
“Rablerinin, (koyduğu emirler ve yasaklarla insanların yönetimini üzerine aldığını) kabul etmeyenler için Cehennem azabı vardır. O ne kötü bir dönüş yeridir.
– Evet, bize azap ile korkutan bir peygamber geldi ama biz yalanladık ve şöyle dedik: Allah (uymamız gereken) emirler ve yasaklar indirmedi. Siz gerçekten büyük bir sapıklık içindesiniz.”436
“Çılgın ateş (Cehennem) onları uzak bir yerden görünce, onlar onun öfkesini ve uğultusunu duyarlar. Elleri boyunlarına bağlı olarak onun dar bir yerine atıldıkları zaman, orada ölüp yok olmayı isterler. Onlara: “Bugün, helâk olmayı bir defa istemeyin, helâk olmayı birçok defa isteyin” denilir.437
Muhakkak ki Cehennem Leza’dır / derileri kavurup soyan alevli bir ateştir. O, sırtını dönüp (İslâmî îmandan ve salih amellerden) yüz çevireni, servet toplayıp yığanı kendisine çağırır.”438
Keşke Amel Kitabım bana verilmeseydi. Hesabımın ne olduğunu hiç bilmeseydim. Keşke ölüm her şeyi bitirseydi. Malım bana hiçbir fayda sağlamadı. Saltanatım / gücüm, imkânlarım da yok olup gitti.
Tutun onu bağlayın, ardından Cehennem’e yaslayın. Sonra da onu yetmiş arşın uzunluğunda bir zincire vurun. Çünkü o, Yüce olan Allah’a inanmaz, yoksulu doyurmaya da ön ayak olmazdı. Bu sebeple onun, bugün burada hiçbir candan dostu olmayacaktır. Günahkârlardan başka hiç kimsenin yemeyeceği kanlı irinden başka bir yiyeceği de olmayacaktır.”439
Cehennemliklerin azaba uğrarken / uğrayacakken soracağı bu sorunun440 cevabını yalnızca merhameti ve bağışlayıcılığı sınırsız olan Allah bilir.
Önce, genel kabule göre Cehennem’e gireceklerin Kâfirler ve Mümin oldukları halde amelsizlikleri sebebiyle îmanlarını yitirmiş Azgın Günahkârlar olmak üzere iki gruba ayrılacaklarını hatırlatalım.
Müslüman olmayanların bütünü Kâfir ise de onlar kendi aralarında kademelere ayrılırlar. Ortak koşarak Allah’a inananlarla O’na inanmayanlar veya bir yaratıcıya inanmakla birlikte Peygamberlik kurumuna inanmayanlar ya da Allah’a ve Âhiret’e inanmakla birlikte Kur’ânî hükümlerin bir bölümüne veya yaşanması gereğine inanmayanlar bir değildir. Fıtratları çizgisinde yaşayarak bazı hayırlar yapabilenlerle zalimler ve hainler de bir değildir. İnkârları ve isyanlarına göre cezalandırılacakları için azapları da aynı olmayacaktır. Genel kabule göre Cehennem’in yedi ayrı bölüme ayrılması da bunun kanıtıdır. Bu durum -Allah bilir- ebediliğe kadar uzanan bir farklılığı da sebep olacaktır.
Mesela, namazsızlıkları, zekâtsızlıkları ve hiçbir ölçü tanımaksızın yaşam sürmeleri sebebiyle Âhiret Hayatı’na îmanlarını yitirenlerle işledikleri günahları kendilerini kuşatanlar da îmanlarını yitirecekleri için Cehennem’e gireceklerdir.
