islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,0098
EURO
52,8050
ALTIN
6.815,04
BIST
14.409,07
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
21°C
İstanbul
21°C
Açık
Pazartesi Açık
16°C
Salı Parçalı Bulutlu
16°C
Çarşamba Az Bulutlu
18°C
Perşembe Hafif Yağmurlu
15°C

SÜRÜ PSİKOLOJİSİNE DİRENENLERİN FARKI

SÜRÜ PSİKOLOJİSİNE DİRENENLERİN FARKI
14/12/2025 00:05
A+
A-

SÜRÜ PSİKOLOJİSİNE DİRENENLERİN FARKI

Koyunların sürüsü olur, peki bilinci, zekâsı, iradesi olan insan neden bazen sürü psikolojisiyle hareket eder?  Bu yazıda insanın neden kalabalığa uyduğunu bilimsel verilerle incelerken, sürü  psikolojisine kapılmayan, buna direnen şahsiyet sahibi olanların farklılığından söz edeceğiz.

Bilindiği gibi sürünün başındaki koyun ne yaparsa sürünün gerisindeki koyunlar da  onu takip eder. Bu “takip içgüdüsü” onları tehlikeden koruyabilirse de kimi zaman tehlikeyle karşı karşıya da getirebilir. Sürüden ayrılanı kurt kapabilir, sürüden biri yardan (uçurumdan) düşerse diğerleri de peşinden atlayabilir. Bu yüzden sürüyü güden aklı başında bir çobana gerek vardır

İnsanların çoğu, eğitim düzeyi ve zekâsı ortalamanın üstünde olanlar bile sürü psikolojisiyle hareket edebilir. Moda dünyasından sosyal medya platformlarına, pazarlama ve reklam kampanyalarından finansal piyasalara varıncaya kadar hemen her alanda sürü psikolojisinin etkilerini görebiliriz. İnsanlar, çoğunluğun yaptığını taklit etme eğilimindedirler.

“Psikoloji disiplinine göre sürü psikolojisi; belirli kurallar ve koşullarla şekillenen bir topluluğun, sorgulamadan birbirine benzer düşünce, inanç ve davranışlar geliştirmesidir.” der, Acar Baltaş.

Bir gruba ya da topluluğa ait olmanın gereği olarak grup üyeleriyle benzerlik gösteren tutum ve davranışlar, bir ölçüye kadar normal kabul edilebilir. Ölçüyü aşan öyle durumlar vardır ki bunun mantıklı bir izahı yoktur.  Kişi aklını ve kendi doğrularını bir yana bırakarak grubun doğrularının sözcüsü olacak derecede bildiklerinin aksini söyleyebilir. Göz var, izan var, diyebileceğiz hallerde bile açık seçik doğrular dururken çoğunluğun yanlışını doğru sayabilir -hem zeki hem de eğitimli- bir kişi.

1950’li yıllarda Solomon Asch tarafından yapılan sosyal psikoloji deneyi bize insanların grup baskısı altında nasıl davrandıklarını kendi düşüncelerini nasıl değiştirdiklerini gösterir. Deneye katılanların hepsi üniversite öğrencisi, erkek ve benzer kültür ortamlarından geliyorlar. Katılımcılara sorulan sorular çok basit; iki kart veriliyor, kartın birinde farklı boylarda üç dikey çizgi var, diğerinde ise tek bir çizgi. Bu üç çizgiden hangisinin diğer karttaki tek çizgiyle aynı boyda olduğu soruluyor. Deneklerin hepsi doğru olan çizgiyi hemen buluyor. Deneye katılanlara aynı sorular başka bir grup içinde soruluyor.  Gruptakiler görevli ve kasıtlı olarak yanlış cevap veriyorlar.  Sonuçta deneye katılanların %75’i daha önce doğru cevabı bildikleri halde grup etkisinde kalarak yanlış cevabı işaretliyorlar.

Deneyden sonra yapılan değerlendirme görüşmesinde, deneklere tercihlerinin nedeni sorulmuş. Bir kısmı “herkes öyle dediğine göre ‘ben yanılıyorum’ diye düşündüm” demiş; diğerleri ise, “herkesin içinde aptal durumuna düşmemek için, ben de onlara uydum” diyerek  davranışlarının nedenini açıklamışlar. Asch deneyi, insanın sosyal baskı altındaki zafiyetini şüpheye yer bırakmayacak şekilde göstermiştir. Deney, farklı düzenlemelerle defalarca tekrarlamış ve sonuç doğrulanmıştır.

