
Filistin’in kara bulutlarla kaplı göklerinde bir meşale gibi parlayan, sömürgeci işgale karşı dimdik duran bir yiğit: Şeyh İzzeddin el-Kassam. Bugün, onun şehadetinin 90. yılında, bu mücahit imamın hayatı, onurlu mücadelesi ve ihlâs dolu samimiyetiyle bir kez daha anılıyor. El-Kassam, sadece bir lider değil, aynı zamanda bir manevi rehberdi; vaazlarında emperyalizmin zincirlerini kıran bir ses, dağlarda gerilla hücreleri kuran bir savaşçıydı. Onun mirası, bugün hâlâ Filistin direnişinin kalplerinde atıyor.

1882 yılında, Suriye’nin Lazkiye kasabasına bağlı Cebale köyünde, dindar bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen İzzeddin el-Kassam, babasının köy öğretmenliği ve medrese müderrisliği sayesinde İslamî değerlerle yoğruldu. 14 yaşında Kahire’ye uzanan yolculuğu, El-Ezher Üniversitesi’nde başlayan bir diriliş hikâyesinin ilk adımıydı. Burada Müslüman Kardeşler’e katılan genç Kassam, Muhammed Abduh gibi hocalardan ilim aldı; ancak onun kalbi, sadece kitaplarla değil, ümmetin acılarıyla doluydu. Köyüne döndüğünde imamlık ve vaizlik yaparak halkı aydınlattı: “İslamî diriliş, öze dönmekle başlar; emperyalizm en büyük düşmanımızdır” diye haykırdı. Ünü Suriye’ye yayılırken, o ihlâsla yoğrulmuş bir samimiyetle çalışıyordu – ne makam peşinde, ne şöhret için; sadece Allah rızası için.
1911’de İtalyan işgalcilerin Libya’ya saldırısıyla ateşlenen ruhu, Kassam’ı harekete geçirdi. Halkı silâhlı mücadeleye davet eden marşlar besteledi, gönüllü topladı. Balkan Savaşı ve I. Dünya Savaşı’nda Osmanlı saflarında garnizon imamı olarak cepheye koştu; Şam’ın Fransız işgaline karşı halk ordusu kurdu. Gıyabında idam cezasına çarptırılınca 1922’de Filistin’e hicret etti. Hayfa’da İstiklal Camii’nde imamlık yaparken, Kudüs Müftüsü Hacı Emin el-Hüseyni gibi efsanevi isimlerle tanıştı. Müslüman Gençler Derneği’nin başına geçerek köy köy dolaştı; İngiliz işgaline ve Siyonist harekete karşı halkı bilinçlendirdi. Yahudi yerleşimcilere arazi satışını şiddetle kınadı, “meşâyih” adını verdiği sadık taraftarlarını örgütledi. Bu hücreler, Lübnan-Filistin sınırında gerilla savaşının tohumlarını ekti – küçük ama kararlı gruplar, ihlâsla beslenen bir direniş ağı.
Şeyh el-Kassam’ın onurlu mücadelesi, 20 Kasım 1935’te Ya’bad yakınlarında zirveye ulaştı. İngilizlerin 500 askerlik kuşatmasına karşı dağlarda çarpışan mücahit, son nefesine kadar pes etmedi. Şehadeti, İngiliz sömürgecileri titretti; cenazesi Hayfa’ya taşınırken binlerce Filistinli’nin öfkesi patladı, çatışmalar çıktı. Bu olay, 1936 Büyük Filistin İsyanı’nın fitilini ateşledi – Kassam’ın mirası, halkı ayağa kaldıran bir meşale oldu. O, teçhizat toplarken bile samimiyetini esirgemedi; savaşa katılacak yiğitleri bizzat yetiştirdi, maddi kaynakları ümmet için seferber etti. “Mücahitlerin Lideri” lakabı boşuna değildi: Sabırla, cesaretle, tavizsiz bir heyecanla sömürgecilere kafa tuttu.
Bugün, Hamas’ın silâhlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, onun adını taşıyor; füzeler, roketler onun ruhuyla isimlendiriliyor. Filistin’in her köşesinde, el-Kassam’ın ihlâsı yankılanıyor: Bir dava adamı olarak, sosyal hayattan siyasî alana kadar her alanda dokundu; sahabe günlerinden fırlamış bir karakterle, bitmez bir azimle savaştı. Onun hikayesi, bize şunu hatırlatıyor: Gerçek direniş, kalbin samimiyetiyle başlar. Filistin özgür olana dek, Şeyh İzzeddin el-Kassam’ın onurlu mücadelesi, ümmetin yolunu aydınlatmaya devam edecek.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube