islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
47,7750
EURO
55,1850
ALTIN
6.711,76
BIST
14.176,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
30°C
İstanbul
30°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Çok Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C

DERİN BAKIŞ Aşure Kazanı mı Kaynıyor, Yoksa Hafızamız mı?

DERİN BAKIŞ Aşure Kazanı mı Kaynıyor, Yoksa Hafızamız mı?
25/06/2026 10:45
A+
A-

DERİN BAKIŞ

Aşure Kazanı mı Kaynıyor, Yoksa Hafızamız mı?

Muharrem ayı geldiğinde sokaklarda yine aynı manzaralar yaşanıyor…

Evlerde büyük kazanlar kuruluyor.

Buğday kaynıyor…

Nohut, fasulye, kuru üzüm, incir, kayısı, ceviz…

Komşulara tabaklar dağıtılıyor.

Çocuklar kapıları çalıyor.

Birlik, paylaşma ve bereket konuşuluyor.

Ne güzel…

Fakat asıl soru şu:

Aşure gerçekten sadece bir tatlı mıdır?

Yoksa unuttuğumuz çok daha büyük hakikatlerin sembolü müdür?

Muharrem: Allah’ın Değer Verdiği Ay

Kur’an-ı Kerim bize yılın on iki ay olduğunu bildirirken bunlardan dördünün “haram aylar” olduğunu da haber verir.

Muharrem işte bu aylardan biridir.

Haram ay demek;

savaşın yasaklandığı,

kan dökmenin hoş görülmediği,

insanın Rabbiyle ilişkisini güçlendirmesi gereken zaman dilimi demektir.

Bugün ise…

Silahlar susmuyor.

Müslüman kanı akmaya devam ediyor.

Muharrem’in ruhu kayboluyor.

Aşure Nereden Geldi?

Toplumda çok farklı rivayetler anlatılır.

Kimileri Hz. Nuh’un gemisinin Cudi Dağı’na oturduğu gün kalan son malzemelerle aşure pişirildiğini söyler.

Kimileri Hz. Musa’nın Firavun’dan kurtuluşunu anlatır.

Kimileri başka peygamberlerin hayatındaki önemli hadiseleri bu güne bağlar.

Bunların önemli bir kısmı kesin bilgi değildir.

İslâm’da din, sağlam bilgi üzerine kurulur.

Kur’an’da aşure tatlısına dair herhangi bir emir yoktur.

Peygamberimizden de “Aşure pişirin.” şeklinde sahih bir emir gelmemiştir.

Fakat paylaşmayı teşvik eden yüzlerce öğüt vardır.

İşte aşureyi değerli yapan da budur.

İçindeki kuru meyveler değil;

paylaşma ruhudur.

Bir Kazanda Bir Ümmet

Dikkat edelim…

Aşurenin içinde onlarca farklı malzeme bulunur.

Hiçbiri diğerine benzemez.

Fasulye…

Buğday…

Kayısı…

Nar…

Tarçın…

Hepsi farklıdır.

Ama aynı kazanda piştiğinde ortaya muhteşem bir tat çıkar.

Bu tablo aslında ümmeti anlatır.

Irklar farklı olabilir.

Diller farklı olabilir.

Renkler farklı olabilir.

Mezhepler farklı olabilir.

Fakat aynı vahyin içinde buluşulduğunda rahmet ortaya çıkar.

Bugün ise aynı kazanda kaynaması gereken Müslümanlar birbirlerini kaynatıyor.

Aşure Dağıtıyoruz Ama Acıyı Paylaşıyor muyuz?

Her Muharrem ayında binlerce ton aşure dağıtılıyor.

Peki…

Gazze‘deki aç çocukları düşünüyor muyuz?

Sudan‘da açlıktan ölen insanları…

Arakan‘ı…

Doğu Türkistan‘ı…

Yetimleri…

Borçluları…

Mahallemizdeki yoksulu…

Komşumuzun boş tenceresini…

Eğer aşure sadece tatlı dağıtmak olarak kalıyorsa;

mesajının büyük kısmı kaybolmuş demektir.

Kerbelâ’nın Öğrettiği Vicdan

Muharrem ayı denince akıllara gelen en büyük hadiselerden biri de Kerbelâ’dır.

Hz. Hüseyin‘in ve beraberindeki masum insanların hunharca katledilmesi, İslam tarihinin en derin acılarından biridir.

Kerbelâ, sadece bir mezhep meselesi değildir.

Kerbelâ;

adaletin,

hakikatin,

zulme karşı dik duruşun,

iktidar uğruna kardeş kanı dökmenin nasıl büyük bir felakete dönüştüğünün ibret vesikasıdır.

Bugün Kerbelâ‘yı anarken yapılması gereken, acıyı yeniden üretmek değil; zulmün hangi kimlikten gelirse gelsin karşısında durabilmektir.

Modern İnsan Aşureyi Seviyor, Ruhunu Unutuyor

Bugün insanlar aşure tarifini ezbere biliyor.

Ama paylaşmanın tarifini unutuyor.

Tatlı yapıyoruz.

Fakat kırgınlıklarımızı tatlandıramıyoruz.

Komşumuza tabak götürüyoruz.

Ama yıllardır konuşmadığımız kardeşimizi arayamıyoruz.

Sofralar büyüyor.

Kalpler küçülüyor.

Asıl Aşure Kalplerde Kaynamalıdır

Belki de bugün ihtiyacımız olan şey yeni bir tarif değildir.

Yeni bir vicdandır.

İçine merhamet konmuş…

Adalet katılmış…

Paylaşma eklenmiş…

İnfak serpilmiş…

Kur’an’la tatlandırılmış…

Peygamber ahlakıyla pişirilmiş bir hayat…

İşte gerçek aşure budur.

Çünkü Allah’ın istediği;

yalnızca kazanların değil,

kalplerin de kaynamasıdır.

Son Söz

Muharrem ayı bize sadece geçmişi hatırlatmak için gelmiyor.

Bugünü sorgulatmak için geliyor.

Aşure ise yalnızca bir tatlı değildir.

Birliktir.

Paylaşmaktır.

Berekettir.

Farklılıkların aynı hakikatte buluşabileceğinin sembolüdür.

Bu yıl aşure kazanı kaynarken kendimize şu soruyu soralım:

Biz sadece aşure mi pişiriyoruz, yoksa ümmet olmanın ruhunu da yeniden inşa edebiliyor muyuz?

Çünkü gerçek bereket, kazandaki malzemelerin çokluğunda değil; gönüllerdeki merhametin çoğalmasındadır.

İSLAMİ HABER “MİRAT”

YOUTUBE

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.