islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7144
EURO
55,1170
ALTIN
6.731,41
BIST
13.811,60
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
30°C
İstanbul
30°C
Parçalı Bulutlu
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C

Bir Gole Ağlayanlar, Gazze İçin Neden Susuyor?

Bir Gole Ağlayanlar, Gazze İçin Neden Susuyor?
A+
A-

Bir Gole Ağlayanlar, Gazze İçin Neden Susuyor?

Bir Mağlubiyete Üzülen Toplum, Gazze’ye Neden Aynı Hassasiyeti Gösteremiyor?

Türkiye’nin Avustralya karşısında aldığı mağlubiyetin ardından sosyal medya adeta ayağa kalktı. Saatler boyunca maç konuşuldu. Teknik direktör eleştirildi, oyuncular tartışıldı, yorumcular ekranlarda yenilginin nedenlerini anlattı. Milyonlarca insan üzgündü. Çünkü ortada kaybedilmiş bir maç vardı.

Peki aynı günlerde Gazze‘de yaşananlar için ne kadar üzüldük?

Aylar boyunca bombalar altında yaşayan çocuklar, enkazların arasında evlatlarını arayan anne-babalar, açlıkla mücadele eden yüz binlerce insan ve her gün yeni bir katliam haberi… Bunlar da ekranlarımıza geliyor. Ancak çoğu zaman birkaç dakika durup ardından spor, magazin veya başka gündemlere geçiyoruz.

Burada futbolu suçlamak doğru değildir. Spor insanları bir araya getiren, sevindiren, heyecanlandıran önemli bir faaliyettir. İnsanların tuttukları takımın veya milli takımın başarısını istemesi son derece doğaldır. Sorun futbolla ilgilenmek değil; önceliklerimizin değişmesidir.

Düşünelim…

Bir futbol maçındaki mağlubiyet için binlerce paylaşım yapılıyor. Televizyonlar saatlerce özel yayın açıyor. Gazeteler günlerce aynı konuyu manşette tutuyor. Oysa Gazze’de hayatını kaybeden çocukların isimlerini kaçımız biliyoruz? Kaçımız onların hikâyelerini öğrenmeye çalışıyoruz? Kaçımız birkaç günlük öfkenin ötesine geçerek kalıcı bir duyarlılık gösterebiliyoruz?

Modern medya düzeni insanların dikkatini yönlendirme konusunda son derece güçlü bir etkiye sahiptir. Sürekli eğlenceye, tüketime ve anlık heyecanlara odaklanan bir medya ikliminde insanların kalıcı acılara karşı duyarsızlaşması da kaçınılmaz hale geliyor. Her gün yeni bir görüntü, yeni bir olay ve yeni bir gündem ortaya çıkıyor. Vicdanlar ise hızla bir sonraki habere taşınıyor.

Oysa Müslüman’ın bakışı farklı olmalıdır.

Peygamber Efendimiz (sav) şöyle buyuruyor:

“Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve birbirlerini korumada bir beden gibidir. Bedenin bir organı rahatsız olursa diğer organlar da uykusuzluk ve ateşle ona iştirak eder.”

Bugün Gazze yanıyorsa, Doğu Türkistan’da insanlar baskı altındaysa, Sudan’da, Yemen’de veya başka mazlum coğrafyalarda insanlık dramları yaşanıyorsa, bir müminin kalbi bunlara karşı kayıtsız kalamaz. Elbette günlük hayatımıza devam edeceğiz, spor da izleyeceğiz, sevinip üzüleceğiz. Ancak bir futbol maçına gösterdiğimiz ilginin çok daha fazlasını insan hayatına göstermek zorundayız.

Belki de asıl soru şudur:

Bir maç kaybedildiğinde günlerce konuşan bizler, neden binlerce çocuğun hayatını kaybettiği bir trajedi karşısında aynı süre boyunca gündem oluşturamıyoruz?

Bu soru sadece medyaya değil, hepimize yöneliktir.

Çünkü toplumların gündemi, biraz da toplumların vicdan aynasıdır. Eğer bir gol pozisyonu, bir çocuğun hayatından daha fazla konuşuluyorsa burada üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorun var demektir.

Türkiye’nin Avustralya’ya yenilmesi elbette üzücüdür. Ancak Gazze’de kaybedilen her çocuk, her anne, her baba ve her masum insan çok daha büyük bir acıdır.

Belki de bugün ihtiyacımız olan şey, skor tabelasına baktığımız kadar vicdanımıza da bakabilmektir. Çünkü bazı mağlubiyetler sahada yaşanır; bazıları ise kalplerde. Ve kalplerde yaşanan mağlubiyetlerin telafisi çok daha zordur.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.