islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
48,4354
EURO
56,2404
ALTIN
6.898,85
BIST
14.012,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
32°C
İstanbul
32°C
Açık
Pazar Parçalı Bulutlu
30°C
Pazartesi Açık
27°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
26°C

DEVLET SADAKA VERMEZ, SİSTEM KURAR

DEVLET SADAKA VERMEZ, SİSTEM KURAR
29/11/2025 09:00
A+
A-

Mirat Haberde yayınlanan habere göre, “Dar gelirli hanelere nefes aldıracak dev bir sosyal destek hamlesi geliyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla hazırlıkları hızlanan “Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi”, kamuoyunda “Vatandaşlık Maaşı” olarak anılıyor”

Haberin Özeti

  • Projenin Adı: Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi (Kamuda bilinen adı: “Vatandaşlık Maaşı”)
  • Amacı: Dar gelirli hanelere temel geçim güvencesi sağlamak, yoksulluk tuzağını kırmak ve gelir dağılımındaki eşitsizliği azaltmak.
  • Hedef Kitle: Geliri, belirlenen asgari gelir eşiğinin (yoksulluk sınırı veya asgari ücrete endeksli) altında kalan aileler. Hiç geliri olmayan haneler.
  • İşleyiş Mekanizması:
  1. Devlet, aylık veya yıllık bir asgari gelir eşiği belirleyecek (örnekte 20.000 TL).
  2. Ailenin toplam geliri bu eşiğin altındaysa (örnekte 16.000 TL), aradaki fark (4.000 TL) devlet tarafından düzenli olarak ödenecek.
  3. Hiç geliri olmayan hanelere, en az bir birey işe girene kadar tam tutar (20.000 TL) ödenecek. Bu süreçte istihdam teşvikleri uygulanacak.
  • Yol Haritası: 2026 yılında pilot illerde başlayacak, başarılı olursa Türkiye geneline yaygınlaştırılacak.
  • Yürütücüler: Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı. Mevcut Aile Sosyal Destek Programı (ASDEP) ile entegre çalışacak.
  • Siyasi Çerçeve: Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ve AK Parti’nin 2023 seçim vaatleri kapsamında; “vatandaşlık hakkı” ve “onurlu yaşam” vurgusuyla sunuluyor.
  • Toplumdaki Yansımalar: Umut ve memnuniyet ifadelerinin yanı sıra, sistemin “düşük ücret politikasını pekiştiren geçici bir yama” olduğu yönünde eleştiriler de mevcut.

Eleştirimiz:

“Vatandaşlık Maaşı”nı Refah Devleti ve Sürdürülebilir Kalkınma Ekseninde Yeniden Düşünmek

Türkiye’de dar gelirli ailelere yönelik duyurulan “Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi” veya kamuoyundaki yaygın adıyla “Vatandaşlık Maaşı”, sosyal politika alanında atılmış önemli bir adım olarak değerlendirilebilir. Haberde belirtildiği üzere, sistemin temel işleyişi, “yoksulluk sınırı veya asgari ücret gibi somut kriterlere dayandırılacak” bir gelir eşiği belirlemek ve bu eşiğin altında geliri olan ailelere aradaki farkı tamamlayıcı ödemeler yapmaktan ibarettir. Örneğin, eşik 20.000 TL, aile geliri 16.000 TL ise devletin 4.000 TL’lik bir destek sağlaması planlanmaktadır.

Ancak, bu modeli refah devleti ve uzun vadeli ekonomik kalkınma perspektifinden ele aldığımızda, ciddi eksiklikler ve yapısal sorunlar göze çarpmaktadır.

1. Yetersiz Hedefleme ve “Yaşam Hakkı”nın Göz Ardı Edilmesi

İlk eleştirimizin noktası, sistemin dayandığı gelir eşiğinin kendisidir. Mevcut plan, bireylere “yaşam hakkı”nı garanti eden evrensel bir anlayıştan ziyade, yoksulluğu asgari düzeyde idame ettirmeye yönelik bir “tamamlama” mantığına dayanmaktadır. Oysa ki, modern bir sosyal devlet anlayışı, her yetişkin bireyin onurlu bir yaşam sürmesini temin edecek asgari bir geliri, koşulsuz bir hak olarak tanımlamalıdır. Bu bağlamda, destek mekanizması sadece “açlık sınırı”nı değil, “yoksulluk sınırı”nı dahi hedeflememekte, dolayısıyla ailelerin refah seviyesini anlamlı bir şekilde yükseltme potansiyelini baştan sınırlandırmaktadır. Örneğin, dört kişilik bir ailenin geliri 50.000 TL ise ve yoksulluk sınırı 40.000 TL olarak belirlenmişse, bu aile sistemin dışında kalacaktır. Oysa gerçek anlamda refahın sağlanması, hanelerin gelirlerinin yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmasını ve bu seviyenin korunmasını hedeflemelidir.