Bilimsel açıklamalar kültürel uyarılarla da örtüşür. Çoğunluk doğrudan sapmış ya da yolunu şaşırmış olsa bile insanların topluluğa uymaya eğilimli olduklarını Kur’an-ı Kerîm de bize söylüyor:

Eğer yeryüzünde bulunanların çoğuna uyacak olursan, onlar seni Allah yolundan saptırırlar. Çünkü onlar yalnız zanlarına göre hareket eder ve sadece asılsız tahminlerle yalan söylerler.”(En’âm suresi,116.ayet ) buyrulmaktadır. Bir başka âyet-i kerimede ise:

Onlara, “Allah’ın indirdiğine uyun!” denildiğinde, “Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!” derler. Peki ama, ataları bir şey anlamayan, doğru yolu bulamayan kimseler olsalar da mı (onların yoluna uyacaklar)?(Bakara 170)demiştir Rabbimiz

 Çoğunluğa uyma davranışını insanın dışlanma korkusu ve beğenilme isteği tetiklemektedir. Kişinin gelişmiş bir benlik algısı varsa başkaları tarafından algı operasyonlarıyla kolay manipüle edilemez. Mehmet Akif gibi güçlü şahsiyetler de asla sürü psikolojisine teslim olmazlar:

Üç buçuk soysuzun ardından zağarlık yapamam;

Hele hak namına haksızlığa ölsem tapamam.

Doğduğumdan beridir, aşığım istiklâle;

Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lale!

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?

Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!

Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırmada geç git! diyemem aldırırım.

Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!                 

(zağar: çoban köpeği)

Âkif’in  “ Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal  koyunum”  demesi bile başlı başına onun karakterinin ana hatlarını ortaya koyuyor. Onun çok açık ve anlaşılır bir dille ifade  ettiği, haksızlık  karşısında imanından, duygularından ve değerlerinden güç alan mücadeleci kimliğinin azimli ve vakur  direnişi Kur’an’da  tarifini bulmuş gibi: “…Allah onları sever, onlar da Allah’ı severler; mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı vakarlıdırlar; Allah yolunda cihad ederler ve hiç kimsenin kınamasından korkmazlar…”( Mâide suresi 54. Ayet)

Âyetten de anlaşılacağı gibi imanlı bir kalp sevme ve sevilme duygusuyla öyle beslenip, güçlenmiş ki kınayıcıların kınamasından korkmuyor. Çünkü maneviyatın verdiği  haz duygusuna göre, küçümsenmek korkusu önemsiz kalıyor. Manevî açıdan doygunluk hissi duyanlar, inançlı kişilere alçak gönüllü davranırken, inancıyla alay edenlerin karşısında ise  onurlu bir duruşa sahip olabiliyorlar.

Bireysel kimliği tam olarak gelişmemiş insanlar, yetersizlik duygularını telafi etmenin yolunu çoğunluğa ayak uydurmakta bulur. Çoğunluk yanlış yolda ise, yolun yanlış olduğunu bilse bile yolunu değiştiremez. Gücü ve iradesi çoğunluğa rağmen kendi doğrularını savunacak düzeyde değildir. Aslında kendi doğrularından da tam emin değildir, benlik algısını aidiyet duyduğu toplulukla tanımlar, bu tür insanlar. Tıpkı takım tutar gibi taraftarı oldukları grubun bir üyesi olmaktan alırlar benlik değerlerini.

Peki bu girdaptan nasıl çıkılır? Sürü psikolojisine kapılmamanın yöntemini Acar Baltaş’ın  herkesçe uygulanabilir önerilerinde bulabiliriz:

“Sürüye uymamak bağımsız bir düşünce yapısı geliştirmekle mümkündür. Bunun için sadece görüneni değil, görünmeyeni de sorgulayacak bir düşünce sistematiğine ihtiyaç gösterir. Herkes bir yöne bakıyor veya aynı yönde hareket ediyorsa, önce diğer tarafı kontrol etmek ve farklı seçeneklerin varlığını sorgulamak yararlı olabilir. Belki böylece herkesin göremediğini görmek ve herkesin yaptığından farklı bir yol izlemek mümkün olabilir. Bir düşünürün dediği gibi; ‘Herkes bir yoldan gidiyordu. Ben az gidilen yolu tercih ettim. Farkı doğuran da bu oldu.’

