
Trump, sadece bir ay içinde 50 ülke ve uluslararası kuruluşla kavga etti.
Arap medyasının aksine, Trump’ın Ürdün Kralı ile Beyaz Saray’da düzenlediği basın toplantısı, Siyonist partiler tarafından beğenilmedi. İsrailliler, Ürdün Kralı’nın zorunlu göç planlarını reddettiğini, Mısır’ın öncülüğünde bir Arap planının varlığını vurguladığını ve Trump’ı, sahada hiçbir karşılığı olmayan çılgın fikirlerin girdabında kendi kendine dönmeye bıraktığını düşünüyor.
Trump’ın, sokak çetelerinin dilini andıran üslubu, Siyonist hahamların hoşuna gitmiyor. Bu dil, kaba ve gürültülü olup somut bir sonuç getirmediğinden dolayı rahatsız edici bulunuyor. Trump, Beyaz Saray’a adım attığı ilk ay içinde 50’den fazla ülke, eyalet ve uluslararası kuruluşla kavga etti. İsrail, Trump’ın yöntemini benimsemiş olsaydı, Süveyş Savaşı’na bile dayanamazdı. İsrail, Arap çevresini kışkırtmadan, sessiz komplolarla hareket etmeyi tercih ediyor.
İsrailli düşünürler, bencil Netanyahu ile öfkeli Trump arasındaki yakınlaşmanın İsrail’in çıkarlarını tehlikeye atabileceğinden endişe ediyor. Bu yüzden, Netanyahu ile Trump’ın Washington’daki basın toplantısına yönelik bazı eleştirileri var. Trump, bu toplantıda Netanyahu’yu şaşırtarak, “Gazze’yi satın alıp Fransız Rivierası’na dönüştüreceğim” dedi. İsrail’in önde gelen analizcileri, stüdyolarda alaycı bir gülümsemeyle bu sözleri izlediler. Çünkü Trump’ın bu sözlerinin tamamen düşüncesizce söylendiğini ve Netanyahu’nun onu sadece iktidarda kalmasını sağladığı için desteklediğini biliyorlardı.
Trump’tan Netanyahu’ya bulaşan aptallık virüsü, İsrail’in Suudi Arabistan’ı kaybetmesine neden oldu. Netanyahu’nun, “Suudi Arabistan’ın geniş toprakları var, Filistinlileri alsın ve orada bir devlet kursunlar” şeklindeki düşüncesiz açıklamaları, İsrail’de birçok analistin şu yorumu yapmasına yol açtı: “Netanyahu, yıllardır önünde diz çöktüğü Suudi Arabistan ile normalleşme kapısını kendi elleriyle kapattı.”
Mısır’ın tutumu ise kesin, ciddi ve belirleyici. Mısır, zorunlu göç konusunda sert bir duruş sergiledi. Trump, Mısır’ın kararını küçümsemeye kalkışarak hesapsız bir kumar oynadı ve bunun bedelini uzun vadede İsrail ödeyecek. Tel Aviv’in en büyük korkusu, Camp David Anlaşması’nın kaybedilmesi ya da içeriğinin geçersiz hâle gelmesi. Arapça konuşan bazı Yahudi sosyal medya trolleri, bloglarında Mısır ordusuna açıkça saldırsa da, İsrailli düşünürlerin büyük çoğunluğu, Netanyahu’nun sadece iktidarda kalmak ve hükümetindeki aşırı sağcı Yahudi müttefiklerini memnun etmek için Mısır ile ilişkileri baltalayacağını düşünüyor.
Trump, hidrojenle şişirilmiş dev bir balona benziyor. Ne kadar fazla şişerse, o kadar hızlı yükseliyor.
Filistin meselesindeki en kötü durum, savaşların yol açtığı felaketlere ek olarak, ortak bir siyasi duruşun, birleşik bir siyasi yönlendirmenin ve kapsamlı bir İslami-ulusal seferberliğin bulunmamasıdır.
Tercüme: Ahmet Ziya İbrahimoğlu
MİRATHABER.COM -YOUTUBE-