islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,3794
EURO
54,0536
ALTIN
6.160,00
BIST
13.687,86
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Çarşamba Açık
29°C
Perşembe Parçalı Bulutlu
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
29°C

CENNET’TE CİNSEL HAYAT

CENNET’TE CİNSEL HAYAT
A+
A-

CENNET’TE CİNSEL HAYAT

Buyur Gir Cennetime

Yüce Allah İnsanları erkek ve kadın olarak en güzel şekilde eşit olarak yaratmıştır. Onları, içlerinden seçtiği Peygamberleri aracılığı ile bildirdiği İslâmî yasalarıyla kendi Zâtına ibâdetle yükümlü kılmıştır.Yasalarına uyarak ibâdet edecekleri de

Âhiret Hayatı’nda Cennet’le armağanlandıracağını müjdelemiştir.

Hür iradeli sözlerimiz, davranışlarımız ve işlerimizi içine alan Amel Kitabı’mız/Hayat Filmimiz/Yaşam Dosyamız’a göre yapılacak Kıyamet Sorgulaması ardından Cennet’e girmeye hak kazanacakların her birine Rabbimiz şöyle buyuracaktır:

Katıl güzel kullarımın arasına, buyur gir Cennetime.[1]

Âhiret Hayatı ve Cennet

Ölüm, rûhun bedenden ayrılmasıdır.

Ölen insanın rûhu, inancı ve amellerinden oluşan kabrine götürülür. Vücûdu ise toprak kabrine bırakılır.

Rûhun kabri, kişinin inanç ve amel durumuna göre ya Cennet bahçelerinden bir bahçe, ya da Cehennem çukurlarından bir çukurdur.[2]

Rûhun kabri Âhiret hayatına, bedenin kabri ise dünya hayatına dönüktür.

Kabirdeki hayat, Kıyâmet denilen ve göklerle yerin yıkıma ve değişime uğrayacağı dehşet verici olayla sona erecektir.

Önce, Allah’ın dilediği canlıların dışındaki tüm varlıklar ölecektir. Sonra da insanlar diriltilecektir.

Rûhlarla bedenler birleştirilecek, dünyadaki inançları ve amelleri içeren Hayat Dosyalarına göre insanlar ilâhî huzurda muhâkeme edileceklerdir.

İslâm Dîni’ne îman eden ve îmanlarının gerektirdiği güzel amelleri yapan insanlar Cennet’e gireceklerdir. Bağışlanmayan günahkâr insanlar da bir süre Cehennem’de azab görecekler, daha sonra Cennet’e gideceklerdir.

Kâfirler ve Müslüman göründükleri halde kalbleriyle inkârcı olan münâfıklar ise ebediyen Cehennem’de kalacaklardır.

Cennetin Mânevî Nimetleri

Cennet, Yüce Allah’ın “Sen benim rahmetimsin. Seninle istediğim kuluma merhamet edeceğim[3] buyurduğu ebedî mutluluk yurdudur.

Yüce Peygamberimizin bir hadîsinin, hiçbir kulun kendi amelleriyle ulaşamayacağını, ancak Allah’ın lütfu ile varılabileceğini bildirdiği Cennet, yaratılmıştır. Çok çok yükseklerde, zaman ve mekânda sınırsız bir âlemdedir.

Cennette yüz ayrı derece vardır. Her iki derece arasındaki mesafe göklerle yer arası gibidir.

Bu derecelerin her biri müstakil bir Cennet’tir ve bu Cennet’lerin

Me’va, Adn, Naîm ve Firdevs gibi isimleri vardır. En yüksek Cennet

Firdevs’dir.

Cennet’liklerin inançları ve amellerine göre yerleşecekleri bu derecelere birbirinden farklı sekiz ayrı bölümden girilecektir. Bu giriş bölümlerinin Cihad, Sadaka ve Reyyan gibi isimleri vardır.

Âyetler ve hadîsler ışığında özetleyerek ifade edersek Cennet’te hiçbir gözün görmediği, hiçbir kulağın işitmediği ve hiçbir kalbin de tasavvur edemeyeceği nimetler vardır.

Dünya hayatında olduğu gibi Cennet’teki nimetlerin bir kısmı mânevîdir. Diğer bir kısmı da maddîdir. Ancak Cennet’teki maddî nimetler manevîleştirilmiş maddî nimetlerdir.[4]

Kur’ân‐ı Kerîm’de bildirilen bu nimetlerin yüceliğini her bir mü’min, rûhî gelişimi ölçüsünde idrak edebilir. Bu nimetleri şöylece özetleyebiliriz.

Allah’ın Zâtî güzelliklerine bakmak, O’nun ebediyen sürecek sevgisi altında bulunmak, O’nun Selâmı ve konuşmalarına muhatap olmak, başta Peygamberimiz ve diğer Peygamberler olmak üzere yüce şahsiyetlerle birliktelik kurmak, içten arzularla hamd ve senalar etmek, Meleklerle selâmlaşmak ve dostluklar oluşturmak, Cennetliklerle sohbetler yapmak, mûsiki oturumlarına katılmak,

Cehennemliklerle konuşarak kurtuluşun ve sâhip olunan nimetlerin büyüklüğünün hazzını yaşamak ve Cennet’te ebediyen yaşanacağı bilincinde olmak… Cennet’in mânevî nimetleri olacaktır.

Asıl büyük nimetler de bunlardır. Mânevîleştirilmiş de olsa diğer nimetler bunlarla mukayese edilemezler.

(Devam Edecek)

ALİ RIZA DEMİRCAN

İSLAMİ HABER “MİRAT”

MİRATYOUTUBE

 

 

[1] Fecr 29‐30.

[2] K. Hafâ Hn. 1853.

[3] Tirmizî Cennet 22 (Hn. 2564)

[4] Nesâî Zekât, Buharî Bedül‐Halk 9

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.