islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
45,4002
EURO
53,3613
ALTIN
6.853,66
BIST
14.973,19
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
24°C
İstanbul
24°C
Az Bulutlu
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Az Bulutlu
18°C
Cuma Az Bulutlu
20°C
Cumartesi Az Bulutlu
23°C

Cemal Kaşıkçı Cinayetinin Arka Planı

Cemal Kaşıkçı Cinayetinin Arka Planı
07/02/2025 12:00
A+
A-

Cemal Kaşıkçı cinayeti, Suudi gazeteci ve Washington Post yazarı Cemal Kaşıkçı’nın 2 Ekim 2018’de Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesiyle dünya gündemine oturdu. Olay, uluslararası çapta büyük tepki topladı ve Suudi Arabistan yönetimi ağır eleştirilere maruz kaldı.

Cemal Kaşıkçı

Cemal Kaşıkçı

Cinayetin Arka Planı

Cemal Kaşıkçı, Suudi Arabistan’ın Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’a (MbS) yönelik eleştirileriyle tanınan bir gazeteciydi. Krallık içindeki baskıcı yönetimi, insan hakları ihlalleri ve özellikle Suudi liderliğinin muhaliflere karşı tutumu konusunda sert yazılar yazıyordu. Bu nedenle, Suudi yönetiminin hedefi haline geldiği düşünülüyordu.

Kaşıkçı, nişanlısı Hatice Cengiz ile evlenebilmek için gerekli belgeleri almak amacıyla İstanbul’daki Suudi Arabistan Başkonsolosluğu’na gitmişti. Ancak bir daha dışarı çıkmadı.

Cinayetin İşlenişi

  • 2 Ekim 2018’de Kaşıkçı konsolosluk binasına girdikten sonra Suudi ajanlar tarafından öldürüldü.
  • Türk yetkililer, Kaşıkçı’nın boğularak öldürüldüğünü ve cesedinin parçalara ayrıldığını ortaya çıkardı.
  • Güvenlik kameraları ve ses kayıtları, olayın önceden planlanmış bir suikast olduğunu gösterdi.

Suudi Arabistan’ın İlk Yalanlamaları

Olaydan sonra Suudi yetkililer önce Kaşıkçı’nın konsolosluktan çıktığını iddia etti. Ancak Türkiye’nin elindeki deliller, Suudi Arabistan’ı açıklama yapmaya zorladı.

Sonunda Suudi Arabistan, Kaşıkçı’nın “başarısız bir sorgulama sırasında” öldüğünü kabul etti. Ancak cinayetin emrini kimin verdiği konusunda belirsizlik yaratmaya çalıştılar.

CIA ve BM Raporları

  • CIA, cinayetin emrinin doğrudan Veliaht Prens Muhammed bin Selman tarafından verildiğini değerlendirdi.
  • BM Özel Raportörü Agnès Callamard, cinayetin devlet destekli bir suikast olduğunu belirtti ve Suudi yetkilileri doğrudan suçladı.

Suudi Arabistan’ın Soruşturması ve Tepkiler

  • Suudi Arabistan, bazı kişileri yargıladı ve 5 kişiye idam cezası verdi, ancak daha sonra cezalar hapis cezasına çevrildi.
  • Ancak, emri verenler yargılanmadı, bu da uluslararası toplumun tepkisini çekti.
  • Türkiye, Kaşıkçı cinayetinin Suudi yönetimi tarafından örtbas edilmeye çalışıldığını belirtti.

Uluslararası Sonuçlar

  • Olaydan sonra Suudi Arabistan’a yönelik baskılar arttı.
  • ABD’de bazı politikacılar Suudi Arabistan’a yaptırım uygulanmasını talep etti.
  • Ancak Donald Trump yönetimi, Suudi Arabistan ile ilişkileri bozmadı.
  • Joe Biden ise başkan olduktan sonra Suudi Arabistan’a daha mesafeli bir tutum takındı…

Sonuç ve Kaşıkçı’nın Mirası

Cemal Kaşıkçı cinayeti, Suudi Arabistan’ın insan hakları sicili ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın yönetimi üzerindeki eleştirileri artırdı. Cinayetin uluslararası hukukun ihlali olduğu vurgulandı, ancak Suudi yönetimi ciddi bir bedel ödemedi.

