Aydınlık–Mirat Haber Arasında “Kıvılcımlı” Polemiği Büyüyor
“İslam Bir ‘İzm’in Vagonu Değildir” Çıkışı
Mirat Haberile Aydınlık Gazetesiarasında Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın İslam yorumları üzerinden başlayan tartışma büyüyerek sürüyor. Aydınlık yazarı Mirza Çelik’in “İslam’ı maddeden koparmayın” yaklaşımına cevap veren Mirat Haber yazarı Hasan Karademir, Marksist metodolojiyle yapılan din yorumlarının İslam’ın aşkın yönünü gölgelediğini savundu.
“Ruhu Maddeye Mahkûm Edemezsiniz”
Karademir, kaleme aldığı “Kıvılcımlı’nın Çıkmazı” başlıklı yazıda temel ayrımın “madde mi ruhun emrinde olacak, yoksa ruh mu maddenin türevi sayılacak?” sorusunda düğümlendiğini ifade etti.
Karademir’e göre Dr. Hikmet Kıvılcımlı’nın, İslam medeniyetini Marksist tarih anlayışı üzerinden açıklama çabası, vahyi maddi süreçlerin bir sonucu gibi değerlendirdiği noktada “ontolojik indirgemeciliğe” dönüşüyor.
Yazıda şu ifadeler dikkat çekti:
“Kıvılcımlı’nın Marks-Engels-Morgan metodolojisiyle İslâm Medeniyeti’ni maddî temelleriyle açıklama gayreti, eğer vahyi maddeye tâbi kılıyorsa, bu ontolojik bir indirgemeciliktir.”
“İslam’ı Sosyalizmle Tanımlamak Tahriftir”
Polemiğin merkezindeki bir diğer başlık ise Kıvılcımlı’nın İslam’ı “ilk sosyalizm” veya “tarihsel devrim” şeklinde tanımlayan yaklaşımı oldu.
Karademir, İslam’ın Marksist kavramlarla tarif edilmesini bir “yakınlaştırma” değil, doğrudan “özünden uzaklaştırma” olarak değerlendirdi. İslam’ın kendine mahsus ilahi karakterinin herhangi bir ideolojik sistemin parçası gibi sunulamayacağını belirten Karademir, şu değerlendirmeyi yaptı:
“İslâm’ı ‘ilk sosyalizm’ savunusu olarak konumlandırmak, İslâm’ın nevi şahsına münhasır ulviyetini bir ‘izm’in vagonu haline getirmektir.”
Tarihsel Determinizm Eleştirisi
Mirat Haber’de yayımlanan yazıda, Kıvılcımlı’nın din anlayışının “tarihsel determinizm” üzerine kurulu olduğu öne sürüldü. Hasan Karademir, ilahi hakikatin toplumsal evrim yasalarıyla açıklanmasını sert ifadelerle eleştirdi.
Karademir’e göre, dinin özünü yalnızca ekonomik ve toplumsal değişimlerle açıklamak, İslam’ın “gayb” ve “mutlak hakikat” boyutunu göz ardı ediyor.
Yazıda şu ifadeler yer aldı:
“İslâm’ın zaferlerini yalnızca maddi ihtiyaçların dönüşümüne bağlamak, hakiki kaynağı ıskalamaktır. Bu en kaba tabirle tahriftir.”
Maturidi Tartışması da Polemiğe Dahil Oldu
Aydınlık cephesinin gündeme taşıdığı “İmam Maturidi de ayetleri dönemin şartları içinde değerlendiriyordu” argümanına da cevap veren Karademir, Maturidi’nin yaklaşımıyla Kıvılcımlı’nın tarih anlayışı arasında temel fark bulunduğunu savundu.
Karademir’e göre Maturidi, vahyin indiği dönemin şartlarını bir “anlama köprüsü” olarak ele alırken; Kıvılcımlı, vahyi tarihin sınırları içine hapsediyor.
Bu fark yazıda şu ifadeyle özetlendi:
“Maturidi’nin yaklaşımı bir tefsir anahtarıdır; Kıvılcımlı’nın tarih tezi ise ayetleri tarihî bir ‘oldu-bitti’ye hapseden bir zindandır.”
“İslam Bir Hayat Nizamıdır”
Hasan Karademir yazısını, İslam’ın yalnızca sosyolojik veya tarihsel bir olgu olarak değil; hayatın bütün alanlarını kuşatan ilahi bir düzen olarak görülmesi gerektiğini vurgulayarak tamamladı.
Yazıda, maddeci perspektifin hakikati açıklamakta yetersiz kaldığı savunulurken, İslam’ın “hayat nizamı” oluşuna dikkat çekildi.
HABER YORUM
Dünya kuruldu kurulalı Hz. Adem‘den bu yana hak ile batıl mücadelesi devam ede gelmiştir ve kıyamete kadar da devam edecektir…
Bir tarafta “izm”ler…. Sosyalizm… Kapitalizm… Kemalizm… Ve diğerleri…
Diğer tarafta “İnsanlığı karanlıklardan aydınlığa çıkaracak olan” İslam...
Bir tarafta Dini ve değerlerini “İzm”ler ile bağdaştırıp seküler hayatın girdabına sokmaya çalışan batıl anlayış…
Diğer tarafta İslam‘ın evrensel ve vazgeçilmez mesajlarına dayanan ve de hayatın bütün alanlarını kuşatan ilahi bir düzen… Yani Hak ve hakikat olan taraf…
Hayatı vahiyden bağımsız tanımlayanlar;
-Kimi zaman sınıf çatışmasını merkeze koyarlar…
-Kimi zaman sermayeyi kutsarlar…
-Kimi zaman ulusu, ırkı, ideolojiyi veya beşeri aklı mutlaklaştırırlar…
Oysa İslam, alemlerin Rabbi tarafından gönderilmiş ilahi bir hayat nizamıdır ve herhangi bir “izm”in gölgesinde anlamlandırılamayacak kadar büyüktür…
İslam’ı; sosyalizmle, kapitalizmle veya başka bir beşeri sistemle açıklamaya çalışmak; güneşi mum ışığıyla tarif etmekten öteye geçemeyecek lakırdılardır…
Ve nihayet hüküm de Allah’a aittir:
Her kim kişisel çıkarlarını, arzu ve ihtiraslarını terk edip Allah’ın hükmüne kayıtsız şartsız boyun eğerek barış ve esenliğe ulaşmak anlamına gelen ve bütün peygamberlerin bir sancak gibi elden ele taşıdıkları mükemmel hayat nizamı olan İslâm’dan başka bir din ararsa, şunu iyi bilsin ki, böyle bir din kendisinden asla kabul edilmeyecek ve o, âhirette de mutlaka ziyana uğrayanlardan olacaktır. ((Âl-i İmrân Suresi, 85. Ayet)
İSLAMİ HABER “MİRAT”
YOUTUBE