islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
18,5308
EURO
17,7832
ALTIN
974,22
BIST
3.234,55
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
28°C
İstanbul
28°C
Açık
Perşembe Açık
27°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
24°C
Pazar Az Bulutlu
22°C

Darbeler 13: Hedefler

Darbeler 13: Hedefler
22.10.2018
A+
A-

Hain darbe planlarına karşı önlem alınması için bu darbe tasarımlarının nasıl olabileceğini anlaşılması, bunun için de canilerin darbenin sonrasında hangi noktayı hedeflediklerinin saptanması gerekir

Bundan sonraki hain darbe girişimine hazırlanmak için bundan önceki kapsamlı iki müdahaledeki hedefleri anlamamızda yarar var.

28 Şubat 1997 müdahalesinde öncelikli hedef Erbakan’ın faizsiz bir İslam dünyası para sistemi öngören D-8 projesi, faizli borçlanmayı azaltan Havuz projesi ve enflasyon düşüren Taban Ekonomisi projesini durdurmak, Erbakan’ı da bir daha bu siyasetini gerçekleştiremeyecek şekilde tasfiye etmekti. Bunu başardılar.

Ancak 28 Şubat’ın daha da derine inen kapsamlı sosyal projesi, şeriat geliyor korkusunu kullanarak Türk eğitim sistemini hem işlevsiz hale getirmek hem de yeni oluşacak eğitim kaosunda halktan kopuk bir burjuva sınıfı oluşturmaktı. Dağılan eğitim sistemi Türklerin binlerce yıldır rekabet avantajı olan Meritokrasiyi, yan asalete değili yeteneğe dayalı toplumsal yükselmeyi engelleyecekti. Fakir çocuk 8 yıl köyünde, kasabasında, varoşunda aynı okula devam edecek, körelecek ve burjuva çocuğuyla rekabet edemeyecekti.

Dahası devlet okullarının kalitesi düşecek, mezununu iyi üniversiteye yollayamayacaktı. Toplum içi pozisyon için paralı koleje gidilmesi gerekecekti. Burjuva ailesi gelirinin büyük bölümünü temel işlevi Batı zihniyetini içselleştirmek olan kolejlere akıtacak, geri kalanını da halktan yalıtılmış güvenlikli bir sitedeki konutun taksidine akıtacaktı. Böylece zihnen ve fiksel olarak halktan yalıtılmış bir elit kesim ortaya çıkacaktı.

Böylece bir yandan kendi küresel ekonomik tezgahını tehdit eden Erbakan sorunu acil olarak engellemiş, diğer yandan da Türkiye’de asla yönetimi bırakmayacak Batıcı burjuva sınıfını eğitim yoluyla sabitlemiş olacaktı.

Yapı, 5 yıl süren Yılmaz-Ecevit koalisyonlarında kuruldu. 28 Şubat sosyal iktisadi modelini 16 yıllık AK Part iktidarı da değiştiremedi. Tersine bilmeden bunu perçinlediler ve hala devam ediyor. Kısaca 28 Şubat, hedeflerinde ulaştı.

15 Temmuz 2016 hain FETÖ darbesinin de hedefleri vardı. Öncelikle, darbe başarılı olsa, Türkiye’yi Yurtta Sulh cuntası yönetmeyecekti. Çünkü günümüzde askeri kadrolar ancak çok kısa yönetimde kalabilirler. Bu geçici yönetimin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ve diğer engel gördükleri insanları canice tasfiye etmesi, ardından da henüz ifşa olmamış FETÖ kadrolarının, bir avuç darbeciyi alaşağı ederek, ülkeyi kurtarmış rolü oynaması planlanıyordu.

Kurtarıcılar suçu yeni bir Ergenekon’a atacak, Yurtta Sulhçu adı altında bir avuç insan göstermelik yargılanacak, sonunda iktidar partisinden görünen sivillere ülke devredecekti. FETÖ ve Batılı sahipleri, ya doğrudan hain olan ya da kendini çok biliyor zanneden akılsız biriyle yola devam edeceklerdi. Halk derin bir oh diyecek, kurtulduk sanacak, AK parti görüntüde iktidara devam edecek, katledilenlere görkemli anma törenleri yapılacaktı. Hatta anma törenine FETO uydudan bağlanacak, “çok uyarmıştım, beni dinlemedi, kafasını karıştırdılar, ama severdim, kardeş bilirdim” diyerek salya sümük bir ağlama patlatacaktı.

Reisin koltuğuna oturtulan çokbilmiş, ülkenin lideri oldum zannedecekti. Ama görünmeyen esas devlet paralel yapı olarak devam edecekti. Nasıl 1946-2002 arası yarım asır ülkeyi Derin Devlet yönetiyor biz farkında olmuyorduk, en az bir asır da FETÖ derinden yönetecekti, haberimiz olmayacaktı. Eksen kaymayacak, planlanan 100 yıllık FETÖ derin devleti kimsenin ruhu duymadan arka planda tam yönetime gelecekti.

Hainlerin ve onların ardındakilerin bu hedeften vazgeçmeleri için bir neden bulunmuyor. Çok mevzi kaybetmelerine rağmen hala bir çok noktada uykudaki kripto FETÖ’cü pusuda beklemektedir, Türkiye’yi bırakmış değillerdir.

Hainlerin bir darbeyle ülkeyi ele geçirseler bile açıktan darbeci kadrolarla yönetemeyecekleri özellikle 15 Temmuz’dan sonra daha da netleşmiştir. Bu nedenle yeni bir darbe için hainlerin ve ardındaki güçlerin hedefi ikisinden biri olacaktır: (a) Ya iç savaş, kaos ve bölünmeyi hedeflemekte, (b) ya da halka iktidar partisinden, Erdoğan’ın ekibindenmiş izlenimi verecek kendilerine tâbî olacak birini başa getirmeyi hedeflemektedirler. Önce (b) sonra (a) şeklinde bir hedef de mümkündür.

Uluslararası güçler ve onlara bağlı hainlerin, bu ikisinin dışında bir hedef gütmeleri mantıklı değildir. Muhtemelen bu iki varış noktasını da halen inşa etmektedirler. Bir yandan iç savaşlı Orta Doğu PKK İmparatorluğuna gidecek bölünme projesini, diğer yandan da yeni FETÖ derin devletine ses çıkarmayacak kendi Muhafazakar Demokrat lider adaylarını geliştirmektedirler.

Lanetli kirli planları ayaklarına dolaşacaktır inşaAllah. Bu hedefledikleri planlar nasıl engellenebilir onu da sonraki yazıda inceleyeceğiz.

Gelişen Olaylara İslami Bakışın Adresi

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.