
Cinsel Çirkinlikleri İçerici Düz Anlatım
Allah’ın Resûlü güldürücü söz üreticiliği yanısıra, dînî ölçülere göre meşrû sınırları ve amacı olmayan söz üreticiliğini de yasaklamış ve şöyle buyurmuştur:
“Uydurup uydurup anlatan kişi (tövbe etmeksizin veya azab görmeksizin) Cennet’e giremez.”[1]
Cinsel çirkinliklerin sözlü ve yazılı anlatımını yasaklayan ilâhî ölçülerle bu hadis bir arada değerlendirildiğinde, bitmez tükenmez, ar tanımaz cinsel çirkinlikleri üreten yazarların ve pazarlayan yayıncıların ilâhî rahmetten yoksun kalacak kişiler olacağı anlaşılır. Yalnız bununla kalsalar iyi. Onlar Allah’ın öfkesine de uğrayacak zavallılardır. Çünkü Allah’ın Resûlü şöyle buyurmaktadır:
“Kıyâmet Günü’nde mü’minin amel terazisinde güzel ahlâkından daha ağır gelecek hiçbir amel yoktur. Şüphesiz Allah, cinsel çirkinlikleri içerici anlatımda bulunana ve gelişigüzel konuşana öfke duyar.”[2]
Tasvîrî/Şekle Büründürücü ‐ Resmedici Anlatım
Allah’ın Resûlü cinsel duyguları saptıracak cinsel tasvirleri yasaklamıştır.
Kadınların hamamlara gitmelerinin, kocalarının evleri dışında şu veya bu sebeble soyunmalarının ve çıplak olarak bir kadınla yatmalarının yasaklanmasının ana sebeblerinden biri de, kendilerini gören kadınların kocaları, kardeşleri v. s. yanında vücûtlarını tasvir etmeleri ihtimalidir…
Bu gibi tasvirler, erkeklerin duygularını bulandırabileceği için, İslâm bu sonuca götürebilecek işlemleri yasaklamıştır. Aşağıda sunacağımız hadisi örnek olarak değerlendirebiliriz.
Allah’ın Resûlü şöyle buyurmuştur.
“Çıplak olarak kadın kadına vücûd temasında bulunmasın. Sonra kalkar temas ettiği kadını(n teninin rengi ve yumuşaklığı gibi vücûd özelliklerini) kocasına açıklar da, bu sebeble kocası da o kadına bakar gibi olur. (Böylece kalbinde birtakım cinsel duygular oluşur.)”[3]
Bu ve benzeri haram kılıcı hadislerden delil getirerek hayalî cinsel tasvirlerin haram olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü bu gibi hayalî tasvirlerde belirli bir kadına ait vasıflar verilmiyorsa da her kadının görülmeyen vücût organlarına uyarlanabilecek tasvirler sunulmaktadır. Kadınları başka erkekler için tasvip edip anlatmanın harâmiyetinin bir diğer delilini de, kadınsılaşan kişinin Allah’ın Resûlü’nün emriyle şehir dışına sürülmesinden alabiliriz.[4] Onların sürülmelerinin temel sebebi, gördükleri kadınları tasvip edip, anlatmalarıydı. Çünkü kadınlar bunlara karşı örtünmüyorlardı. Bunlar da gördükleri kadınların vücûd özelliklerini erkeklere anlatıyorlardı.
İşte bu durum sürülmelerine sebeb oldu.
Sürgüne sebeb olan suçun haramlığından elbetteki şüphe edilemez.
