
Aşağıda, üç dönem Beyoğlu Belediye başkanlığı yapmış Ahmet Misbah Demircan’a hitaben yazılan satırlar, yapılan güzel hizmetlerin unutulmayacağını göstermektedir. Hizmetlerin Hak katında değerlendirileceği de şüphesizdir.
Bu yazıyı, şu anda Tunus Büyük Elçisi olan Ahmet Misbah Bey’in hocamız Ali Rıza Demircan’ın oğlu olduğu için ayrıcalık tanıyarak değil, samimi ve örnek olacak nitelikte bulduğumuz için yayımlıyoruz.
Faydasına inandığımız için bu tür yazıların, kim tarafından kiminle ilgili olarak yazılırsa yazılsın bize ulaştırıldığında yayımlayacağımızın bilinmesini isteriz.
***
SAYIN BAŞKANIM AHMET BEY,
Ben 2006 yılından bu yana Beyoğlu’nda ikamet eden, sizin Beyoğlu Belediye Başkanlığı yaptığınız dönemde büyüyen bir gencim. Çocukluğumun ve gençliğimin en güzel anılarının birçoğunda, sizin Beyoğlu’na kazandırdığınız hizmetlerin ve güzelliklerin izleri bulunmaktadır.
Siz Beyoğlu Belediye Başkanıyken, bizlere sunduğunuz hizmetlerden, hayata geçirdiğiniz yeniliklerden ve yaptığınız birçok güzel çalışmadan yararlanma fırsatı buldum. Sizin vesilenizle açılan Kefken Çevre ve Yaz Kampı‘nda, hayatımda ilk kez ailemden uzakta, arkadaşlarımla birlikte tatil yapmanın heyecanını yaşadım. Orada yeni dostluklar kurdum, yeni arkadaşlıklar edindim ve bugün bile unutamadığım güzel anılar biriktirdim.
Sizin emeğinizle yenilenen Hacı Ahmet Parkı’nda koştum, oynadım ve çocukluğumu yaşadım. Düzenlediğiniz kültür etkinlikleri sayesinde müzeleri gezdim, festivallere katıldım ve daha birçok alanda etkinliklere iştirak etme imkânı buldum. Gezdim, öğrendim, tanıdım ve gördüm.
Belki o günlerde bunların benim hayatımda ne kadar değerli izler bırakacağını tam olarak anlayamamıştım ancak bugün geriye dönüp baktığımda çocukluğuma ve gençliğime kattığınız güzellikleri çok daha iyi anlıyorum. Görev süreniz sona erip Beyoğlu Belediye Başkanlığı’ndan ayrıldığınızda inanınız, ailemden birisi gitmiş gibi büyük bir üzüntü yaşadım. Çünkü sizi sadece bir belediye başkanı olarak değil, Beyoğlu’nun sokaklarında, mahallelerinde bizlerle iç içe olan, bizlere dokunan ve gönlümüzde yer edinen bir insan olarak tanıdım.
Sizinle mahallemizde ve sokaklarımızda defalarca bir araya geldim. Her karşılaşmamızda elinizi sıkma şerefine erişmek benim için ayrı bir mutluluktu. Çocukluk ve gençlik yıllarımın en güzel hatıralarında sizin iziniz var. Hatta sizin döneminizde açılan Beyoğlu Yüzme Havuzu’nda yüzmeyi bile öğrendim. Hayatımın birçok güzel anısında, farkında olsanız da olmasanız da emeğiniz var.
Şimdi ise büyüdüm. İstanbul’da, Beyoğlu’nda bir kamu hastanesinde kamu personeli olarak görev yapıyorum. Tıpkı siz zamanında Beyoğlu’na ve insanımıza hizmet etmek için gösterdiğiniz gayret gibi, ben de canla başla çalışıyorum. Başta Beyoğlu’ndaki vatandaşlarımız olmak üzere, İstanbul’dan ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen vatandaşlarımıza en iyi hizmeti verebilmek için elimden geleni yapıyorum. Annemin, babamın, dedemin, ninemin, komşularımın, dostlarımın, arkadaşlarımın ve kardeşlerimin gönlünde olduğu gibi, Beyoğlu’nda sizi tanıyan pek çok insanın da gönlünde ayrı bir yeriniz olduğuna inanıyorum.
Siz, sadece görev yaptığınız dönemde hizmet eden bir başkan olmadınız, insanların gönlünde taht kurmuş unutulmayan bir başkan olarak kaldınız. Biz sizi unutmadık. Ben de şahsım adına sizi hiçbir zaman unutmayacağım. İletişim numaranızın bir vesileyle bir arkadaşımda olduğunu öğrenince büyük bir heyecan duydum. Yıllar sonra size ulaşmak, bir selam vermek, hâlinizi, hatırınızı sormak ve size olan minnetimi kendi sözlerimle ifade etmek istedim. Bugün olduğum insanın oluşmasında, çocukluğumda ve gençliğimde bana sunulan imkânların ve Beyoğlu’nda gördüğüm hizmet anlayışının da önemli bir payı olduğuna inanıyorum. Bu nedenle yıllar geçmiş olsa da size içtenlikle teşekkür etmek istiyorum.
İyi ki Beyoğlu’nun çocuklarının ve gençlerinin hayatına dokundunuz. İyi ki bizlere güzel anılar, güzel mekânlar ve güzel imkânlar bıraktınız. Size olan sevgi, saygı ve minnet duygularımla sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir ömür diliyor, en içten selam ve saygılarımı sunuyorum.
ENES ORAKÇI