islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Yoğun Alkol Kullanımı Kolorektal Kanser Riskini Artırıyor

Yoğun Alkol Kullanımı Kolorektal Kanser Riskini Artırıyor
A+
A-

Alkolün Sessiz Tehditleri

Yeni yapılan bir araştırma, alkolün yalnızca sosyal veya eğlence aracı olmadığını, uzun süreli kullanımda vücuda ciddi ve kalıcı zararlar verdiğini ortaya koyuyor. ABD’de 88.092 yetişkin üzerinde 20 yıl boyunca yürütülen PLCO (Prostat, Akciğer, Kolorektal ve Yumurtalık) Kanser Tarama Denemesi sonuçları, yoğun alkol kullanımının kolorektal kanser başta olmak üzere birçok ciddi hastalığın temel tetikleyicisi olduğunu gösteriyor.

Kolorektal kanser (CRC), kalın bağırsak ve rektumda ortaya çıkan kanser türüdür. Kalın bağırsak sindirim sisteminin son kısmını, rektum ise kalın bağırsağın son 12 cm’lik bölümünü oluşturur. Araştırmacılar, haftada 14 kadeh ve üzerinde alkol tüketenlerde kolorektal kanser riskinin %25, rektum kanseri riskinin ise neredeyse iki kat arttığını saptadı. Sürekli ağır içicilik, yetişkinlik boyunca CRC riskini %91 oranında yükseltiyor.

Kolorektal kanserin habercisi olan adenomlar, kolon veya rektumda oluşan ve genellikle iyi huylu olan, fakat zamanla kansere dönüşebilen poliplerdir. Araştırmada, alkolü bırakan eski içicilerde adenom gelişimi %42 oranında azaldı. Bu durum, alkolün yarattığı zararların geri alınabileceğini ve kanser riskinin düşürülebileceğini gösteriyor.

Alkol vücuda alındığında asetaldehit adı verilen güçlü bir kanserojen madde ortaya çıkar. Asetaldehit, DNA’da mutasyonlara yol açar ve hücrelere zarar vermeye başlar. DNA, hücrelerin genetik bilgisini taşıyan yapı olduğundan, mutasyonlar hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına ve kanser gelişimine zemin hazırlar. Alkol, ayrıca folat (B9 vitamini) emilimini engeller. Folat, DNA sentezi ve onarımı için kritik olduğundan, emiliminin bozulması hücresel metabolizmayı olumsuz etkiler ve kanser riskini artırır.

Alkolün bağırsak mikrobiyotasına verdiği zarar da risk faktörleri arasındadır. Bağırsak mikrobiyotası, sindirim ve bağışıklık sistemi fonksiyonlarını düzenleyen yararlı bakteri topluluğudur. Alkol dengesizliğe yol açarak bağışıklık sistemini zayıflatır ve kronik inflamasyona (sürekli düşük seviyeli iltihap) neden olur. Ağır alkol kullanımı, özellikle rektum bölgesinde doğrudan hasar ve iltihaplanmaya yol açar. Araştırmada, haftada 14 kadeh ve üzeri tüketenlerde rektal kanser riski %95 artmış durumda.

Alkolün Diğer Kanser ve Hastalıklarla İlişkisi

Alkolün yol açtığı sağlık sorunları yalnızca kolorektal kanserle sınırlı değil. Bilimsel çalışmalar, alkolün meme kanseri, karaciğer kanseri, yemek borusu (özofagus), ağız ve boğaz kanserleri ile de doğrudan ilişkili olduğunu ortaya koyuyor. Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC), alkolü insanlar için doğrudan kanserojen olarak sınıflandırmıştır.

Alkolün yol açtığı hastalıklar sadece kanserle sınırlı değildir. Uzun süreli ve yoğun alkol kullanımı, karaciğer yetmezliği, pankreas hasarı, kalp-damar sorunları, beyin fonksiyonlarında bozulma, sindirim sistemi rahatsızlıkları ve kronik inflamasyon gibi ciddi sağlık sorunlarını da tetikler.

Alkolü Bırakmak Hayat Kurtarıyor

Araştırma, alkolü bırakmanın kanser öncesi lezyonları ve kolorektal kanser riskini azaltmada kritik önemde olduğunu gösteriyor. Alkolü bırakan eski içiciler, hafif içiciler seviyesinde risk taşır. Beden, alkolün yarattığı asetaldehit baskısından kurtulur, folat emilimi normale döner, DNA hasarı azalır ve rektum ile kolon hücrelerinin mutasyona uğrama riski düşer.

Tarama programlarıyla birleşen alkol bırakma süreci, kanser öncesi poliplerin tespit edilip temizlenmesini sağlar ve kanser gelişimini önlemede etkili olur. Orta düzeyde alkol tüketimi bazı araştırmalarda riskin hafif düşmesine yol açsa da uzun vadede güvenli değildir ve vücuda zarar vermeye devam eder.

Alkolden Uzak Durmak Tek Çare

Araştırmalar açık biçimde gösteriyor ki alkol tüketimi, bireyin sağlığını, yaşam süresini ve yaşam kalitesini tehdit ediyor. Ağır alkol kullanımı, kolorektal kanser, rektum kanseri ve adenom gibi ciddi hastalıklarla doğrudan ilişkilidir. Alkol, bedenin doğal dengesini bozuyor, DNA’ya zarar veriyor ve bağırsak mikrobiyotasını tahrip ediyor, kısacası sağlıklı yaşam için telafisi mümkün olmayan riskler yaratıyor.

Makalenin Tam Metni: O’Connell CP, Berndt SI, Chudy-Onwugaje K, et al. Association of alcohol intake over thelifetime with colorectal adenoma and colorectal cancer risk inthe Prostate, Lung, Colorectal, and Ovarian Cancer ScreeningTrial.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.