Bu olay, gazetecilere yönelik baskıyı ve otoriter yönetimlerin muhalifleri susturma yöntemlerini gözler önüne serdi. Kaşıkçı’nın adı ve davası, basın özgürlüğü mücadelesinin sembollerinden biri haline geldi.

HABER YORUM

Cemal Kaşıkçı Cinayeti: Susturulmak İstenen Bir Sesin Hikâyesi

O, gerçeğin peşinde bir gazeteciydi. Kalemiyle susturulanların sesi, vicdan sahiplerinin umuduydu. Cemal Kaşıkçı, sadece bir yazar değil, özgürlüğün ve adaletin savunucusuydu. Ama karanlık eller onu susturmak için pusuda bekliyordu.

Son Yolculuk: Konsolosluğa Giren, Çıkamayan Adam

2 Ekim 2018 günü İstanbul’da, yağmurlu bir sabah… Cemal Kaşıkçı, evlilik işlemleri için Suudi Arabistan’ın İstanbul Başkonsolosluğu’na gitti. Nişanlısı Hatice Cengiz, konsolosluk binasının önünde umutla bekledi. Ama saatler geçti, Kaşıkçı çıkmadı. Onu içeriye çağıranlar, bir daha çıkmasına izin vermedi.

Kaşıkçı’nın içeri adım atmasıyla kapılar kapandı. Ardında yalnızca korkunç bir sessizlik kaldı. Suudi ajanlar, Kaşıkçı’yı orada vahşice katletti. Cesedini yok ettiler, bedenini parçalara ayırdılar. Ama susturmak istedikleri sesi yok edemediler.

Bir Cinayetin Ardındaki Kirli Eller

İlk başta Suudi yetkililer inkâr etti. “Kaşıkçı çıktı” dediler. Yalan söylediler. Ama Türkiye, elindeki delillerle tüm dünyaya bu cinayetin planlı bir suikast olduğunu kanıtladı.

ABD’nin istihbarat raporları, cinayetin emrini bizzat Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın verdiğini ortaya koydu. Birleşmiş Milletler de bu suikastı uluslararası hukukun ağır bir ihlali olarak tanımladı.

Ama ne oldu? Suudi yönetimi cinayeti örtbas etmeye çalıştı. Bazı tetikçiler göstermelik olarak yargılandı ama asıl emir verenler cezasız kaldı.

Bir Adam Öldü Ama Bir Hakikat Doğdu

Cemal Kaşıkçı’nın kanı yerde mi kaldı? Belki adalet tam olarak sağlanmadı, ama onun kalemi hâlâ yaşıyor. Onu susturanlar, dünyaya gerçeği anlatmasını engelleyemedi. Onun adı, artık basın özgürlüğü için mücadele edenlerin sembolü oldu.

“İşte bunun için, İsrailoğulları’na ve dolayısıyla size şöyle emrettik: “Her kim, bir cana kıymamış veya yeryüzünde yol kesme, eşkıyalık, ırza tecavüz ve benzeri fesat çıkarmamış bir insanı haksız yere öldürecek olursa, adeta bütün insanlığı öldürmüştür. Kim de cinayeti engelleyerek bir hayat kurtarırsa, adeta bütün insanlığı kurtarmıştır.”

Ama İsrailoğulları, öğüt ve uyarıları dinlemedi. Elçilerimiz onlara, hakikati ortaya koyan nice mucizeler ve apaçık belgeler getirmiş olmalarına rağmen, yine de içlerinden birçokları, yeryüzünde azgınlık etmekten ve cinayet işlemekten bir türlü vazgeçmediler.” (Maide 32)

MİRATYOUTUBE

MİRATHABER.COM

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.