
Trump’ın İran‘ın nükleer programına ilişkin son açıklamaları, Washington’ın bölgedeki gerilimi tırmandırma ve uluslararası hukuku hiçe sayma eğilimini bir kez daha gözler önüne serdi. Trump, İran’ın nükleer silah geliştirme eşiğinde olduğunu öne sürerek, özellikle İsfahan’daki yer altı tesislerinde depolandığı iddia edilen zenginleştirilmiş nükleer materyale yönelik “oldukça riskli bir kara operasyonu” ihtimalini gündeme getirdi. Bu tehdit, ABD’nin kendi çıkarları uğruna bölgeyi ateşe atmaktan çekinmeyeceğinin açık bir göstergesidir.
Operasyonun, nükleer materyalin ele geçirilmesini ve “güvenli bir şekilde taşınmasını veya imha edilmesini” kapsadığı belirtiliyor. Ancak bu tür bir müdahalenin, depolama alanlarının tam olarak bilinmemesi ve nükleer yakıtın zarar görmesi durumunda ortaya çıkabilecek radyoaktif ve zehirli gaz riski göz önüne alındığında, bölgesel bir felakete yol açabileceği açıktır. Buna karşın ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio “materyali ele geçirmenin ancak komandoların sahaya girip müdahale etmesiyle mümkün olacağını” söylerken, Trump’ın “bu tür risklerden korkmadığını, askeri operasyonları değerlendirmekten çekinmediğini” dile getirdi.
Trump’ın bu açıklamaları, Amerikan kamuoyunu olası bir nükleer operasyon için hazırlama ve İran’a karşı yeni bir propaganda kampanyası başlatma amacı taşıyor. Oysa uzmanlar, İran’ın bu süreçte yalnızca yakıt zenginleştirebileceğini, bir silah üretmenin ise aylar hatta bir yıl sürebileceğini belirtiyor. Daha önceki istihbarat raporları, kısa vadede İran’ın acil bir nükleer tehdit oluşturmadığını gösterse de ABD’nin son bombardımanları ve askeri hareketliliği, İran’ın nükleer materyali koruma kararlılığını daha da artırdığını gösteriyor.
Uzmanlar, İran’ın sahte konteynerler ve karmaşık yer altı düzenlemeleri ile özel kuvvetler için tuzaklar hazırlayabileceğini, bu nedenle operasyonun beklenenden çok daha zor olabileceğini ifade ediyor. Trump yönetimi, bu riskleri değerlendirerek operasyon seçeneklerini “ciddi şekilde masada tuttuğunu” iddia etse de bu tür bir müdahalenin ABD için de ağır sonuçları olacağı çok açık. Washington’ın bu tehlikeli oyunları, sadece İran’ı değil, tüm bölgeyi ve küresel barışı tehdit etmektedir.