Şiir Yolu ile Anlatım
Yüce Allah, Kur’ân‐ı Kerîm’de yerdiği ve övdüğü şairleri şöylece açıklamaktadır:
“Şairlere ancak sapıklar uyar. Onların her sahaya dalıp çıktıklarını ve yapmadıklarını söylediklerini görmez misin? Ancak iman edenler, İslâm’ın gerektirdiği işleri yapanlar, Allah’ı çokca ananlar ve kendilerine zulmedildikten sonra haklarını savunanlar böyle değildirler; onlar farklıdırlar. Zalimler pek yakında nasıl bir devrimle yıkılacaklarını bileceklerdir.”15
Allah’ın Resûlü de şöyle buyurmuştur:
“Kişinin içini kusmak ve kanla dolu olması, şiirle dolu olmasından daha hayırlıdır.”[5]
“Şiir bir sözdür, güzeli güzeli, çirkini çirkindir./Mümin silahı, dilikalemi ile cihad eder.”[6]
Yüce Allah, iman edip güzel ameller işleyen ve Allah’ı çokça anan şairleri istisna ettiğine ve Allah’ın Resûlü de şâir sahâbîleri İslâm’ın tebliğinde ve savunmasında görevlendirdiğine göre, Kur’ân’la ve Sünnet’le yerilen ve kınanan şâirler, hiç şüphesiz materyalizmi savunan ve cinsel ahlâksızlıkları güzelleştirmeye çalışan şairlerdir. Nitekim İslâm bilginleri cinsel duyguları tahrik edici nitelikteki şiirleri ve bu şiirlerin güftelerini oluşturduğu besteleri haram görmekte ittifaklıdırlar.
Cinsel Çirkinliklerin Sözlü ve Yazılı Anlatımı Dilin Zinâsıdır
Yukarıda açıklanan hadislerin her birinin hükmünü içerici vasıftaki bir hadislerinde Allah’ın Resûlü şöyle buyurmaktadır:
“… Dilin zinâsı sözdür.”[7]
Dilin zinâsı, söz‐yazı türünden olduğuna göre, saptırıcı ve haramlara yöneltici bütün söz‐yazı ürünlerini dil zinâsı olarak değerlendirebiliriz.
Dilin zinâsı haramdır. Bu haramdan da kaçınılması gereklidir. Çünkü başlıcası dil zinâsı olan dilin suçları Cehennem azabına götürücüdür.
Allah’ın Resûlü sahâbîlerine soru yönelterek şöyle buyurdu:
‐ İnsanları Cehennem’e sokan nedir? En ziyade (hangi organlar tarafından yapılan günahlardır?) Biliyor musunuz?
(İyice biliniz ki o günahlar) İki boşluk olan ağız ve cinsel organ(dan çıkan günahlar)dır.[8]
Bu hadis, Cehennem’e düşürecek iki ayrı suç nev’inin iki ayrı zuhur organına işaret buyurduğu gibi, cinsel haramlar olarak temelde bir olan suç nevinin iki ayrı çıkış kaynağına da işaret etmiş olmaktadır.
Burada dili, yalnıca cinsel haramların zuhûr kaynağı olarak değerlendirmesek bile, dil ile işlenebilecek haramların önemli bir bölümünü yine haram türden cinsel sözlerin oluşturacağı açıktır. Çünkü yukarıda açıklandığı üzere “Dilin zinâsı sözdür.”
Böyle olunca da dilin zinâsı hükmünde olan her nevi sözlü ve yazılı anlatım, İlâhî Yasak sınırları içine girer ve ta’zîr cezasına konu olur.
(Devam Edecek)
ALİ RIZA DEMİRCAN
İSLAMİ HABER “MİRAT”
DİP NOTLAR
[1] Avnül‐Mabûd 13/219, Tirmizî, Hn. 2027.
[2] Tirmizî, Birr 62 (Hn. 2004)
[3] Tecrid 11/371, Ebû Davûd, Nikâh 44 (Hn. 2150)
[4] Allah’ın Resûlü’nün huzuruna elleri ve ayakları kınalanmış, kadınsı davranışlar gösteren bir adam getirildi. O da, yaptığı soruşturmadan sonra onun Nekî’ denilen yere sürgün edilmesini emretti. (et‐Tac 3/33, Min Mirkâtil‐Mefâtih 4/480) 15 Şuara 224‐7.
[5] M. Mesâbih Hn. 4809.
[6] Müsned 3/456, M. Mesâbih Hn. 4807
[7] Buhârî İstizan 12
[8] M. Mesâbîh Hn. 4832.