
Anayasa Mahkemesi Başkanı Kadir Özkaya, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, adaletin sadece hukuki bir terim değil, aynı zamanda vicdani ve dini bir sorumluluk olduğunu vurguladı. Özkaya, toplumsal huzurun anahtarının “kul hakkına riayet” olduğunu belirterek Kur’an-ı Kerim’den örneklerle çarpıcı mesajlar verdi.

Konuşmasında İslam hukukunun ve evrensel adaletin kesiştiği noktalara değinen Özkaya, Kur’an-ı Kerim’deki ayetlere ve surelere atıfta bulundu. Adaletin tesis edilmesinin ilahi bir emir olduğunu hatırlatan Özkaya, kamu görevinden günlük yaşama kadar her alanda bireylerin birbirlerinin haklarına saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.
Özkaya, özellikle Nisa Suresi ve Maide Suresi gibi adaleti, emaneti ehline vermeyi ve şahitlikte dürüstlüğü emreden bölümlerden yola çıkarak, “Bir toplumda adalet zedelendiğinde, sadece hukuk sistemi değil, vicdanlar da yara alır,” dedi.
AYM Başkanı, “kul hakkı” kavramının kamu yönetimindeki karşılığına da dikkat çekti. Devletin temelinin adalet olduğunu hatırlatan Özkaya, şu ifadeleri kullandı:
“Hukuk sisteminin en tepesinden en alt birimine kadar her bir karar, aslında birer kul hakkı sınavıdır. Bizler, üzerimizdeki bu büyük sorumluluğun bilinciyle hareket etmek zorundayız. Bir insanın hakkını teslim etmemek, sadece o kişiye değil, toplumsal barışa da zarar verir.”
Özkaya’nın dini değerleri hukuki prensiplerle bağdaştırarak yaptığı bu “vicdan muhasebesi” çağrısı, sosyal medyada ve hukuk camiasında geniş çapta tartışılmaya başlandı. Uzmanlar, AYM Başkanı’nın bu çıkışını, yargı bağımsızlığı ve bireysel hakların korunması noktasında verilen önemli bir mesaj olarak değerlendiriyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube