
Erdoğan’ın İstanbul sözleşmesinden çekilme irade beyanı taktik bir geri çekilmeden ibaret. Gerçek anlamda hiçbir zaman bir geri çekilme olmadı, aksine sözleşme desteklendi, tahkim edildi. Nasıl mı?
GREVİO’daki son Türkiye temsilcisi Prof. Dr. Aşkın Asan aynı zamanda GREVİO’nun başkanı idi.
Herkes bu konuda daha çok KADEM ve Fatma Şahin’i biliyor ama, Aşkın Asan’ın bu süreçteki yeri ve rolü çok önemli. Prof. Dr. Aşkın Asan ilginç bir kişidir. 1965, Trabzon doğumlu, Türk siyasetçi ve Büyükelçidir.
Riyad Eğitim Fakültesi İslami İlimler Bölümü‘nü bitirdi. Yüksek lisansını, 1990 yılında West Texas Turkish-Amarican Association’un bursunu kazanarak ABD’ye gitti ve Texas Tech Universitesi, Eğitim Fakültesi, Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri alanında yaptı. Doktora eğitimini, 1998’de 19 Mayıs Üniversitesi‘nde tamamladı. 1998 yılında Karadeniz Teknik Üni.’den sonra Fatih Üni. Eğitim Fakültesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri bölümüne yardımcı doçent olarak atandı. 2002-2004 yılları arasında Dubai Ajman University of Science and Technology‘de görevlendirildi. Sultan Qaboos Üniversitesinde öğretim üyesi olarak çalıştı. Dekan Yardımcılığı ve Bölüm Başkan Yardımcılığı görevlerini yürüttü. Araştırma projeleri yürütücülüğü yaptı. 2007 seçimlerinde, AK Parti’den Ankara 2. Bölge Milletvekili olarak seçildi. 23. Dönem’de Milletvekili olarak Akdeniz Parlamenter Asamblesi Türk Grubu Başkanı ve İKÖPAB Türk Grubu Üyesi oldu. 26 Eylül 2011 tarihinde Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı Bakan Yardımcılığına atandı. İstanbul sözleşmesinin iç hukuk’ta yasal dayanağı olan 6284 sayılı Kanun 8.3.2012’de kabul edildi. Aslında bu sözleşmenin arkasındaki en önemli isimlerden biri Aşkın Asan’dır.
Asan 2015-2017 yılları arasında Avrasya Üniversitesi rektörü oldu. Ardından 2017 Eylül ayında Üsküdar Tenzile Erdoğan Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Müdürü oldu. Dr. Aşkın Asan zamanında bu okul öğrencileri Harvard Üniversitesi’nden online ders almaya başladı. Aşkın Asan, Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti’ne 2016 Eylül ayında daimî üye olarak atandı. 2019 yılında Avrupa Konseyi İstanbul Sözleşmesi‘nin denetim organı GREVIO üyeliğine seçilmiştir. 2021’de Jakarta (Endonezya)’ya Büyükelçi olarak gönderildi. Bir yılını doldurmadan geri döndü.
Aşkın Asan hem ABD, hem Arap ülkelerinde, hem de Türk dünyasında “muteber” bir isim. AK Parti sonuçta Erdoğan’ın annesi adına yapılan kız İmam Hatibi ona emanet ediyor. Ve tabi Maarif Vakfı’nı da. Aşkın Asan’ın arkasındaki en önemli destekçisi ise KADEM’dir.
Aşkın Asan eşi Habib Asan ile İsviçre’de yaşıyor. Kocası Türk Patent Enstitüsü eski başkanlarından. 2022’den itibaren Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı‘nda (WIPO) “Geçiş ve Gelişmiş Ülkeler Bölümü Direktörü” olarak görev yapıyor.
Lanzarote Sözleşmesi, Avrupa Konseyi tarafından “çocukların cinsel sömürü ve istismara karşı korunması” için hazırlandığı söylenen uluslararası bir antlaşmadır. 25 Ekim 2007’de Lanzarote’de imzaya açılan sözleşme, Türkiye’de 25.11.2010’de yürürlüğe girmiştir. Sözleşme Türkiye’de 6003 sayılı “Sözleşmesinin onaylanmasının uygun bulunduğu”na Dair 6084 sayılı Kanun” ile yasal altyapıya kavuşmuştur. (Ayrıntılı bilgi için NOT!a bakınız)
Türkiye İstanbul sözleşmesinden şeklen çekilmiş olsa da yasa zaten sözleşme ile aynı hükümleri ihtiva ediyor. GREVİO yerine gelen, vergi ve yargıdan muaf, diplomatik koruma altındaki UN WOMAN üzerinden sözleşme hükümleri uygulanıyor, izleniyor, denetleniyor ve fonlanıyor. Bu konuda en büyük destek ise LGBT topluluklarına gidiyor tabi ki!
