islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
15,6045
EURO
16,3540
ALTIN
916,37
BIST
2.390,79
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
22°C
İstanbul
22°C
Açık
Salı Parçalı Bulutlu
23°C
Çarşamba Az Bulutlu
17°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
19°C

ADAM KAYIRMAK HARAMDIR 

ADAM KAYIRMAK HARAMDIR 
30.04.2022
A+
A-

Ehil olmayana görev vermek yanlıştır. Yanlış olmakla kalmaz haksızlıktır. Haksızlık ise zülümdür. Zülüm de merhamet ve adaletin buharlaşmasıdır, sonuç ise yıkıcı felakettir.

Daha yazıya başlarken açıkça ifade etmek gerekiyor. Hak, en yüce değerlerden biridir. Çünkü her şeyden önce Rabbimiz Allah Teâlâ’nın isimlerinden biri “Haktır. Ondan sonra nice kümeleri içinde olan ve Rabbimizin hak dediği bütün değerler de hak’dır. Böyle engin ve kapsamlı hak tasavvuru, her akıl sahibini bağlayan bir ilkedir. Onun içinde devletin başında ki sorumlu olan yetkililerinden en alt kademeye varıncaya kadar her kesi re’sen ilgilendiren bir müeyyidedir. Konu açılımı geneldir. Hedef bellidir. Hakkın yaygın ve hâkim olması esasıdır. Nasiplenmek isteyen herkes kendini yoklayabilir. Yani bu tüm insanlık için ideal bir değerdir.

Buna rağmen, cihan şümul Kitabımızda her kesin ve her şeyin hakkı ile ilgili açıklama yapılmaktadır. Bu hak beyanların uygulamasında direkt müminler muhataptır. Hele görev başında olanlar ayni zamanda sorumluluklarından dolayı bizatihi sorgulanacaktır. Bu sorumlu olan, her hangi birinin hakkına tecavüzden dolayı ayni zamanda zâlimler kategorisine girer.

Yazdığım her yazımın ve kullandığım her ifademin bilincindeyim. Yaptığım her işten, yazdığım her yazıdan,  önce Vacibu’l Vücud ve Kadir’i-lmutlak Allah Teâlâ’ya yakinen sorumluyum. Vicdanımdan da kurtulmam mümkün olmadığı inancındayım. Başkaları ile ilgili haklar adına hassasiyetim vardır. Ancak “hak ihlalinden nice değerimiz yok edilmiştir. Onun için en azından haksızlık karşısında uyarmak ve ihlali halinde kıyam etmek boynumuzun borcudur. Bunlara duyarsız kalmak “dilsiz şeytanlıktır.” Dilsiz şeytanlık afettir, felakettir.

Dileriz, kimse zarar görmesin. Kimse bir başkası karşısında itibar kaybetmesin, refüze olmasın. Amma birileri de kamu kurumlarına ve de insan haklarına zarar veriyorsa işte bu durum karşısında susmak da zülümdür. Zülüm yayılınca hakkın zevali de kaçınılmazdır. Bundan insan ve kurumlar zarar görür, çöküş ve yıkıma sebep olur. Bu da toplumu derinden etkiler. Kamu kurumuna eleman alınacağı zaman ihtiyacı olan müracaat eder. İmtihana girer ve yeteri puan alan, mülakatta eleniyorsa bunda bir art niyet olduğu şüphesi uyandırır.

Bu tarzda elenenler takibe başlıyor ve yazılıda düşük puan alanların mülakatta kazanıp işe alındıklarına şahit oluyorlar. Ve adam kayırma yaygaraları yayılıyor. Araştırma sonunda “dayıoğlu,” amcaoğlu ve yeğen foyası ortaya çıkıp yayılıyor. Bu da fitne kaynağı oluyor. Aslında bunu yapan dindar olsun, dindar olmasın kimsenin haddine değildir, hakkı da değildir.  Hele bunu yapanlar iktidar parti mensupları ise böyle bir mülakat yüz karasıdır. Dindar olmayan “haram helal” tanımam der, işin içinden çıkabilir. Fakat hem dindar ve hem de “haram helal” tanımaz olursa, en azından hilekârdır. Dahası Allah Teâlâ’ya isyan etmiş olur. Yalnız isyan ile kurtulamaz daha tehlikeli duruma düşer. Sorumlulardan buna mani olmayanlar da kamu hukukuna ve yüklendikleri sorumluluğa hile karıştırarak hain olurlar.

Gerçekten Allah, size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hüküm vermenizi emreder. Hakikaten Allah bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz Allah, verdiğiniz hükümlerinizi işiten, emanete ait işlerinizi görendir. (Nisa:4/58) Bu ayette, Rabbimiz müslümanlara diyor ki, inanıyorsanız; size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman, adaletle hüküm vermenizi emrediyorum.” Buna rağmen “Dayıoğlu,” “amcaoğlu” tercih meselesinde ehliyet ve liyakat aranıyorsa âdil uygulama, ehliyet ve liyakat aranmıyorsa zülüm olur.

İş, ehlinden başkasına verilirse kıyameti bekle”  buyuran, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir diğer hadisi şerifinde; “helal bellidir, haram da bellidir. Bunların arasında şüpheli olanlar vardır. Kim namusunu ve dinini korumak isterse şüpheli olan işleri terk ederek sakınsın.” Eğer“ helal,  harama riayet edilmezse netice günümüzdeki gibi olur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bir hadisi şerifinde ise; Ümmetimin üzerine öyle zaman gelecek ki, o gün insan kazandığının helalden mi haramdan olduğuna aldırış etmeyecektir,” buyurmaktadır. Bu ayni zamanda dürüst çalışanlara karşı kalleşliktir.!

Adam kayırmak, dengeleri sarsan şiddeti yüksek depremdir. Esselamu aleykum İlhan ORAL!  

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.