
İnsan en güzel kıvamda ama çirkinliklere de eğilimli olarak denemeye uğratılmak üzere yaratılan yüce bir varlıktır. (Tîn 4; İsra 70 )
İnsan için hayat dünya ve âhiret olmak üzere iki kısımdır.
İnsanın Dünya hayatı sınırlı ve sürelidir. Ana görevi bütün varlıkların yaratıcısı olan Allah’a ibadettir. Bunun için asrımız insanı, evrensel kılınan son Peygamber Hz. Muhammed’in izinde ve onun tebliği ettiği Kur’ân’ın rehberliğinde yaşamakla yükümlüdür.
İnsanın Âhiret hayatı ölümle başlar, ruha özgü bir merhale olan kabir yaşamı ile devam eder. Ancak büyük sorgulama, Cennet ve Cehennem’e sevk Kıyamet Günü ile başlayacaktır.
Kıyamet göklerin ve yerin yıkılışı ve yeniden yapılandırılışı; insanların ruhları ve yeniden diriltilecek bedenlerinin birleştirilmesi ile gerçekleşecektir.
Kıyamet ile birlikte sorgulanacağı, ceza veya mükâfat göreceği için insanın iradeli sözleri, işleri ve ilişkileri görevli melekler tarafından kayda ve görüntüye alınmaktadır. Kur’ân bu kayıtlar ve görüntüler bütününe el-Kitap der.
Sorgulama el-Kitab’ın içerdiği inançlara ve amellere göre yapılacak ama bu inançlar ve ameller Adalet Terazileri’ne de girecek, böylece değerlendirmede adalet tam olarak sağlanacaktır.
Adalet terazileri, tartılar, tartıları ağır ve hafif gelecekler ve tartı sonuçlar ile ilgili Kur’ân-ı Kerîm’in A’raf, Enbiya, Mü’minûn ve Karia sûrelerinde âyetler bulunmaktadır. Biz bu âyetler bir arada zikredecek, sonra da farklı başlılar haltında açıklamaya çalışacağız.
“ Biz, Kıyamet Günü dosdoğru tartan adalet terazileri kurarız da, hiçbir kişi en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; hatta hardal tanesi ağırlığında bir şey olsa, onu bile tartıya koyarız. Biz, hesap görücü olarak yeter de artarız. ” (Enbiya 47)
***
“O gün, inançları ve amelleri belirleyecek tartı haktır/gerçekleşecek olgudur. Artık kimin tartıları ağır basarsa onlar Müflihûndur; kurtuluşa erenler onlar olacaktır.
Ölçülüp tartılacak şeyleri hafif kalanlara gelince, işte onlar, âyetlerimize karşı zalimce davrandıkları için öz benliklerini kayba/zarara uğratacak olanlardır.” (Araf 8-9)
***
“Artık kimin tartıları ağır gelirse onlar kurtulmuş olacaklardır.
Tartıları hafif gelenler ise kendilerini kayba uğratanlar, sürekli Cehennem’de kalanlar olacaklardır.” (Mü’minûn 102-103)
***
“ İşte o gün, tartıları ağır basan kişi,
Evet o kişi, sevip razı olacağı bir yaşayış içindedir.
Tartıları hafif çekenin ise,
Anası, Hâviye’dir.
Onun ne ne olduğunu sana kim bildirebilir?
O yakıcı kızgın bir ateştir! (Kari’a 6-11)
***
“ Bunlar Rablerinin âyetlerini ve O’na kavuşmayı inkâr edenlerdir, bütün inanç ve yaşamları boşa çıkacaktır. Bu yüzden kıyamet günü onlar için hiçbir tartı kurdurmayız /onlara hiçbir değer vermeyiz. ” (Kehf 105)
İnançları ve amelleri tartacak olan terazilerin kurulacağını Rabbimiz bildirmekte ve onları HAK ve KIST/Adalet olarak nitelemektedir. (Arf 8; Enbiya 47) Bu da onların lafızların hakikat anlamları çizgisinde âhiret alemine özgü teraziler olarak kabul edilmelerini gerektirmektedir. Onların adaletin tam olarak gerçekleştirileceği anlamına mecaz olarak yorumlanmaları için lafzî bir işaret de yoktur.
