
Uluslararası siyaset kulisleri, Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) Uluslararası Adalet Divanı’nda (UAD) İsrail’e karşı açılan “soykırım davasını” durdurmak için devasa bir ekonomik diplomasi yürüttüğü iddialarıyla sarsılıyor. İddialara göre Abu Dabi yönetimi, davanın öncüsü olan Güney Afrika ve mahkemeye ev sahipliği yapan Lahey (Hollanda) üzerinde milyarlarca dolarlık yatırım vaatleriyle baskı kurmaya çalışıyor.

Güney Afrika’nın İsrail’e karşı başlattığı tarihi hukuk mücadelesi, Tel Aviv ve müttefiklerini köşeye sıkıştırmış durumda. Bu noktada “ara bulucu” veya “bölgesel denge unsuru” rolüne soyunan BAE’nin, davanın geri çekilmesi veya sulandırılması karşılığında ilgili ülkelere milyarlarca dolarlık yatırım paketleri ve gizli finansal teklifler sunduğu ileri sürülüyor.
Analistler, BAE’nin bu hamlesini şu iki noktada değerlendiriyor:
İbrahim Anlaşmaları’nın Korunması: İsrail ile normalleşme sürecini başlatan BAE, bölgedeki stratejik ortaklığını korumak istiyor.
Bölgesel Liderlik Arayışı: Kaos ve çatışma ortamlarında finansal gücünü kullanarak siyasi sonuçları manipüle etme stratejisi.
BAE, son on yılda Libya’dan Sudan’a, Yemen’den boynuz yarımadasına kadar pek çok kriz noktasında “gizli el” olmakla suçlanıyor. Şimdi ise bu etkinin uluslararası hukuk mekanizmalarına sızmaya çalıştığı yönündeki tespitler ön plana çıkıyor. Eleştirmenler, Abu Dabi’nin sadece bir ekonomik güç değil, aynı zamanda küresel adaleti rayından çıkarabilecek bir “kaos mühendisi” gibi hareket ettiğini savunuyor.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube