islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1851
EURO
52,9418
ALTIN
6.741,71
BIST
14.351,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
13°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

CEMRE      

CEMRE      
21/02/2025 09:46
A+
A-

Kış toparlanıyor, gidecek. Kendisine verilen mühletin son zamanlarını yaşadığının farkında. Ancak son bir hamle yaparak gitmek istiyor adeta. Ülkenin her yerinde mevsim ve iklim gereği yağması gerekenler yağıyor bugünlerde. Belki de çıkılan yağmur dualarının kabulünün işaretlerini görüyoruz. Barajlardaki su seviyelerinin mevsim normallerinin çok altında bulunması herkesi telaşlandırmıştı. Anadolu’nun pek çok noktasında gönülden dudaklara yansıyan ve avuçlardan havalanan âmin kuşları, kar ve yağmur olarak yeryüzüne dönmüş gibiler birkaç gündür. Bolluk ve berekete vesile olsun.

Kış toparlanıyor, gidecek. Veda buselerini kondurarak ayrılmanın telaşında sanki. Tren garında geride kalanlara el sallarcasına gidiyor kış. Camdan dışarıya bakanların hüznü ile gidiyor kış. Bir sonraki gelişte, gelip de bazılarını görememenin acısıyla gidiyor kış. Aylardır soğuklarla mücadele edenlerin yüzünde tebessümler oluşturarak ve baharı müjdeleyerek gidiyor kış. Bize düşense ‘kışımızı kış, yazımızı yaz edene hamd etmek.’

Eskiler kışın vedasının üç merhalede gerçekleştiğini, bu merhalelere ‘cemre’ dendiğini anlatırlar. Yeni neslin bu tanımlarla aralarının olduğu pek söylenemez.  Eskiler, hava olayları ile ilgili çokça deyim ve atasözü ifade etmişlerdir. Kış ile ilgili birkaç tanesini şuraya alalım: Kar yılı var yılıdır. Kar ekinin yorganıdır. Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır. Şubatın sonundan, martın onundan kork.                                                                                                  

Cemre, kelime karşılığı olarak kor halindeki ateş anlamına gelir. Kültürümüzde özellikle baharın habercisi olan sıcaklık artışlarını ifade etmek için kullanılır. İlk cemre, bu hafta havaya düştü. Yani önce havalar ısınacak. Sonra sırasıyla suya ve toprağa düşecek o kor ateş. Havaya, suya, toprağa düşen cemre baharın ve ardından gelen yazın habercisidir. Tabiattaki soğukluğu rahmani bir ısıyla gideren cemreler, insanlar arasındaki soğukluklara çare olabilir mi? Ya da şöyle soralım: İnsanların arasındaki kışları bahara, yaza dönüştürecek cemreler var mıdır? Bu sorulara ‘evet’ cevabını vermek mümkün tabii ki. Bunun adı da aşktır. Aşk bir gönle düştüğünde hiçbir zorluk, sıkıntı ona zor gelmez; hepsini aşk ile aşar. Bununla ilgili olarak Şems i Tebrizî’ye atfedilen bir söz vardır. Şöyle söylediği ifade edilir: ‘’Aşkın da üç cemresi vardır. Önce göze, sonra gönle en sonda ruha düşer. Göze düşerse beğeni, gönle düşerse aşk, ruha düşerse vazgeçilmezin olur.’’  Bu ve benzeri sözleri yorumlayanlar, ilk ikisinin beşerî aşkı, üçüncüsünün de ilahi aşkı anlattığını söylerler. İlahi aşka ulaşmış olanların kıssaları ise unutulmazlar.

Tabiatta hüküm süren kış toparlanıyor, gidecek. İnsanlığı kara kışa mahkûm eden ilgisizlik, bencillik, liyakatsizlik, duyarsızlık, beğenmezlik, zorbalık, kabalık, nezaketsizlik ve daha nice olumsuzlukları değiştirecek, dönüştürecek cemrelerin de kaynağı belli aslında. Ayetlerin soluğu içimizi ve aramızı ısıtacak kadar güçlü. Onlara sığındığımızda müthiş bir güzelliğin bizi kuşatacağı kesindir. İşte o ayetlerden biri: ‘’Hepiniz Allah’ın ipine sımsıkı sarılın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah’ın üzerinizdeki nimetini hatırlayın. Hani siz düşmanlar idiniz. O, kalplerinizin arasını uzlaştırıp-ısındırdı ve siz O’nun nimetiyle kardeşler olarak sabahladınız. Yine siz, tam ateş çukurunun kıyısındayken, oradan sizi kurtardı. Umulur ki hidayete erersiniz diye, Allah, size ayetlerini böyle açıklar.’’ (Ali İmran 103/ Ali Bulaç Meali)    

Birkaç gün sonra Kur’an ayı ramazana erişeceğiz. Buz tutan kalplerimizi ayetler ısıtsın. Dargınların arasındaki soğukluğu ayetler gidersin. Rabbimizle ahdimizi her dem taze tutmanın yolunu ayetlerin ışığı göstersin bize. Kur’an aşkının ilkin gözlerimize, sonra gönüllerimize ve sonunda ruhlarımıza sirayet etmesinin yollarını açalım. Böylece Şems’in söylediği vazgeçilmez bir güzelliğin, sıcaklığın içinde bulalım kendimizi.

Yeri gelmişken Muhammed İkbal’in bir hatırasını buraya aktarayım. İkbal şöyle anlatıyor: ‘’ Çocuktum. Her sabah, namazdan sonra bir süre Kur’an okurdum. Babam, kapıda görünür, ne yaptığıma bakar ve bana: ‘Ne yapıyorsun?’ diye sorardı. Kur’an okuduğumu ifade ederdim. O da bana, evladım Kur’an’ı oku, derdi.  Bu durum birkaç gün üst üste devam edince içimde büyüyen soruyu babama sordum: Benim sabahları Kur’an okuduğumu gördüğün halde bana niçin hep bu soruyu soruyorsun? Babam bana o gün, Kerim kitabımızla olan bağımı değiştiren şu cevabı verdi: Okuduğunu elbette görüyorum. Lakin O’nu sana vahyediliyormuş gibi okumanı isterim. Senin hayatını değiştirmeyecek, seni kötülüklerden alıkoymayacak okumanın sana istenen düzeyde faydası olmayacaktır.’’                                              

Ramazan, bizim hayatımıza en güçlü cemre olarak düşsün. Bizim arınmamıza; sıcak, samimi, fedakâr olmamıza vesile olsun. İnsanlığın içinde bulunduğu kışı İslam’ın baharında gülistana çevirsin.

EYYUP YÜKSEL      

MİRATHABER.COM  -YOUTUBE-           

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.