2. Geçici “Sadaka” Değil, Kalıcı “Üretim Köprüsü” Oluşturulmalı

Sistemin en kritik zaafı, ödemelerin yapısal bir dönüşüm projesiyle entegre edilmemiş olmasıdır. Haberde de belirtildiği gibi, “hiç geliri olmayan hanelere… tam tutar maaş bağlanacak” denmekte ancak bu kaynağın nasıl bir ekonomik döngüye dahil olacağı belirsiz kalmaktadır. Bu durum, ödemeleri geçici bir “sadaka” veya seçim dönemlerinde hatırlanan bir “oy kaygısı” aracına dönüştürme riski taşımaktadır. Unutulmamalıdır ki, karşımızda devasa bir borç yükü altında ezilen halk kitleleri bulunmaktadır. Verilecek olan 4.000-5.000 TL’lik destekler, büyük olasılıkla bu borçları eritmek için kullanılacak ve üretime dönüşmeden finansal sistem içinde buharlaşacaktır.

Bu çıkmazı aşmanın yolu, “vatandaşlık maaşı”nı bir “üretim köprüsü” olarak kurgulamaktır. Yani, verilen destekler, bireyleri ve aileleri zorunlu ihtiyaçlarını karşılamanın ötesinde, onları planlı bir ekonomi içerisinde üretime dahil edecek şekilde yapılandırılmalıdır. Bu desteğin, özellikle acil ve hızlı geri dönüşüm sağlayabilecek olan tarım gibi stratejik sektörlere yönlendirilmesi sağlanmalıdır. Alınan maaş, bir tohum, bir fide, küçük bir atölye kurulumu veya bir kooperatif üyeliği için bir başlangıç sermayesi olarak işlev görmelidir.

3. Borç Kıskacının Göz Ardı Edilmesi ve Kapsamlı Bir Finansal Reform İhtiyacı

Mevcut sistem, hane halklarını ezen borç sorununu çözmekten uzaktır. Aksine, borcunu ödeyemeyen bireylere sadece gelir desteği sağlamak, altta yatan yapısal sorunu çözmez. Bu nedenle, bu sosyal yardım hamlesi, bir “borç tasfiye süreci” ile birlikte ele alınmalıdır. Üretime dahil olacak bireyler için borç yapılandırmaya ziyade silme mekanizmaları devreye sokulmalı, ancak bunun yanı sıra, bireylerin borçlarını temizledikten sonra yeniden aynı kısır döngüye girmesini engelleyecek sistemler (borca dayalı olmaktan finansal okuryazarlık, kooperatifleşme, mikro kredi denetimleri vb.) kurulmalıdır.

Nihayetinde, bu denli kapsamlı bir sosyal ve ekonomik dönüşüm, mevcut borca dayalı para sistemi içinde sürdürülebilir değildir. Evrensel bir yaşam gelirini finanse etmek ve üretimi teşvik etmek, devletin para yaratma ve yönetme mekanizmalarında köklü bir reformu gerektirir. Aksi takdirde, bu tür projeler bütçe üzerinde sürdürülemez bir yük oluşturma riski taşır.

Sonuç

“Vatandaşlık Maaşı” uygulaması, doğru kurgulandığı takdirde Türkiye için bir dönüm noktası olabilir. Ancak mevcut haliyle, dar gelirli kesimlere geçici bir nefes aldırmaktan öteye geçemeyecek, sistemi içselleştirmiş bir “palyatif çözüm” izlenimi vermektedir. Gerçek bir sosyal devlet, vatandaşına balık vermekle yetinmemeli, ona balık tutmayı öğretmeli ve tuttuğu balığı satacağı pazarı da organize etmelidir. İşte bu “yaşam hakkı maaşları”, her bireyi bir gelir sahibi yaparak, onları tam da bu üretim döngüsünün merkezine yerleştirebilecek bir kaldıraç olarak kullanılmalıdır. Bu ise, ancak bütüncül, planlı, sektörel odaklı ve finansal sistemi de dönüştürmeyi hedefleyen cesur bir vizyonla mümkündür.

Yunus EKŞİ

İSLAMİ HABER MİRAT  “YOUTUBE”

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

ETİKETLER: ÜSTMANŞET, yazarlar
Yorumlar
  1. galip koc dedi ki:

    2026 yıl ını da vatandaşlık yılı ilan etseledi bu sorun sorunsuz çözülürdü. Nasıl ki emeklilik yılı ilan edilerek emeklilerin sorunları çözüldüğü gibi bu senede aile yılı ilan edilerek aile sorunu çözüldüğü örneklerinde olduğu gibi.