islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0645
EURO
52,9777
ALTIN
6.652,97
BIST
14.329,34
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
17°C
İstanbul
17°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
18°C
Perşembe Çok Bulutlu
16°C
Cuma Hafif Yağmurlu
11°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
14°C

HURAFECİ TARİKATLAR, İSLAM’A KÖSTEK LAİKLİĞE DESTEKTİR 

HURAFECİ TARİKATLAR, İSLAM’A KÖSTEK LAİKLİĞE DESTEKTİR 
A+
A-

Kabirdeki Şeyhlere Hayat ve Tasarruf Hakkı Öyle mi?

HURAFECİ TARİKATLAR  İSLAM’A KÖSTEK  LAİKLİĞE DESTEKTİR 

İnsanları çoğu ortak koşmadan Allah’a inanmazlar.” (Yusuf 106)

İnsanları, İslam’ın iman ve yaşam ölçüleri ile ruhen arındırıp geliştirme ve ahiret yurdunu  önemsememiz gereken dünya hayatına tercih  ”  anlamına Kur’ân ve Sünnet’e dayalı Tezkiyetü’l – Enfüs ve Zühd  içerikli Tarikat var mı veya kaldı mı bilemiyorum. Ama bu soruya verebileceğimiz müsbet bir cevabımız  olmalıydı.

EHL-İ SÜNNET

Şia’nın zıddına İslamî yönetimin seçim yoluyla oluşturulması anlamını içeren Ehl-i Sünnet’i  sakala , cübbeye, sarığa ve şalvara  indirgeyen bazı tarikatçılar, bilerek ve bilmeyerek İslam’ın  toplumcu ruhunu  ve siyasi amacını darbelediler.

İslam Şeriati’ni  yüceliği ve bütünlüğü içinde kavramayan bu tarikatçıların  ölü şeyhlerini diri ve  kabirlerinde tasarrufa yetkili görmeleri ise Kur’ân ve Sünnet açısından tam bir itikadî felaket oldu.

İslam’dan sapma ve saptırmanın tedavi edilemez şekli de bu olsa gerek.

Ve bu tür azim hatalar  bir iki tarikata münhasır da değildir. Oldukça yaygındır.

LAİK DÜZENİN KARŞIT OLDUĞU TARİKATLARI KORUMASI

Laikliği baskıcı, dışlayıcı ve ötekileştirici  bir şekilde uygulayan laik düzenimizin  yasakladığı tarikatları yerdiği halde niçin yaşattığını, bazı şeyhleri ve halifelerini niçin uzun yıllar maaşla ve emeklilikle koruduğunu anlayamazdık. Tarikat haberlerine sıkça yer verilmesini ve hele hele Cübbeli gibi tarikatçıların merkezi medyada niçin saatlerce ve yıllardır konuşturulmakta olduklarını anlamakta güçlük çekerdik ama aslında  durum açıktı.

İslamî hayat ve amaçtan koparak hurafeci niteliğe bürünen tarikatların İslam’a köstek ve önünde engel olduğu için laik düzenimizce korunmaları gerekiyordu ve öyle oldu.

Bazı tarikatçılar ve şeyhleri samimi olsalar ve kullanıldıklarını bilmeseler de hakikat böyleydi.

BAŞ HURAFECİ CÜBBELİ

Tarikatları koruyucu etkili resmi gücün merkezi medyada meşhur edip şöhrette tuttuğu Cübbeli Ahmet, örtülü görevini  yine yaptı ve aslında baş olma amacına aracı kıldığı şeyhi Mahmut Efendi ile ilgili Şirk’e açık  hurafesini kameralar önünde şöylece akıttı:

Efendi hazretlerimizin hayatta olduğunu,

tasarrufunun devam ettiğini,

kabrinden bizi yönettiğini izhar etmek için geldik,”

Ne diyelim Rabbimiz şöyle buyurmuyor mu?

İnsanları çoğu ortak koşmadan Allah’a inanmazlar.” (Yusuf 106)

ÖLÜ KİŞİ HAYATA DÖNER  VE “TASARRUF” EDEBİLİR Mİ?

Ölüm sonrasında, dünyaya veya dünyadakilerle ilişkiye girme anlamına bir dönüş olmadığını doğrudan ve dolaylı olarak açıklayan Kur’ân ve Sünnet ölçüleri çoktur.

