
HADİSE DENİLEN HADSİZ HADDİNİ AŞMIŞ
Nedir bu şimdi?
Sanat mı?
Bu sanat falan değil düpedüz kepazelik…
Sen vücudunu teşhir ederek ahlaki değerleri dumura uğratmaya çalışmakla kalmayacak üzerine bir de İslam’a ve İslami değerlere hakaret edeceksin ve bunun adı “Sanat” olacak öyle mi?

Eğer bu sanatsa, böyle sanatın içine tükürmeden geçemeyeceğim…
***
Bu fotoğrafta iki türlü rezalet var.
1-Teşhircilik
2-Süblüminal mesajlar ile İslam’a hakaret…
Hadise denilen ve kendini sanatçı zanneden bu kişi, adı geçen fotoğrafı ne için çektirdi, nasıl çektirdi, umurumuzda bile değil…
Ama ortada bir gerçek var..
Diyanet İşleri Başkanlığının okuttuğu teşhirciliğin kötü ve haram olduğunu anlatan hutbesine, bu fotoğraf ile bir misilleme var…
Hadi gelin hatırlayalım, vereceğimiz bir paragrafla bu hutbeyi:
“Akıllı telefonlar, dijital araçlar ve medya aracılığıyla evlerimize ve ceplerimize kadar giren gayr-i meşru görüntüler, zinaya giden yolları kolaylaştırmaktadır. İslami ve insani değerleri hiçe sayan müstehcen reklamlar, sanat adı altında yapılan gayr-i ahlaki tiyatro, sinema ve dizi filmler, zinayı meşru göstermeye çalışmaktadır. Dijital mecralarda yaygınlaşan, evlilik müessesesini istismar eden sohbet ve evlilik siteleri, gençleri evlilikten uzaklaştırmakta, zinaya sürüklemektedir. Dostluk ve dertleşme gibi düşüncelerle başlayan kadın erkek arkadaşlıkları kişileri, zina batağına çekmektedir. Hâsılı, göz, harama baka baka; kulak, günahı dinleye dinleye; dil, kötülüğü konuşa konuşa zinaya alışmakta, sonrasında bu çirkin fiili işlemek sıradan hale gelmektedir.”
Sen camilerde teşhircilik hutbesi mi okutursun? “İşte ben de böyle her tarafımı açar, kendimi teşhir eder, hurma ve tesbihi ayaklarımın altına alarak sana meydan okurum” havası var bu fotoğrafta…
Var da, sen diyanete karşı çıkacağım, Diyanete kapak olsun kabilinden bu fotoğrafı çektireceğim derken kendin rezil oluyorsun…
“İyi rezil olmalar!” Ne diyelim?
***
Bu millet, sanat adı altında sizin en mahrem yerlerinizi görmek zorunda değil…
Bu millet, sanat adı altında sizin provokasyonlarınıza maruz kalmak zorunda da değil…
Müslümanların kutsallarına, ibadetlerine, değerlerine yönelik aşağılayıcı bir sembolizm kullanmakta sizin haddinize değil…
Yeter artık!
Bir gün biri çıkıyor, cami içinde çıplak fotoğraf çektiriyor, diğer gün biri çıkıyor bu haltı yiyor…
Bize de, Nûr Suresi 19. ayetinde beyan edilen hakikatleri, bu arsızlara tekrar tekrar hatırlatmak düşüyor…
Öyleyse, bu tür asılsız iddiaları, söylentileri “haber” yapıp çirkinlikleri özendirerek veya erotik filmler, fotoğraflar, romanlar vs. yayınlayarak yahut barlar, pavyonlar, fuhuş yuvaları açarak ve açanları destekleyerek inananlar arasında ahlâksızlığın, çirkin davranışların, fuhşiyatın yayılmasını isteyenlere, hem bu dünyada hem de âhirette can yakıcı bir azap vardır. Bu sayılan çirkinliklerin topluma ne büyük zararlar verdiğini ve buna karşı neler yapılması gerektiğini tam olarak sadece Allah bilir, siz bilemezsiniz. Öyleyse, her şeyi bilen Rabb’inize güvenmeli ve O’nun hükümlerini hayata egemen kılmalısınız…