Evet Hak-Batıl bütün inançlarımız – değer yargılarımız ve zerreciklerden daha küçük veya daha büyük Hayır-Şer tüm amellerimiz; sözlerimizi davranışlarımız, işlerimiz ve ilişkilerimiz tartılacak.
“ Biz, Kıyamet Günü dosdoğru tartan adalet teraziler kurarız da, hiçbir kişi en küçük bir haksızlığa uğratılmaz; hatta hardal tanesi ağırlığında bir şey olsa, onu bile tartıya koyarız. Biz, hesap görücü olarak yeter de artarız. ” (Enbiya 47)
İnançlar ve ameller yazılabilir ve bir ölçüde görüntüye alınabilir ama tartılabilir mi? Hem niçin tartılacak?
Allah’ın kitabı Kur’ân’ın açıklamalarına göre bizimle görevli melekler bizim iradeli bütün sözlerimiz, işlerimiz ve ilişkileri yazmaktadırlar:
“Yoksa onlar, dışarı vurmadıkları düşüncelerini ve gizli konuşmalarını duymaz mıyız sanırlar? Biz elbette duyarız ve yanı başlarındaki şerefli yazıcılar olan elçilerimiz bütün o gizlediklerini yazarlar/kaydederler.” (Zuhruf 80)
Melekler amellerimizi yazdıkları gibi çekimle görüntüye de almaktadırlar.
“Bu bizim Kitabımız / kayıtlarımız, sizinle ilgili her şeyi bütün gerçekliğiyle anlatır: çünkü Biz yaptıklarınızın birer nüshasını çıkarıyorduk. (Casiye 29)
Sonuçta amellerimizin yazılı ve görüntülü olduğu bir Kitap okumamız/izlememiz için önümüze konulacak. Okuyalım:
“Ve o Gün ona oku/izle kayıtlarını ve görüntülerini içeren Kitabını denecek, çünkü bugün kendi hesabını kendin çıkaracak konumdasın!” (İsra 14)
Bu kitapta hayırlarımızı bulacağımız.
Suçlular – günahkârlar yaptıkları bütün şerlerini de bulacak ve dehşete düşerek eyvah ki eyvah diyerek feryadı basacaklardır:
“Ve (o Gün, herkesin dünyada yapıp-ettiklerini içeren el-Kitap önlerine konduğunda, suçluların orada (yazılı ve görüntülü) olanlardan irkildiklerini görürsün; “Vah bize! Nasıl bir Kitapmış bu, küçük, büyük hiçbir şey bırakmamış, her şeyi hesaba geçirmiş!” derler. Ve yapıp-ettikleri her şeyi kaydedilmiş ve görüntüye alınmış olarak önlerinde bulurlar; ve Rabbinin kimseye haksızlık yapmadığını (anlarlar)” (Kehf 49)
Yapılanlar inkâr edilemeyecek çünkü organlarımız konuşturulacaktır:
“ O Gün ağızlarına mühür vuracağız, fakat elleri dile gelecek ve ayakları (hayatta iken) yapmış oldukları her şeye tanıklık edecektir. “ (Ya- Sîn 65)
Bütün bunlar yapılacağına ve sorguya esas olacak bu Kitaplar yargı sonuçlarını içerir şekilde sağımızdan verilerek Cennet’e, solumuzdan ve arkamızdan verilerek de cehenneme sevk edileceğimize göre adalet terazileri niçin kurulacaktır.? (Hakka ve İnşikak sûreleri ilgili âyetler)
Bunun en doğru cevabı her şeyi gören, bilen yerli yerinde yapan Allah’ın bu terazilerin kurulmasını dilemiş olmasıdır. Ancak Kur’ân çizgisinde aklımızı kullanarak bazı sebepler tespit edebiliriz.
Bunların bazıları da şunlardır:
Terazilerin varlığına inanılıp inanılmayacağı konusunda kulların dünya hayatında imtihan edilmesi,
Ahiret hayatında mutluluk ve mutsuzluğun açığa vurulması,
İnsanlara hayırları ve şerlerinin daha bir gösterilmesi,
İnsanların amellerine itirazının engellenmesi,
Allah’ın adil olduğu ve hiçbir şekilde zulmetmeyeceğinin gösterilmesi. (İbn-i Muhammed Cevzî, Zadül-Mesir A’raf 9)
Devam edecek
ALİ RIZA DEMİRCAN
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-