Biz Yüce Rabbimizin Peygamberimize ve her bir yükümlü mümine yaptığı bazı açıklamaları sunmakla yetinelim:

Senden önce de hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen onlar ebedi mi kalacaklar?” (Enbiya 34)

Sen de öleceksin, onlar da ölecekler. Sonra da Kıyamet Günü Rabbinizin huzurunda  biri birinize davacı olacaksınız.” (Zümer 30-31)

ÖLÜM NEDİR?

Ölüm, rûh anlamına Nefs’in bir daha dönmemek üzere bedenden ayrılmasıdır. (Zümer 42)

Peygamberler dahil hiçbir kişi ölümünden sonra dönüş yapmamış, yapamamıştır.. Çünkü Kur’ân diliyle ifade edersek dönüşe Berzah/Kabir engeli vardır. (Müminûn 100)

Kişinin ölümünden sonra  ruhunun,  iman ve amel durumuna göre hayat bulacağı Kabir diriliği ise özel ve özgün olmayıp herkes için geçerlidir. Bunun da dünya hayatı ile bir ilgisi yoktur.

Kabirden dünya dönüş  ifadeleri reenkarnasyona kapı açacak şekilde kâfirliğe de götürebilir.

“Tasarruf “ Yalanı

HURAFECİ TARİKATLAR  İSLAM’A KÖSTEK  LAİKLİĞE DESTEKTİR II

“TASARRUF” NEDİR?

Tasarruf”, manası belirli bir tasavvuf kavramıdır. Kullanıldığında o mana anlaşılır.

İftiray-ı azim olan şu büyük yalana bakar mısınız!

Merhum “Mahmut Efendi hazretleri “ hayatta ve tasarrufa yani “olağanüstü işler yapma, varlığa hükmetme, eşya ve canlılara çeşitli şekillerde tesir etme “ ye devam ediyormuş?

İyi de hangi kabirden kimler üzerinde tasarruf ediyormuş?

 MAHMUT EFENDİ

-Allah rahmet eylesin- dergahında üç cinayet işlenen Mahmut efendi bu cinayetleri engelleyemediği gibi hastalığı da ölümüne dek devam etmiştir.

Kime tasarruf edebilmiştir? Müritlerine mi?

İsmailağa bağlıları,  kamu oyu önünde kara cahiller gibi birbirine girip parçalanmadılar mı?

Tasarruf, yoksa Gazze için Netanyahu üzerinde yapıldı da biz mi bilmiyoruz?

GAYEMİZ YERME DEĞİL

Maksadımız sevdiğimiz ve Cuma hutbesi ve namazı teklif edilecek derecede  sevildiğimiz merhum Mahmut efendiye gölge düşürmek değildir. Kaldı kı hata herkes için söz konusudur. Kişiyi yüceltmek için – “tasarruf“ da gerekmiyor.

İlla da “tasarruf” denilecekse Fatih camiinin içini-dışını dolduran, Fatih’in ana caddesi ve ara sokaklarında  uzun süre taş zemin üzerinde oturup cenaze namazı için kıyam eden benim gibi on binlerin oluşturduğu cemaatin ihtişamı, gönüllere tasarruf gibi görülebilir. Ama gerek yok. Çünkü her mümin takvası ölçüsünde keramet/değer ve kısmî ayrıcalıklar sahibidir ve Allah onlar için kalplerde sevgi yaratmayı da vaad etmiştir. (Meryem 96)

HANGİ PEYGAMBER ÖLÜMÜNDEN SONRA “TASARRUF”TA BULUNABİLDİ?

Aziz Peygamberimiz ve sahabileri zulümler altında hicret mecburiyetinde kalırken hangi peygamber kabrinden  tasarruf ederek yardımcı olabilmiştir.

Hz. İbrahim mi, Hz. Musa mı?

Şu anda  Müslümanlar tarihi  İsrailoğulları gibi zillet mührü yemişçesine yaşıyor. (Ali İmran 112)

Tasarruf edebilen şeyhler nerede?!

Kabirden tasarruf olabilseydi  Aziz Peygamberimiz bunu kan ağlayan Gazze için yapmaz mıydı?

Yok öyle hurafeci  bir İslam.

Zalimler ölü şeyh tasarruflarıyla değil fiili cihad ile cezalandırılabilir. (Tevbe 14) İbadetimiz olarak tanımlayabileceğimiz görevlerimiz de zaten ölüm gelinceye kadar değil mi? (Hicr 99)

CÜBBELİLER PEK ÇOK

Kendileri de kabul etmiş olacaklar ki, kıyafetleri ile karşıt devrimci olarak kabul edebileceğimiz koca koca adamlar, yalanlarını Cübbeli’nin yüzüne vuramamışlardır.

