islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,1851
EURO
52,9418
ALTIN
6.741,71
BIST
14.351,74
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
16°C
İstanbul
16°C
Az Bulutlu
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Çok Bulutlu
14°C
Pazar Hafif Yağmurlu
12°C
Pazartesi Hafif Yağmurlu
15°C

EMZİRMENİN SINIRI

EMZİRMENİN SINIRI
A+
A-

Son zamanlarda sosyal medyada sıklıkla karşılaştığım bir manzara var: 5, hatta 7 yaşına kadar çocuklarını emzirmeye devam eden anneler. Hemen ardından gelen açıklamalar da tanıdık:

“Kendi isterse bırakır…”
“Zaten sadece gece emiyor…”
“Bu onun hakkı…”

Doğru, anne sütü bir çocuğun en doğal hakkıdır. Doğumdan sonraki ilk iki yıl boyunca bu hak hem bedenini hem de ruhunu besleyen, onu bağışıklıkla kuşatan ilahi bir nimettir. Dünya Sağlık Örgütü ve UNICEF de 2 yaşa kadar emzirmenin önemini yıllardır vurguluyor. Aynı şekilde, Kur’an-ı Kerim’de Bakara Suresi 233. ayette de “anneler çocuklarını iki tam yıl emzirsinler” buyrularak hem çocuğun hakkı korunur hem de bu sürenin sınırı işaret edilir.

Ama burada bir durup düşünmemiz gerekiyor:
Sınır nerede başlar, nerede biter?
İnsani ihtiyaç nerede biter, psikolojik bağımlılık nerede başlar?

Kendi Bırakır mı Gerçekten?

Çocuğun 5, 6 veya 7 yaşında kendi kararını vererek emzirmeyi bırakması fikri kulağa demokratik gelebilir. Fakat gelişimsel açıdan gerçekçi değildir. Bu yaş grubu çocuklar henüz fizyolojik ve duygusal sınırlarını tek başına çizemeyecek bir dönemden geçerler. Bir çocuğun ne zaman tuvalete gitmesi gerektiğini, ne kadar ekran süresi olması gerektiğini nasıl ebeveyn belirliyorsa, emzirmenin de bir sınırı olmalıdır.

Bazı videolarda görüyoruz:
– İlkokula giden bir çocuk okuldan gelip kıyafetini çıkarmadan annesinin yanına uzanıp emiyor.
– Bir diğeri “memesiz uyuyamıyorum” diye ağlıyor.
Bu durumlar artık fizyolojik ihtiyaçtan çok alışkanlıkla koşullanan bir bağımlılığa dönüşmüştür. Bu da çocuğun bireyselleşmesini, özgüvenini ve sosyal uyumunu tehdit eder hale gelir.

Mahremiyet Algısı Ne Olacak?

4 yaşından itibaren çocuk, mahremiyet duygusunu kazanma evresine girer. Bu evrede anne memesine hâlâ ihtiyaç duyması, onun bedenini ve sosyal sınırlarını tanımasını zorlaştırabilir.
Bu çocuklar sıklıkla başka çocuklarla iletişimde zorlanabilir, okulda uyum sorunları yaşayabilir ve hatta beden farkındalıkları geç gelişebilir.

Süt Değil, Sınır Gerek

Anne sütü elbette mucizevîdir. Ancak sütün mucizesi, zamanında verilmesi kadar zamanında bırakılmasında da gizlidir. Annelik, yalnızca vermek değil; bazen sınır koyabilmek, çocuğun kendine yetmesine alan açabilmektir.
2 yaşından sonra emzirmenin bağışıklık sistemine katkısı hâlâ sürse de, bu artık esas besin kaynağı değil, güvenlik ve alışkanlık temelli bir davranış haline gelir. Bu da çocuğun duygusal düzenleme becerilerinin gelişimini sekteye uğratabilir.

Her annenin niyeti sevgidir, şefkattir, korumaktır… Ancak bazen en iyi niyetle yapılan şeyler bile, ölçüsüzse zarar verebilir. Tıpkı fazla suyun çiçeği çürütmesi gibi.

Bir çocuk gelişimi uzmanı ve ilahiyatçı olarak bu çağrıyı hem bilimsel hem manevi bir sorumlulukla yapıyorum:
Anne sütü kutsaldır ama sınırsız değildir.
Emzirmek doğaldır ama yaşına göre sınırlandırılmadığında doğallıktan çıkar, çocuğun gelişimini gölgeler.

Annelik sezgidir ama aynı zamanda ilimdir. Dengeyle yoğrulmuş bir emzirme süreci, çocuğun hem bedeni hem de ruhu için gerçek bir hediyeye dönüşür.

ŞEYMA DEMİRCAN NAMAZCI 

İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.