Gazze’de Bir Babanın Bitmeyen Nöbeti: “Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?”
İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında tüm ailesini kaybeden 40 yaşındaki Mahmud Hılle, iki yılı aşkın süredir enkaz altında kalan yakınlarının naaşlarını kendi imkânlarıyla çıkarmaya çalışıyor. Ağır iş makinelerinin bölgeye girişine izin verilmemesi nedeniyle Hılle, ailesine karşı son görevini yerine getirebilmek için bilek gücüne dayanıyor.
Gazze’de İsrail saldırılarının ardından enkaz altında kaldığı belirtilen 8 binden fazla cenaze, abluka ve iş makinelerinin bölgeye sokulmaması sebebiyle hâlâ çıkarılıp defnedilemiyor.
Bir Günde Hayatı Altüst Oldu
Gazze kentinin kuzeyindeki Cibaliya Mülteci Kampı’nda yaşayan Mahmud Hılle’nin hayatı, 21 Aralık 2023 tarihinde düzenlenen İsrail saldırısıyla tamamen değişti.
Beş katlı aile apartmanının hedef alındığı saldırıda 39 yakınını kaybeden Hılle, saldırı sırasında dışarıda olduğu için hayatta kaldı.
Saldırıda eşi, üç çocuğu, anne ve babası, kardeşleri Ahmed ve Muhammed ile onların eşleri ve çocuklarıyla birlikte dayısını kaybeden Hılle, bazı aile fertlerinin nüfustan tamamen silindiğini söyledi.

“500 Metre Öteden Ceset Topladık”
Enkazdan çıkarılan cenazelerin büyük bölümünün parçalanmış halde olduğunu anlatan Hılle, kaç kişinin çıkarıldığını tam olarak belirleyemediklerini ifade etti.
Hılle, yaşadıkları acıyı şu sözlerle anlattı:
“Çıkardıklarımız ceset parçalarından ibaretti. Sivil Savunma Müdürlüğü ve komşularla birlikte 14 kişiyi çıkardığımıza hükmettik. Ceset parçaları etrafa saçıldı. 500 metre öteden ceset topladık. Enkaz altında hâlâ 24 cenaze var. Onları da çıkarıp rahat etmek istiyorum.”
“Sadece Çatının Enkazını Kaldırabildik”
Mahmud Hılle, enkazın kaldırılması için Sivil Savunma Müdürlüğünden iş makinesi talep ettiklerini ancak İsrail saldırılarında ekipmanların büyük ölçüde tahrip edilmesi nedeniyle kuzey bölgelerinde kullanılabilir tek bir aracın bile kalmadığını belirtti.
Bu nedenle ücretli işçiler tutarak enkazı elleriyle kaldırmaya başladıklarını söyleyen Hılle, yaşadıkları çaresizliği şu ifadelerle dile getirdi:
“9 kişiyiz, dünden beri çalışıyoruz ve sadece çatının enkazını kaldırabildik. Çok yoruluyoruz ama ben artık bu azaptan kurtulmak istiyorum. İnsan psikolojik olarak huzura ermek istiyor. Annesinin, babasının, çocuğunun, kardeşinin mezarı olsun istiyor.”
“Evin Altında Şehit Varken Nasıl Uyuyayım?”
Yakınlarının cenazelerinin hâlâ enkaz altında olduğunu vurgulayan Hılle, acısını şu sözlerle anlattı:
“Evin altında şehit varken nasıl uyuyayım? Kış geliyor, üzerlerine su geliyor. Yaz geliyor, fareler, köpekler geliyor.”
Bir kız ve iki erkek çocuk babası olduğunu söyleyen Hılle, en küçük oğlunu henüz 40 günlükken saldırıda kaybettiğini ifade etti.
Çocuklarının kemiklerine dahi ulaşmak istediğini belirten acılı baba, yaşadığı derin travmayı şu sözlerle anlattı:
“Yara kapanmıyor. Anasız, babasız, kardeşsiz, çoluk çocuksuz bir insanın yarası kapanır mı? Bu yara ömür boyu kapanmaz, bilakis daha da açılıyor, büyüyor.”
HABER YORUM
Siz değerli okuyucularımızdan ricamız; lütfen Gazze’den gelen bu haberler ne bizim ne de sizin vicdanınızda sıradanlaşmasın…
Çünkü ekranlara düşen her görüntünün arkasında parçalanmış hayatlar, yarım kalmış sofralar, yetim kalmış çocuklar ve tarifsiz acılar var…
Ateşkes söylemlerine rağmen İsrail, hunharca ve canice saldırılarını sürdürmeye devam ediyor. Özellikle çocukları hedef alan bombardımanlar, artık sadece bir savaşın değil, insanlığın vicdanını yaralayan büyük bir trajedinin adı haline geldi.
Şimdi bir an durup Mahmud Hılle’nin yerine kendimizi koyalım…
Bir sabah ya da bir gece…
İçinde annenizin, babanızın, eşinizin, çocuklarınızın, kardeşlerinizin bulunduğu aile apartmanı bombalanıyor…
Ve siz hayatta kaldığınız için sevinemeden, günlerce, aylarca, hatta yıllarca enkaz altında kalan yakınlarınızın naaşlarına ulaşmaya çalışıyorsunuz…
Dile kolay…
Tam 24 aile mensubu hâlâ enkaz altında…
Üstelik onları çıkaracak iş makineleri yok…
Elektrik yok…
Güvenlik yok…
Ama bir babanın, bir evladın, bir kardeşin yüreğinde dinmeyen bir sızı var…
Mahmud Hılle’nin “Evin altında şehit varken nasıl uyuyayım?” sözü aslında Gazze’deki binlerce insanın ortak feryadı…
Bizler bu acıları sadece birkaç saniyelik haber başlıkları olarak görürsek, işte o zaman insanlığımızdan bir şeyler eksilmeye başlar…
Gazze’de insanlar sadece hayatta kalmaya değil; sevdiklerini toprağa verebilmek için bile mücadele ediyor…
Ve son söz;
Mahmud Hılle ve onun gibi Müslüman kardeşlerimizin çektiği o büyük acıları bizler de yüreğimizde hissetmiyorsak eğer, şu hadisi Şerifi hatırlatmaya değer:
“Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerini korumada bir vücut gibidir. Vücudun bir organı rahatsız olduğunda, diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle onun acısını paylaşır.” (Sahih-i Buhari ve Sahih-i Müslim)
İSLAMİ HABER “MİRAT”
YOUTUBE