islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

ABD Savunma Bakanının İslam’a Bakışı ..

ABD Savunma Bakanının İslam’a Bakışı ..
A+
A-

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, 2020 yılında yayımlanan “Amerikan Haçlı Seferi” adlı kitabında İslam’a bakışını şu sözlerle özetliyor:

“İslam ne bir barış dini ne de bir şiddet dinidir; o bir teslimiyet dinidir. ‘İslam’ kelimesi bizzat Allah’a teslimiyeti, Allah’ın kitabına teslimiyeti ve Hz. Muhammed’in Hadislerinde yer alan sünnetine teslimiyeti ifade eder. Dine titizlikle bağlı olanlar için Kur’an’ın lafzı ve Peygamber Hz. Muhammed’in uygulamaları yanılmaz ve sorgulanamazdır; bu sebeple İslam’ın metni, esasen gerçek bir meydan okumadır.

Meseleyi daha da karmaşık kılan, İslam’ın yalnızca bir din olmayıp aynı zamanda bir yönetim sistemi oluşudur. Bu sistem, çeşitli biçimlerde tezahür eden şeriata dayanır; bir yargı ve ceza sistemi olduğu gibi, dindar Müslümanlar için bir kültürel hayat tarzıdır da. Bu nedenle İslamcılık ve yaygın İslamî siyaset anlayışı, başka hiçbir yönetim biçimiyle barış içinde bir arada var olamaz.

İslamcıların 1400 yıllık bir kitapları, bir mirasları, bir önderleri, köklü ve sarsılmaz bir tarih ve dava şuurları vardır.

“Amerika’nın İslamcılıkla ilişkisi uzun bir geçmişe sahiptir. Arkadaşım ve Fox ve Friends kanalındaki meslektaşım Brian Kilmeade’in çok satan ‘Thomas Jefferson ve Trablus Korsanları: Amerikan Tarihini Değiştiren Unutulmuş Savaş’ adlı kitabında da belirtildiği gibi, 18. yüzyılın sonlarına doğru, Kuzey Afrika’dan gelen Müslüman korsanlar Amerikan ticaret gemilerine saldırıyor, denizcilerimizi esir alıp köle yapıyorlardı.

O dönemde Thomas Jefferson ve John Adams’a bilgi veren bazı diplomatlar, saldırganların şu inanca sahip olduğunu aktarmışlardı: ‘Kur’an, kendi otoritelerini tanımayan tüm milletlerin günahkâr olduğunu buyuruyor… ve savaşta ölen her Müslüman mutlaka cennete gidecektir.’ Bunun üzerine John Adams şöyle demişti: ‘Onlarla yalnızca, onlarla sonsuza dek savaşmaya kararlıysak savaşmalıyız.’ Ve sözlerinde tamamen haklıydı. Amerika o gün onlarla savaştı ve onları mağlup etti. Bugün de aynı mücadele sürüyor.”

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, kitabında Twitter’da yaşadığı bir olayı da şöyle aktarıyor:

“Aralık 2019’da, Suudi Arabistanlı bir asker, Florida eyaletindeki Pensacola deniz üssünde üç Amerikalı pilotu vurarak öldürdü.

O sırada Fox ve Friends programını sunuyordum. İlk raporlar yayımlandığında, bunun bir İslamcı terör saldırısı olduğu kısa sürede anlaşıldı. Zira saldırganın, Usame bin Ladin’e, El-Kaide’ye ve Müslüman Kardeşler’e duyduğu desteği açıkça dile getirdiği bazı eski paylaşımlar ortaya çıktı. Twitter’da şu ifadeyle bir paylaşım yaptım: ‘Bu bir İslamcı terördür… Suudi Arabistan bu olayın hesabını vermelidir.’

Sekiz saat sonra Twitter hesabım kapatıldı. Ya bu tweet’i silmem ya da hesabımın tamamen silineceği söylendi.

Oysa ben Guantanamo Körfezi’ndeki İslamcı tutsaklara bekçilik ettim. Irak’ta El-Kaide teröristleriyle çarpışan bir tim yönettim. Afganistan’da, bomba yüklü bir araçla gerçekleştirilen saldırı sonrası, bir zırhlı personel taşıyıcının enkazından Amerikalıların cesetlerini ellerimle çıkardım… Şimdi ise, İslamcı terörü tenkit ettiğim için Twitter beni susturdu.”

“Haçlı Seferleri olmasaydı, ne Protestan Reformu olurdu, ne Rönesans yaşanırdı. Ne Avrupa olurdu, ne Amerika.

İslam, Orta Doğu’yu dönüştürdü, Kuzey Afrika’yı fethetti, Avrupa’yı neredeyse baştan başa ele geçirecekti. Şükür ki… Haçlı Seferleri bu ilerleyişi yavaşlattı.

Polonya Kralı Jan III Sobieski, Hristiyan ittifak ordusunun başkomutanı olarak, Osmanlı İmparatorluğu’nun İslam ordusunu mağlup etti. Bu zafer, İslam’ın Avrupa’ya yayılışını durdurdu. Eğer Viyana düşseydi, Müslümanlar Vatikan’a kadar yürür, onu bir camiye çevirirlerdi.

Polonyalılar, Batı medeniyetini ve Avrupa Hristiyanlığını kurtardı. Oysa Kuzey Afrika Hristiyanları, tıpkı Persler ve Hindistan’ın yarısı gibi, İslam’ın pençesine düştü ve bir daha asla ondan kurtulamadılar.”

Pete Hegseth – “Amerikan Haçlı Seferi”

Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu

İSLAMİ HABER  ‘MİRAT’  -YOUTUBE- 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.