islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
49,1773
EURO
55,4046
ALTIN
6.604,03
BIST
12.374,26
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
21°C
İstanbul
21°C
Az Bulutlu
Çarşamba Çok Bulutlu
22°C
Perşembe Çok Bulutlu
20°C
Cuma Açık
23°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
24°C

GÜVENSİZ TOPLUM VE AHLAK

GÜVENSİZ TOPLUM VE AHLAK
05/10/2026 10:49
A+
A-

GÜVENSİZ TOPLUM VE AHLAK

Son yıllarda, dünyada olduğu gibi ülkemizde de güven duygusu büyük ölçüde yıprandı. Bundan dolayı, insanlar; sanki bir savaş ortamındaki gibi, başkalarını kırma, suçlama ve istismar etme yarışına girdi. İnsanlar, kanundan sıyrılabildikleri ölçüde, her türlü haksızlığı ve zorbalığı yapar hale geldi.

Suistimaller ve Vurgunlar

Para kazanmaya yönelik suçlar, o derece arttı ki, toplumda insanlar kimseye güvenemez hale geldi. Yalan, sıradan bir söz haline geldi. Doğruyu konuşmak ise, sanki insana zarar veren bir kelam halinde görülmeye başlandı. Ailede, ticarette, siyasette ve sosyal medyada, doğrudan ve güzelden çok yalan ve kötülük boy gösterir oldu.

Aldatma, sahtekarlık, soygun, hırsızlık ve silahlı tecavüz gibi olaylar sıradan vakalar haline geldi. Televizyon ve internet haberleri, her gün onlarca vukuat haberi vermekte ve toplum psikolojisini ciddi şekilde tehdit edici noktaya ulaşmakta.

Adli vakalar, inanılmaz boyutlara ulaşmış durumda, Mahkemelerde davalar, sürekli ileri tarihe ertelenerek, davaların görülmesi uzun zamanlara yayılmaktadır. İnsanlar, normal tutum ve davranışlarını kaybetmiş bir halde, sinirli ve anlayış niteliklerini kaybetmiş bir halde, patlamaya hazır bomba gibi hareket etmektedirler.

Bütün bu durum ve gelişmeler içinde, bir arada yaşaması ve birbirine destek ve yardımcı olması gereken toplumumuz, birbirine yabancılaşmış, birbirini kandıran, birbirlerinin dert ve sıkıntılarına aldırış etmeden, maddi menfaat ve kazançları en önemli kazanç ve fayda olarak, tahammülsüz ve katı bir haleti ruhiye içine girmiş durumdadır.

Bu durum, ciddi bir sosyal kriz ve patlamaya hazır bir sosyal bünye özelliğini göstermektedir.

Sosyal Çarpıklıklar ve Ahlak

Müslüman Türk toplumu, geçmiş hayatında böyle değildi. Birçok yabancı seyyah ve araştırmacının toplumumuzu anlatırken, yaptığı değerlendirmeler, verdiği örneklerde, birbirine karşı anlayışlı, yardımsever ve hatta yabancılara bile anlayış ve yardımcı olan olgun bir toplum örneğinden bahsetmektedirler. Hatta, Batı’nın önemli edebiyatçılarından Campanella, Güneş Ülkesi isimli kitabında, ideal olarak hayal ettiği bir dünyaya Türklerin yaşadığı ülke olabilir ifadesini kullanmıştır.

Ne oldu da bu toplum bu hale geldi? Bu toplum, teknolojik ve iktisadi gelişme uğruna kendi değer ve ahlakından uzaklaşarak, Batı’yı takip edip, onun kurum ve sistemini aldığı andan itibaren kimliğinden ve kültüründen koptu.  Bazı dünyevi arzular ve maddi imkanlar karşılığında, ahlaki ve sosyal sisteminden uzaklaştı. İlerlemek ve gelişmek adına, kendi medeniyet dünyasına kapılarını kapadı ve başkalarının lüks, heves ve maddi menfaatler dünyasına girdi.

Batı’nın mantığı ve yaşama tarzının, bu toplumun kültür ve ahlak değerleri ile uyuşamayacağını bilemeyen bazı yönetici ve ilim adamları, toplumu, ahlaki ve toplumcu özelliğinden uzaklaştırıp, başkalarını taklit ederek yaşamaya mecbur etmişlerdir. Bir insana bilgi vermemiş olmak, onun kendini kaybetmesine sebep olmaz. Çünkü insan, bilgiyi bir şekilde başka yerlerden alarak, ihtiyacını görebilir. Fakat, ahlak ve kimliğini kaybetmesine sebep olmak, onun hayat felsefesini ve gelecek düşüncesinin ortadan kaldırır. İşte, Türk toplumu da birçok toplum gibi bugün böyle bir felaket ile karşı karşıya kalmıştır.

Okulda, siyasette, işyerinde, sosyal hayatta; ahlakın olmayışı, en büyük normatif özelliği olan düzen anlayışını ortadan kaldırmaktadır. Her şeyi bilgi ve teknoloji ile halledileceğini söyleyen Batı toplumları, güven, samimiyet ve sosyal sorumluluk değerlerini önemli ölçüde kaybetmiş veya bu değerleri, maddi ve siyasi amaçlara tercih etmiştir. Bizler de, Batılılaşmadan beri, en önemli değerimiz olan ahlakı kaybettik. Şu bir tarihi ve sosyolojik gerçektir ki, ahlakını kaybeden bir toplum, herşeyini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu eksikliğin bedelini, her geçen gün daha da şiddetli bir şekilde yaşıyoruz. Eğer, ahlak ve sosyal davranışa ulaşmadığımız müddetçe, sıkıntılar ile yaşamaya devam edeceğiz.

Prof. Dr. Sami Şener

Yazarımızın Diğer Yazılarını Okumak İçin Lütfen Bu Linki Ziyaret Ediniz.

Mirat Haber – YouTube

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.