
Güneydoğu Asya, yüzyıllar boyunca İslam tüccarlarının ve denizcilerinin İslamiyet’i ve ticareti taşıdığı, Hint Okyanusu ile Pasifik’i bağlayan dünyanın en hareketli ticaret merkezlerinden biriydi. Ancak sömürgecilik dönemi ve sonrasındaki bağımsızlık süreçleri, bölgedeki ekonomik dengeleri kökten sarstı.

Endonezya özelinde çarpıcı bir tablo kendini göstermektedir:
Endonezya’da görülen bu ekonomik model, coğrafi olarak çevre ülkelere de yansımaktadır:
Sömürgecilik sonrası kurulan yerel yönetimlerin çoğunda, ticaret erbabı köklü topluluklar ekonomik dalgalanmalar, liyakat eksiklikleri ve küresel sermaye hareketleri karşısında ellerindeki birikimleri büyük oranda bu ağlara kaptırmıştır.
Geçmişte kılıçla veya doğrudan askeri işgallerle yapılan sömürgecilik, bugün yerini ekonomi, ticaret yolları ve yatırım anlaşmaları adı altında yürütülen modern bir bağımlılık düzenine bırakmıştır.
Çin, “Kuşak ve Yol” gibi devasa projeler ve doğrudan yabancı yatırımlar vasıtasıyla gelişmekte olan ülkelerin altyapısını finanse etmekte, ancak bu süreçte ülkeleri ağır borç yükü altına sokmaktadır. Endonezya ve çevre ülkelerde görülen bu süreç, şu aşamalarla işlemiştir:
Yüzyıllar boyunca ticaretin timsali olan bölge halkları, sömürgecilik sonrasında kurulan idarelerin zaafları neticesinde ekonomik bağımsızlıklarını büyük ölçüde kaybetmiştir. Bugün Endonezya örneğinde açıkça görüldüğü üzere, Çin’in yatırım ve ticaret adı altında yürüttüğü stratejiler, ülkeleri fiziksel olarak işgal etmeden içeriden teslim almanın ve kalıcı bir ekonomik egemenlik kurmanın modern birer aracı haline gelmiştir.
İslami Haber ”MİRAT” – YouTube