Hala başörtüsünün tartışıldığı Fuhuş’un serbest olduğu bir ülkede, Nasreddin Hoca’nın ifadesi ile, hele de son köpek yasası ve belediyelerin bu konuda yetkilendirilmesinin ardından “taşların toprağa başlandığı, köpeklerin sokağa salındığı” bir ülkede yaşıyoruz. İktidarlar değişse de batıdan gelen taleplerin sağ, sol, liberal, milliyetçi ayırımı olmadan herkesin birlikte olduğunu görüyoruz. Anlayacağınız şark cephesinde birkaç yenilik dışında değişen bir durum yok! Bu konuda hiçbir yenilik yok da değil tabi, artık UN WOMAN, Epstein, Agarta, Chabat var (?!)
Selam ve dua ile.
NOT:
1 – AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN
Kanun No. 6284 , Kabul Tarihi: 8/3/2012
RG 20.3.2021 Salı Sayı:28239
BİRİNCİ BÖLÜM
Amaç, Kapsam, Temel İlkeler ve Tanımlar
Amaç, kapsam ve temel ilkeler
MADDE 1 – (1) Bu Kanunun amacı; şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirlere ilişkin usul ve esasları düzenlemektir.
(2) Bu Kanunun uygulanmasında ve gereken hizmetlerin sunulmasında aşağıdaki temel ilkelere uyulur:
a) Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler, özellikle Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ve yürürlükteki diğer kanuni düzenlemeler esas alınır.
2-Türkiye’nin 20.3.2021 tarihinde, tek taraflı olarak İstanbul sözleşmesinden çekilinmesine ilişkin Cumhur Başkanlığının bir irade beyanı söz konusudur.
3-2003 yılında kurulan aile mahkemelerinde 2025 itibarıyla toplam boşanma dosyası sayısı 315.993’e ulaşmış olup, yıllık kesinleşen boşanma sayısı 190-200 bin bandında seyretmektedir. Yıllara Göre Boşanma Sayıları TÜİK verilerine göre 2024: 188.963, 2025: 193.793. 2021’de Açılan toplam boşanma davası 279.557, 2022’de gerçekleşen boşanma sayısı 180.954. En fazla boşanma İstanbul’da. 2022’de İstanbul’da 33.0000 den daha fazla boşanma gerçekleşmiştir. 2025 yılında boşanan çiftlerin çocuklarının %74,6’sının velayeti anneye verilmiştir.
4- Lanzarote sözleşmesinin kabul edildiği Bakanlar kurulu kararındaki imzacı bakanlar: Başbakan Erdoğan, Devlet Bakanları: C. Çiçek, B. Arınç, A. Babacan, M. Aydın, H. Yazıcı F.N Özak, Z. Çağlayana vekaleten E. Günay, F. Çelik, E. Bağış, S. A. Kavaf, C. Yılmaz, Adalet S. Erdim, MSB V. Gönül, İçişleri B. Atalay, Dışişleri A. Davudoğlu, Maliye M. Şimşek yerine Eroğlu, MEB N. Çubukçu, İskan M. Demir, Sağlık R. Akdağ, Ulaştırma B. Yıldırım, Tarım M. Eker, Çalışma Ö. Dinçer, Sanayi Tic. N. Ergin, Enerji T. Yıldız, Kültür E. Günay, Çevre V. Eroğlu..
Tabi ki Lanzarote sözleşmesine de TBMM’deki oylamada, İstanbul sözleşmesinde olduğu gibi grubu olan bütün partiler destek verdiler. Genelde olduğu gibi, bir çok Milletvekili bu sözleşmeleri okumadan EVET dediler.
Cedaw,lanzarote,lbgt,un women,fuhşun suç olmaması;
Bunların hepsi,cehennemin bir çukurundan çıkıp,diğer çukuruna girmek gibiyken,bu amellerle mi ebedi cennet yurdu talep edilecek?
Bu çürümüşlük temizlenmeden,camiler inşa etmekle,vahiy tohumu ekilmez.
Medeniyet denilen bu uyum yasaları,insanı şahsiyetsizleştirme girişiminden başka bir şey değil…
Çelişkilerle dolu Anayasamız ve devletimiz var 1/137 merhametin simgesi atomun içindeki o muazzam denge bu savaşı ona karşımı yapıyorlar essenileri düşünüyorum Rabbimden doğru yoldan sapanlara selamet diliyorum
Sayın Dilipak bu yasa ve hukuk olup olmaması önemli değil, uygulama ve zihin değişikligi olduktan sonra şapka taksan ne olur takmasan ne olur. Beyinler ifsat edildi, toplum aptallaştırıldı. Artık önüne ne koysan yer artık. Herşey normalleştirildi. Yeniden iman edilmesi ve yeniden Resullullah’ın eğitim sistemine dönülmesi ile kurtuluşa erebiliriz. Selam ve dua ile.