İslâm bilginlerinin çoğunluğuna göre, Cehennem’e gireceklerden herhangi bir kimsenin oradan çıkarılacağına ilişkin açık Kur’ânî bir açıklama yoktur. Bilakis orada kalacaklarını bildiren beyanlar vardır.441 Ancak bu beyanların anlamının, Kur’ân ve fıtrat çizgisinde üzerinde ittifak edilebilecek açıklamalar olmadığı da bir hakikattir. Çünkü Kur’ân, “Ebeden” kaydıyla Cehennem’e gireceklerin orada ebedî kalacaklarını vurgulamakta, ancak En’âm 128 de
“İlla Mâ Şâe Rebbüke / Rabbin dilediği kişiler / süreler başka” şeklinde bir istisnâ da getirmektedir.442
Rabbimiz Kur’ân’ın Hûd sûresinin 107-108.âyetlerinde de benzeri istisnâları getirerek şöyle buyurmaktadır:
“(İnkârcı ve yüz çevirici oldukları için) bedbaht olacaklar Ateş’tedirler. Onlar orada ah çekip inleyeceklerdir. –Rabbinin dilediği kişiler / oluşumlar dışında- gökler ve yer durdukça onlar orada ebedî olarak kalacaklardır. Çünkü Rabbin dilediğini yapandır.
(Allah’ın lütfuyla îmanları ve amelleri sebebiyle) mutlu olacak- lara gelince, onlar da Cennet’tedirler. -Rabbinin dilediği kişiler ve oluşumlar dışında gökler ve yer durdukça onlar orada sürekli olarak orada kalacaklardır. Çünkü Cennet kesintisiz bir lütuftur.”443
Peygamberimiz de bu istisnayı doğrulmakta, Allah inancı taşı- yanların Cehennemden çıkarılacaklarını açıklamaktadır. Bir diğer anlatımla İslâm Dîni’nin bütün îman esalarına inanmayan fakat pek çok zayıf da olsa da yüreğinde Allah’a îman kalıntısı taşıyanlar, uzun dönemler ceza göreceklerdir. Sonra da çıkarılarak Cennet’e ko- nulacaklardır. Peygamberimiz bu gerçeği şöylece açıklar:
“Dilediğini rahmetiyle Cennet’e koyacak olan Allah, Cennetlikleri Cennet’e koyacak, Cehennemlikleri de Cehennem’e yerleştirecektir. (Dilediği bir zaman) sonra da (ilgili görevlilere) şöyle buyuracaktır:
Tam burada sahabî Ebû Saîd el-Hudri’nin rivayeti ve değerlendirmesini sunmak istiyoruz. O, Peygamberimizin (s.a.v.) “Kalbinde zerre / tozcuk miktarı îman olan kişi Cehennem’den çıkarılacaktır.” anlamındaki sözünü aktarmış ve ardından da şöyle demiştir; bu hadîsi kabulde tereddüt edecek kişi Rabbimizin Nisâ sûresinin40. âyetini okusun:
“Allah zerre miktarı da olsa aslâ zulmetmez / yapılanı değerlendirmede en küçücük bir eksiklik bırakmaz. Yapılan bir güzel iş ise onu katlandırır ve katından ona büyük bir mükâfat verir.”445
Konumuzu, “Cehennem’den Çıkış Var mı?” başlıklı sorumuza cevap nitelikli bir hadîsle bitirelim:
Salât ve Selâm üzerine olsun o, şöyle buyurur:
Cehennem’e girdikten sonra Cennet’e gireceklere de
Cehennemiyyûn denilecektir.447
Kitabımızın başında, sizlere “İster misiniz?” başlığı altında sorular yöneltmiştim.
Işık hızı ile hareket edebilen yepyeni bir rûh-beden yapılanması içinde tahayyül bile edilemeyecek ebedî nimetlere sahip olunabileceğini açıklamış, sizi kitabımıza yönlendirmiştim.
İslâm’a aykırı karanlık inançlar, Allah’a, insana ve doğaya saygısız, erdemsiz yaşantılarla girilecek Cehennem’i de çılgın alevleri ve uğultuları içinde görür gibi izlediniz. Âhiret, Cennet ve Cehennem yokmuş gibi başına buyruk yaşayanları, ne büyük tehlikelerin beklediğini öğrendiniz.
Şimdi sorularımızı yenileyerek yineleyelim., Ne zaman tövbe ile ilk adımlarımızı atarak paçaları sıvayacağız?
