
Yıllardır, ülkemizde Aile sistemimiz bilerek veya bilmeyerek, ciddi bir şekilde ihmale uğradı ve yıpratıldı. İnsan denilen varlığın, içinden geldiği ve ihtimamıyla yetiştiği ve birçok güzel duygu ve özellikleri kazandığı Aile kurumu, ciddi ihmaller ve tahribat ile fonksiyonunu yapamaz hale geldi.
Sosyologlar Derneği, 14 yıldır sessiz ve sakin bir şekilde eğitim, seminer, kongre ve saha çalışmalarıyla toplumun problemlerini ele alırken, hükümet ve değişik kesimler tarafından farkına varılmayan, idealist bir sivil toplum kuruluşu.. Herhangi bir gruba veya siyasi kuruluşa bağlı olmadan, samimi ve gönüllü çalışmalarını sürdürüyor. Böyle bir derneği kurulmasına vesile olmanın, doğru ve hayırlı bir karar olduğunu her an hissetmekteyim.
Ailenin bu derece sahipsiz, dayanaksız ve rolünün giderek azaltılması yetmiyormuş gibi çeşitli kesimler tarafından fonksiyonsuz bırakılma durumu, bizleri ailelere dayanak olmak, onları kendi problemlerini çözücü bir noktaya getirmek, toplumdaki rolünü oynamak üzere bir Aile Okulu ve Aile Danışmanlık Merkezi gibi bir çalışmaya sevk etti. Ayrıca, Batı bilgi ve anlayışı ile oluşturulan sosyoloji, psikoloji ve rehberlik çalışmalarının toplumun değerlerine ve kültürüne olan yabancılığının getirdiği çözümsüzlükler de, olayın bir başka müdahale yapılmasını gerektiren tarafını ortaya koyuyordu.
Sosyoder, toplumun değerlerine bağlı sosyolog, psikolog, rehberlik uzmanı, aile danışmanı, sosyal çalışmacı ve hukukçu gibi uzmanları bir araya getirerek, bir “teşhis ve çözüm merkezi” niteliğinde bir çalışmanın başlatılmasının startını vermiş oldu. Konu, birçok sosyal bilim alının verileri ile ele alınacaktı.
Çünkü, aileler, kendi içlerinde gerekli bilgilenmeyi istenilen şekilde yapamıyor, aile içi problemleri götürebilecekleri, güvenilir ve yetkin insanları çok fazla bulamıyorlardı. Diğer yandan internet ve sosyal medyanın yanlış ve yabancı düşünce ve yaşama şartlarını empoze ederek, farklı bir insan tipi yetişiyordu. Aileler, gençler üzerindeki yönlendirmelerine de, medyanın yanında, Batı mantalitesine uygun hukuki ve idari kararlar ile ebeveynilk yönünü yapamama gibi bir durumla karşı karşıya kalıyorlardı. Zaten dijital medyanın ortaya çıkması ile birlikte, çocuk ve gençler ailelerin kontöründe değil, medyanın ne olduğu ve neye hizmet ettiği belli olmayan platformları ve akıl verenlerinin aldatıcı bilgi ve hayat örnekleri ile ciddi bir bicinde kontrol altına alınma durumu söz konusu oldu. Bu durum, sadece bizim ülkemizde değil, Batı ülkelerinde de, medyaya bağımlı kitleler ortaya çıkarak, ciddi sıkıntılara yol açmışlardı.
Toplantıda sosyolog, psikolog, aile danışmanı, rehber uzman ve hukukçulardan oluşan konuşmacılar, Aile konusunun önemine, aile içi ilişkilerin hangi çerçevede düzenlenmesine, Aile içi değerler sisteminin etkinliğine ve çocuklara yönelik, nasıl bir yaklaşım içinde hareket edilmesine yönelik, tespit ve çözüm yollarına temas ettiler. En önemlisi de, hukuk kurallarının, toplumun inanç, ahlak ve değer sistemlerine uygun olmayan, kuralları ve bu manada, “kadından yana bir hukuk” sisteminin, yanlışlığına dikkat çektiler. Ayrıca, Ailenin çocuk üzerinde kendi değer ve gelenekleriyle bir yönlendirme yapamaması ile ilgili çarpıcı örnekler sundular.
Sonuçta; Aile’nin insan için her yönüyle gerekli ve önemli bir müessese olduğu ve onun ayakta durmasının sadece sosyal çalışmalar ile değil, Aileyi koruyucu ve güçlendirici mekanizmaların da devreye girmesiyle gerçekleşebileceği dile getirilmiş oldu. Bu konuda da, sadece hükümetten beklentilerle yetinilmemesi, toplumun kendi içinde güçlü müesseseler kurmak suretiyle Aileyi onurlu ve güçlü bir müessese haline getirilmesi gerektiği konusunda birleşildi.
Sosyoder, faaliyete başlayacağı Aile Okulu ve Aile Danışmanlık çalışması ile, ailelerin problemlerinin alındığı bir “destek merkezi” oluşturmak, Aile ilişkilerinin ve sorumluluklarının gereği gibi yerine getirilmesi için Aile Okulunu faaliyete geçirmek ve aynı zamanda, Ailelerin problemlerini yüz yüze veya online olarak alıp, bunları uzman gruplar yardımıyla, birkaç sosyal disipline mensup akademisyen ve araştırmacıların birlikte konsültasyonu (danışmanlığı) ile çözme gibi bir sistemi çalıştırması sonucuna varıldı.
Artık, bundan sonra sosyologlar derneği bünyesindeki uzmanlar, kendilerine gelen aile içi ve dışı problemleri birkaç uzmanın birlikte değerlendirmesi ve konudan etkilenen kişilere danışmanlık hizmetini piyasanın yarı fiyatı gibi sembolik bir meblağ ile yürütmesi kararlaştırılmış oldu. Böylece umuyoruz ki, Aile en azından artık problemlerini ileteceği ve çözüm bekleyeceği kurumsal bir yapının desteğini alacak ve problemlerine, kendi değer ve kültürüne uygun bir bilgi sistemi içerisinde cevap alabileceği “yerli bir sistem”in yanında olduğunu bilebilecek ve çaresiz kalmayacaktır.
Bu konu için müracaat adresi: sosyologlarderneği@gmail.com’dan gerekli detaylı bilgi alınabilir.