
Yaşlı bir adamın ineğiyle vedalaşırken yaşadığı duygusal anlar, sosyal medyada yürekleri burktu. Artık bakımını üstlenmekte zorlandığı için ineğini satmak zorunda kaldığı düşünülen yaşlı adam, araca bindirilmek üzere olan hayvanının kendisine geri dönmesiyle duygu dolu anlar yaşadı.
İnek, gitmeden önce sahibine doğru ilerledi. Adeta ona sarılır gibi yaklaşırken yaşlı adam da ineğine sarılarak karşılık verdi. İkilinin vedalaşması, insanla hayvan arasında yıllar içinde oluşan sevgi ve bağlılığın ne kadar derin olabileceğini bir kez daha gösterdi.
İslam, merhameti yalnızca insanlara karşı gösterilen bir duygu olarak görmez. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.), hayvanlara iyi davranılmasını öğütlemiş, onların haklarının gözetilmesini istemiştir.
Nitekim Efendimizin devesi Kasvâ ile ilgili hatıralar da siyerimizin önemli parçaları arasındadır.
Peygamber Efendimizin (s.a.v.) hayatında da hayvanların özel bir yeri vardı. Kasvâ, Allah Resulü’nün hicret yolculuğunda kendisini Medine’ye taşıyan devesiydi. Medine’ye ulaştığında Efendimiz, devesini serbest bıraktı ve onun çökeceği yerin Allah’ın takdiriyle belirleneceğini bildirdi. Kasvâ’nın çöktüğü arazi, daha sonra Mescid-i Nebevî’nin inşa edildiği yer oldu. Bu hatıra, bir hayvanın İslam tarihindeki önemli bir yolculuğa nasıl eşlik ettiğini gösterirken bize şu gerçeği de hatırlatıyor: Merhamet, insanın hayat arkadaşlığı yaptığı canlılara duyduğu vefayı da kapsar.
Bugün bir yaşlı adamın ineğiyle vedalaşması, bize merhametin dilinin olmadığını hatırlatıyor. Bazen bir sarılış, sayfalarca yazıdan daha fazlasını anlatıyor.
Çünkü merhamet, insanın yalnızca insana değil, kendisine emanet edilen her canlıya karşı taşıdığı sorumluluktur.
İSLAMİ HABER “MİRAT”