Söylediklerimizi özetleyecek olursak benlik değerimizi başkalarının onay ve beklentilerinden devşirirsek başkalarının doğrularıyla yaşarız. Kendi değerimizden ve doğrularımızdan emin olabilmeyi başarabilirsek kolay kolay kimsenin etkisiyle yönümüzü değiştirmeyiz. Bunun için benlik algımızı güçlendirmek, değerlerimizi netleştirmek, ‘hayır’ diyebilmek gerekiyor. “ Hak bellenilen yolda yalnız yürüyebilmeyi” göze alma cesaretini gerektiriyor. Şahsiyet olmak, emek vermeden gerçekleşmiyor.

AYŞEGÜL ÜNAL

YAZARIMIZIN DİĞER YAZILARINI OKUMAK İÇİN LÜTFEN BU LİNKİ ZİYARET EDİNİZ

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. Şükrü Ünal dedi ki:

    Âyet-i Kerîmelerle ve Mehmet Âkif’in ibretâmiz dizeleriyle/mısrâlarıyla desteklenen güzel bir yazı.
    Kişinin kendisi olabilmek,sürüde bir birey olmaktan evlâdır.Vesselam.

  2. Fatih Mehmet Kara dedi ki:

    Çok güzel ve yerinde bir yazı olmuş, günümüzü ne güzelde anlatmışsınız kaleminize, elinize sağlık.

    1. Esra sarpkaya dedi ki:

      Kaleminize sağlık🙏çok güzel anlatmışınız,.

  3. Nermin Yılmaz dedi ki:

    Maşallah Ayşegül hanım yüreğinize kaleminize sağlık. Ne yazık ki hepimizi etkileyen bir sistem içindeyiz. Bazen istemediğimiz durumlar içinde kalabiliyoruz .Allah hepimizi doğru istikamet üzere kılsın.

  4. Tevfik KÖK dedi ki:

    Çok güzel bir yazı olmuş tam olarak günümüz insanını tasvir ediyor. Haklı olmak çoklukta değil dürüs olmadadır Nice güzel yazılar yazmanız dileklerimle maasselam.

  5. Ayşe Nur Bakır dedi ki:

    Yazılarınızdan istifade ediyor,devaminı bekliyoruz.🌹

  6. Enver Yüksel dedi ki:

    Tek yapmanız gereken çocuklarınız ile hergün olmasada ikigünde bir akşam yemeğinden sonra hep birlikte açın (( TÜRKÇE KURAN )) okuyun ! anlayarak gerisini ALLAH,a bırakın !!! göreceksiniz o okunan ayetler çocuğun beynine şimşek gibi çakacak yaşantısın,da !!! Bunu yapmaz sanız dışarda yahudi systemi var !! okulda yahudi sysytemi var , tv de yahudi systemi var , internette yahudi systemi var , elindeki telefonda yahudi systemi var , Bunların hepsini temizleyecek olan tek ilaç KURAN , ve NAMAZ !!!!!

  7. Sibel Yıldırım dedi ki:

    Kuranı bilen kendini tanir , yaradılış gayesini bilir toplumun yanlışlarının farkında olur kendini toplumun yanlışlarından soyutlar sadiklarla beraber olur . Güzel bir konuya temas etmişsiniz Ayşegül hanım her zaman ki gibi elinize yüreğinize sağlık yazılarınızı severek takip ediyorum devamını merakla bekliyorum selamlar.

  8. Şule yüksel kara dedi ki:

    Yine güzel bir konuya değinmişsiniz devamını dört gözle bekliyorum. Elinize yüreğinize, kaleminize sağlık..

  9. Nevin KURTARICI dedi ki:

    Kuran ayetleri ile açıklayarak güzel bir konuya deginmişsiniz .günümüzde örneği çok, kişiliği olan benliğini bulan kimsenin yapmayacağı davranış Yüreğinize sağlık.