Bir Mağlubiyete Üzülen Toplum, Gazze’ye Neden Aynı Hassasiyeti Gösteremiyor?
Türkiye’nin Avustralya karşısında aldığı mağlubiyetin ardından sosyal medya adeta ayağa kalktı. Saatler boyunca maç konuşuldu. Teknik direktör eleştirildi, oyuncular tartışıldı, yorumcular ekranlarda yenilginin nedenlerini anlattı. Milyonlarca insan üzgündü. Çünkü ortada kaybedilmiş bir maç vardı.
Peki aynı günlerde Gazze‘de yaşananlar için ne kadar üzüldük?
Aylar boyunca bombalar altında yaşayan çocuklar, enkazların arasında evlatlarını arayan anne-babalar, açlıkla mücadele eden yüz binlerce insan ve her gün yeni bir katliam haberi… Bunlar da ekranlarımıza geliyor. Ancak çoğu zaman birkaç dakika durup ardından spor, magazin veya başka gündemlere geçiyoruz.
Burada futbolu suçlamak doğru değildir. Spor insanları bir araya getiren, sevindiren, heyecanlandıran önemli bir faaliyettir. İnsanların tuttukları takımın veya milli takımın başarısını istemesi son derece doğaldır. Sorun futbolla ilgilenmek değil; önceliklerimizin değişmesidir.
Düşünelim…
Bir futbol maçındaki mağlubiyet için binlerce paylaşım yapılıyor. Televizyonlar saatlerce özel yayın açıyor. Gazeteler günlerce aynı konuyu manşette tutuyor. Oysa Gazze’de hayatını kaybeden çocukların isimlerini kaçımız biliyoruz? Kaçımız onların hikâyelerini öğrenmeye çalışıyoruz? Kaçımız birkaç günlük öfkenin ötesine geçerek kalıcı bir duyarlılık gösterebiliyoruz?
Modern medya düzeni insanların dikkatini yönlendirme konusunda son derece güçlü bir etkiye sahiptir. Sürekli eğlenceye, tüketime ve anlık heyecanlara odaklanan bir medya ikliminde insanların kalıcı acılara karşı duyarsızlaşması da kaçınılmaz hale geliyor. Her gün yeni bir görüntü, yeni bir olay ve yeni bir gündem ortaya çıkıyor. Vicdanlar ise hızla bir sonraki habere taşınıyor.
Oysa Müslüman’ın bakışı farklı olmalıdır.
Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor:
“Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerini korumada bir beden gibidir. Bedenin bir organı rahatsız olursa diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle ona iştirak eder.”
Bugün Gazze yanıyorsa, Doğu Türkistan’da insanlar baskı altındaysa, Sudan’da, Yemen’de veya başka mazlum coğrafyalarda insanlık dramları yaşanıyorsa, bir müminin kalbi bunlara karşı kayıtsız kalamaz. Elbette günlük hayatımıza devam edeceğiz, spor da izleyeceğiz, sevinip üzüleceğiz. Ancak bir futbol maçına gösterdiğimiz ilginin çok daha fazlasını insan hayatına göstermek zorundayız.
Belki de asıl soru şudur:
Bir maç kaybedildiğinde günlerce konuşan bizler, neden binlerce çocuğun hayatını kaybettiği bir trajedi karşısında aynı süre boyunca gündem oluşturamıyoruz?
Bu soru sadece medyaya değil, hepimize yöneliktir.
Çünkü toplumların gündemi, biraz da toplumların vicdan aynasıdır. Eğer bir gol pozisyonu, bir çocuğun hayatından daha fazla konuşuluyorsa burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorun var demektir.
Türkiye’nin Avustralya’ya yenilmesi elbette üzücüdür. Ancak Gazze’de kaybedilen her çocuk, her anne, her baba ve her masum insan çok daha büyük bir acıdır.
Belki de bugün ihtiyacımız olan şey, skor tabelasına baktığımız kadar vicdanımıza da bakabilmektir. Çünkü bazı mağlubiyetler sahada yaşanır; bazıları ise kalplerde. Ve kalplerde yaşanan mağlubiyetlerin telafisi çok daha zordur.
AFGANİSTAN’IN SELAMETİ İÇİN Afganistan’ın temelleri İran Şahı Nadir Afşar’ın 1747’de öldürülmesiyle bağımsızlığını ilan eden Afgan aşiretleri tarafından Durraniler Abdali aşiretinden Ahmet Han’ın şah seçilmesiyle atıldı. Ahmet Şah; Gazne, Herat, Peşaver, Kabil ve Kandahar’da bağımsız yaşayan aşiretleri tek çatı altında toplayarak Afgan birliğini oluşturan kişi. 1947’de mevcut Afgan toprakları üzerinde ve...
Karadeniz bölgesinde, metrekareye ortalama 130 kg yağış düşmesi nedeniyle hayat olumsuz etkilendi. Ordu, Düzce, Bartın, Samsun, Zonguldak, Bolu ve Çorum illerimizi etkileyen sağanak yağış etkili olarak sel felaketine neden oldu. Bartın’da Karaçay deresinin taşması neticesinde Atalay Sanayi sitesinde 50 kişi mahsur kaldı. Sel felaketi nedeniyle mahsur kalan vatandaşlar, iş makineleri...
Sokak Röportajında Dikkat Çeken “Şeriat” Değerlendirmesi İstanbul’da dijital bir platform için gerçekleştirilen sokak röportajında, mikrofon uzatılan bir vatandaşın Türkiye’de şeriat yönetimine yönelik açıklamaları sosyal medyada ilgi uyandırdı. “Mesken” isimli kanalın muhabiri tarafından yöneltilen “Sence Türkiye’ye şeriat gelmeli mi?” sorusuna yanıt veren vatandaş, şeriat kavramının toplumda yanlış algılandığını savundu. “Toplumda Bilinçsizlikten...
Kana doymayan İsrail, Beyrut’u bir kez daha vurdu ve Hizbullah’ın ana karargahı hedef alındı. Hizbullah’tan açıklama gelirken, ABD saldırıyla ilgili önceden bilgilendirilmediklerini açıkladı. Hizbullah’ın lideri Nasrallah öldü mü? İşte açıklamalar… Filistin’de kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden binlerce sivili katleden İsrail şimdi de hedefine Lübnan’ı koydu. Lübnan’a bir kez daha saldırılar...
Güney Koreli Fenomen Daud Kim, Hayalini Gerçekleştirdi: İncheon’da Cami İnşaatı Tamamlandı İslamiyet’i seçtikten sonra hayatını bu yolda vakfeden ünlü Güney Koreli YouTuber Daud Kim, uzun süredir üzerinde çalıştığı cami projesinde mutlu sona ulaştı. Kendi imkanları ve takipçilerinin desteğiyle satın aldığı arazi üzerine inşa edilen cami, dualarla kapılarını açtı. Azmin ve...
Kur’ân merkezli İslam dininin bilgili ve bilinçli imanlısı iken açık beyan nitelikli sözleri, davranışları ve işleri ile İslam’dan çıkan kişiler olan mürtedlerin dinden çıkışlarıyla birlikte nikâhları düşer veya yetkili mercilerce fesih yoluyla düşürülebilir mi? Mallarına el konulabilir mi? Önce, Kur’ân ve onunla örtüşen Sünnet’te yer almadıkça hiçbir konuda din adına...