
Bismillâhirrahmânirrahîm…
Helal lokma…
İnsanın kalbine huzur veren, gönlüne sekine indiren, evlere bereket olarak dönen ilâhî bir nimettir.
Rabbimiz Kur’ân’da şöyle buyurur:
“Ey insanlar! Yeryüzündeki helâl ve temiz olan şeylerden yiyin.” (Bakara, 168)
Helal, sadece bir lokmanın adı değildir.
Helal; alın teridir…
Kul hakkından sakınmaktır…
Karanlıkta da aydınlıkta da Allah’a karşı dürüst olabilmektir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) bir gün ashâbına şöyle buyurdu:
“Allah temizdir, ancak temiz olanı kabul eder.”
Bu söz, bize şunu anlatır:
Kalbimizin huzuru, evimizin bereketi, ibadetimizin nuru,
yediğimiz lokmanın helalliği ile yakından ilgilidir.
Helal kazanç, sadece cüzdana giren para değildir.
Aileye huzur olarak dönen,
çocuğun ahlakına yansıyan,
duanın kabulüne vesile olan bir nurdur.
Nice insanlar vardır ki çok kazanır ama huzuru yoktur.
Nice insanlar vardır ki az kazanır ama gönülleri geniştir.
Çünkü helal lokma, miktarla değil, bereketle ölçülür.
Peygamber Efendimiz (s.a.s.) şöyle bir uyarıda bulunur:
“Kıyamet günü kul, malını nereden kazandığından ve nereye harcadığından sorguya çekilmedikçe yerinden kıpırdayamayacaktır.”
Demek ki rızık, sadece dünyada değil, ahirette de karşımıza çıkacak bir imtihandır.
Helal kazanç,
yalandan uzak durmak,
hileden kaçınmak,
kul hakkını titizlikle gözetmektir.
Bir esnafın terazisini doğru tutması,
bir işçinin işini hakkıyla yapması,
bir memurun görevini suistimal etmemesi…
Hepsi helal rızkın bir parçasıdır.
Bir lokmanın haram olması, sadece midemize değil,
kalbimize, ibadetimize, ailemize bile gölge düşürür.
Bunun için büyüklerimiz derdi ki:
“Evladına bırakacağın en büyük miras, helal lokmadır.”
Gel, birlikte dua edelim:
Allah’ım…
Rızkımızı helalinden kazanmayı bizlere kolaylaştır.
Bize haramdan uzak durmayı nasip et.
Ailemizi helal lokmanın huzuruyla donat,
evlerimize bereket, kalplerimize sükûnet indir.
Alın terimizi ibadet, kazancımızı hayra vesile eyle.
Âmin…
İSLAMİ HABER “MİRAT”