İşte Cübbeli denilen adam budur. Daha nice nice hurafeleri de vardır.  Hiç şüphemiz olmasın, Habertürk veya  CNN Türk’te bu kişi yine saatlerce konuşturulacaktır. Çünkü düzenin İslam’a talebi kırmak için onu çirkin göstermeye  ihtiyacı vardır. Bağlıları da ! bunu Cübbeli’nin “Keramet”ine ! yoruyorlar.

HALKIMIZ ACİZ

Kur’ân ve Sünnet bilgisi ve bilincinden yoksun olup dünyasını magazin, spor ve televizyon dizileriyle kurmuş ya da yalnızca çarşaf ve sakalın İslamî  cihad olduğuna şartlandırılmış  insanlarımız, üzerine örtü çekilmiş İslam’a nasıl yol bulabilir?

Maddeci eğitimle çürütüldüğünü, borca ve faize dayalı kapitalist sistemle kanı emildiğini anlayamayan milletimiz, kaçınmak için hurafeci tarikatları nasıl tanıyabilir?

KOCA İSLAM! Çocuklarının iktidarında bile gurbetini yaşıyorsun ama ağlayanın da yok, diyelim ve amacımızın altını çizelim:

GAYEMİZ

Gayemiz yıkmak değil yapmaktır ve yaşatmaktır. Tarkatları Tezkiyetü’l – Enfüs ve Zühd’e irca ile birliğimiz ve ahlâkımızı tahkim eyleyüp İslam Toplumu’nu inşa amacımıza yol açmaktır.

Tarikatların laik kişi ve kurumlarca da demokratik sivil örgütler olarak kabul edilmelerini sağlamaktır.

Bir de şu gerçeğe dikkatlerimiz çekmektir:

Bereket/kalbi huzur, şekli görüntülerde değil, her zaman,  her yerde ve bağımsız olarak da yapılacak Allah’ı sözlü ve fiili zikirdedir.

Sözü Kur’ân ile bağlayalım:

Yazıklar olsun onlara ki, kitabı kendi elleriyle yazıp da az bir getiri sağlamak için “Bu Allah katındandır” derler. Elleriyle yazdıklarından dolayı yazıklar olsun onlara, kazandıklarından dolayı da yazıklar olsun!” (Bakara 79)

Ali Rıza Demircan

İslami Haber ”MİRAT” – YouTube

Yorumlar
  1. Cengiz dedi ki:

    Cübbeli de dahil, tüm şarlatan,tüccar,fitneci,sapık, şeyh,hoca,gavs,ilahiyatçı vb asalaklar toplumdan arındırılıp,mümkünse Afganistan’a sürülmelidir..ya orada rahat ederler,yada Taliban bunları hizaya getirir..her halukârda biz rahat ederiz.eğri büğrü de olsa işleyen demokratik düzenin havası bunlara dokunuyor.o yüzden kuduruyorlar

    1. Nuh dedi ki:

      Afganistan islama ve şeriata döndüğü için amerikan gavuru tekrar işgal ve saldırıyı planlarken, bizlerin bilinçsizliği kafirleri cesaretlendiriyor.

  2. Tarcin dedi ki:

    Evet halkımız aciz ve senin gibi çapsızların yol göstermesine ihtiyacı vardı! Çapın kadar konuş efendi!

    1. Nuh dedi ki:

      Edep imandandır. Rabbimiz bizlere iman ve ihlas nasip etsin.

  3. Mustafa dedi ki:

    Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin. Bilakis onlar diridirler, fakat siz hissedemezsiniz. (Bakara 154) burda bahsedilenleri demi ölü mü kabul edeceğiz? YOKSA ayete uyup diri mi kabul edeceğiz?

  4. Eyüp dedi ki:

    Tarikatlar hakkında kafasına göre yorum yapanlar. Namazda Tahiyyatta kimlere selam veriyorsunuz. Peygamber efendimizin huzuruna gidenler. Ölüyemi selam veriyorsunuz. Dikkat edin bir söz ile dinin dışında bulmayın kendinizi. İman burda lazım. Mahşerde herkes iman edecek zaten.

    1. Nuh dedi ki:

      Eyüb’,el Ensari neden fatihte şehit oldu? Bizlere örnek olmalı, biz müslümanlar birbirini yeme değil birlik olma tek yumruk olma, birbirini hoş görme durumunda olmalıyız. Münafıklara karşı da müteyakkuz olmalıyız.

  5. Nuh dedi ki:

    Allah yar ve yardımcımız olsun. Bizlere hidayet versin. Gören göz, duyan kulak ve açık kalple akletmeyi nasip etsin.