıştı
Cuma Hutbesi Kimleri Rahatsız Etti, Kimleri Sevindirdi?
Zina Temalı Cuma Hutbesi İslami Camianın Takdirini Kazandı
Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından 2 Mayıs 2025 Cuma günü okutulan hutbe, İslami camiada memnuniyetle karşılandı. “Nefsi ve Nesli İfsat Eden Büyük Günah: Zina” başlığıyla sunulan hutbede, lafın dolandırılmadan doğrudan muhataplara iletilmesi dikkat çekti. Nikahsız birlikteliklerin ve kadın-erkek arkadaşlığının İslam’da haram olduğu açık bir dille ifade edildi. Bu netlik, uzun süredir hutbelerdeki muğlak ifadelerden rahatsız olan muhafazakar ve mütedeyyin kesimi memnun etti.
Laik-Seküler Kesim Rahatsız Oldu
Öte yandan, hutbedeki açıklık ve doğrudanlık laik-seküler çevreleri rahatsız etti. Türkiye’de dini söylemlerde çoğunlukla bu kesimi rencide etmeme adına daha yumuşak bir dil tercih edilmekteydi. Ancak son zamanlarda Diyanet, toplumda hızla yayılan ahlaki bozulmaya karşı daha kararlı bir duruş sergilemeye başladı. Bu da dini hassasiyeti düşük olan kesim tarafından tepkiyle karşılandı. Sosyal medyada “yaşam tarzına müdahale” eleştirileriyle bazı kullanıcılar hutbenin içeriğine karşı çıktı.
Diyanet’ten Net Mesajlar: Zina Toplumu İfsat Ediyor
Hutbede, zinanın sadece bireysel bir günah değil, toplumu ifsat eden büyük bir hayasızlık olduğu vurgulandı. Bu günahın, aile kurumunu zedelediği ve sosyal yapıyı çökerttiği anlatıldı. Diyanet, “kadınla erkeğin nikah olmaksızın bir araya gelmesi, arkadaşlık adı altında bir ilişki kurması İslam’a aykırıdır” diyerek net bir duruş sergiledi. Uzmanlara göre bu açıklık, gençlerin İslami ölçülere göre yönlendirilmesi açısından önem taşıyor.
HABER YORUM
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın camilerde okuttuğu son cuma hutbesinden seküler ve laik kesim rahatsız olmuş…
Konu zina ya da nam-ı diğer gayrimeşru ilişkiler…
İçki, yılbaşı ve cinsel sapıklık hutbelerinden rahatsız olanlar, şimdi de zina hutbesinden rahatsız olmuşlar da veryansın etmişler…
Ne kadar da acayip ve garip bir durum…
Bu söylenenler, mütedeyyin insanlara psikolojik baskı kurma çabasından başka bir şey değildir…
Biraz daha sert konuşalım o zaman…
Müslümanlara okunan hutbeden size ne yahu?
Eğer siz de Müslüman olduğunuzu iddia ediyorsanız, Allah’ın ayetlerinden neden rahatsızlık duyuyorsunuz? Yok eğer “Ben Müslüman değilim.” diyorsanız, bu ayetler zaten size hitap etmiyor, sizi muhatap almıyor demektir…
Haa yok, “Ben Müslümanların nasıl yaşayacağına ve nasıl ibadet edeceğine varana kadar karışırım.” diyorsanız, sert bir fren yapıp orada duracaksınız… Hani o dilinizden düşürmediğiniz özgürlük (!) teraneleri var ya… Kendi kendinize büyük bir tezat içinde yaşamakla kalmıyor, ahmaklığınızı da ortaya koyuyorsunuz…
Siz… İnandığı gibi değil de, yaşadığı gibi inanan gafiller!
Müslümanlara nasıl yaşayacağını dikte etmek yerine, gidin rüsva hayatınıza devam edin…
Devam edin ama Müslümanların da nasıl yaşayacağına karışma gafletinden ve terbiyesizliğinden de vazgeçin…