Yoksa kendimizi Cennet’e ihtiyaçsız, Cehennem’e dayanıklı mı görüyoruz.
Allah’ın lûtfu ile Cennet’te buluşmak üzere…
MİRATHABER.COM
DİP NOTLAR
436 Mülk Suresi âyet 6-8
437 Furkan 12-14
438 Mearic 10-18
439 Hakka 25-37
440 Mü’min 11
441 Mâide sûresinin 37. âyetinde şöyle buyrulur:
“Onlar Cehennem’den çıkmak isterler. Ancak oradan çıkamayacaklardır. Onlar için kalıcı bir azab vardır.”
Mâide 37 ve benzerleri, örneğin Bakara 167, Kâfir Cehennemliklerin kendi iradeleriyle Cehennem’den çıkamayacaklarını dellillendirmektedir. Ancak Allah inancı taşıyan Cehennemliklerin çıkabilecekleri ve çıkarılabileceklerine de işaret etmektedir.
442 En’âm 128. Bu âyet de Cehennemden çıkılabileceği işaret etmiş olmaktadır. Kur’ânda zikredilen İsm-i Mevsul nitelikli “Ma”ların bir kısmı “Men” manasını da içine alır. Bak. Şems 5-7, Saf 1, Nisa e24.
443 Hûd sûresinin anlamları verilen 107 ve 108. âyetlerinde yer alan “İlla Mâ Şâe Rebbüke” kaydı Cehennemlikler ve Cennetlikler için aynı ise de kendilerinden sonra yer alan cümleler farklıdır. “Dilediğini yapan Allah” Cehennem’den çıkarabilir. “Kesintisiz lütûf kıldığı” Cennet’inde de ebedî kılabilir. Doğruları en iyi bilen Allah’tır.
444 Müslim Îman 82. (Parantez içi anlamlar, Müslim’in 84. babından alınmıştır.)
Zerre Miktarı Îman
Îmanın hardal tanesi / zerre miktarı… ile nitelenmesi, İslâmî hayata götüremeyecek ve tartıda ağır gelemeyecek ölçüde zayıf olması veya var olmakla birlikte Kur’ân ve Sünnet’le örtüşmemesi / aykırı olması sebebiyle olsa gerektir.
Yapılan açıklamalar ışığında “Bilerek ve yürekten Lailâhe İllellah / Tapılacak İlâh bir tektir. O da yalnızca Allah’tır, diyen Cennet’e girer” (M. S. Müslim No. 9) anlamındaki Cenet’e girmeyi yalnızca Allah’a îmana bağlayan hadîsi ve benzerlerini İslâm Dîni’nin kavrayabilecekleri şekilde kendilerine ulaşamadığı kişiler olarak yorumlamazsak bütün Kurânî ve Nebevî sistemi çökertiriz.
Bu sebeple bu gibi hadîslerin içeriğini Cehennem’e girecek ve sonra oradan çıkarılacak günahkâr mü’minler olarak anlayamayız. Ama Allah’a bir şekilde inandığı halde örneğin Allah’a şirk koşması sebebiyle başta Ehl-i Kitap olmak üzere kâfir olarak Cehennem’e giren ve girdikten sonra zayıf da olsa Allah’a îmanı sebebiyle çıkarılarak Cennet’e girecek kişiler şeklinde algılayabiriz. Bu konu ile ilgili olarak Hıcr sûresinin 2. âyetinin tefsirine bakılabilir. Şefâat yani aracılık yoluyla Cehennem’den çıkış olacaksa bu gibiler için olacaktır. Çünkü İslâm Dîni’nin bütün îman esaslarına îman eden ve bu inancını yetersiz de olsa amelleriyle koruyarak can veren kişi -En doğrusunu Allah bilir- Cehennem’e girmeyecektir.
445 Tirmizî Cehennem 10, Hn. 2601
446 Müslim Îman Bab. 83, Hn. 186 / 308
447 Buhârî Rikak 51.