
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın son Cuma hutbesi, yine CHP’li çevrelerin hedefinde. Hutbede geçen “giyinik çıplaklık” ifadesi, İslam’ın örtünme emrine dair ayetlerle temellendirilirken, bazı laik kesimlerde adeta kriz yaşandı. CHP Kadın Kolları Başkanı Aylin Nazlıaka, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, “Laiklik kırmızı çizgimizdir” diyerek Diyanet’in hutbesine tepki gösterdi. Nazlıaka, “Giydiğimiz kıyafet, bedenimiz, tercihlerimiz bize ait” ifadelerini kullanarak, İslam’ın inanç temelli uyarılarına karşı sert bir duruş sergiledi.
Diyanet hutbesinde, giyimdeki aşırılıkların, teşhirci ve dikkat çekici kıyafetlerin toplumun ahlaki yapısına zarar verdiği vurgulanmış, Kur’an ayetleriyle örtünme emrinin insanın fıtratına uygun olduğu hatırlatılmıştı. Ancak bu hatırlatma bile bazı kesimlerce “laiklik karşıtı” bir hamle olarak görülerek, özgürlük adı altında çıplaklık övülmeye devam edildi. Bu anlayış, çağdaşlık kılıfı altında iffet ve edep kavramlarını dışlamayı bir alışkanlık haline getirmiş durumda.
Tüm Din Hizmetlileri ve Görevlileri Derneği Genel Başkanı Metin Kaçar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, birçok gelişmiş ülkenin dahi kamusal alanda teşhircilikle mücadele ettiğini belirtti. Kaçar, “Bu durum, modern dünyanın bile insanın yaratılışına uygun mahremiyet ihtiyacını kabul ettiğini gösteriyor” dedi. Giyim-kuşamın sadece bireysel bir tercih olmadığını, aynı zamanda toplumla kurulan ahlaki bir sözleşme olduğunu vurgulayan Kaçar, İslam’ın bu konuda sadece dini değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluğu yerine getirdiğini ifade etti.
Diyanet İşleri Başkanlığı yetkilileri, hutbelerin Kur’an ve sünnet çerçevesinde hazırlandığını ve toplumun ahlaki yapısını koruma görevlerinin süreceğini belirtti. “Bu konuda kim rahatsız oluyorsa olsun, bizler Allah’ın emir ve yasaklarını anlatmaya devam edeceğiz” denildi. Diyanet, örtünme meselesinin sadece bir giyim biçimi değil, insanın kendine ve topluma karşı sorumluluğu olduğunu vurgularken, hutbelerin toplumun dini ve manevi dokusunu korumak adına sürdürüleceğini ifade etti.
CHP’li Aylin Nazlıaka’nın açıklamaları, sadece bir tepki değil; dinî değerlere karşı süregelen bir ideolojik duruşun yansıması olarak yorumlandı. “Kadınlar ne Diyanet’e ne iktidara sığar” sözleriyle İslam’ın ölçülerini dışlayan yaklaşım, laiklik ilkesini bir din karşıtlığı zırhına çevirmiş durumda. Toplumun büyük çoğunluğu ise bu dayatmalara karşı, değerlerine ve inancına sahip çıkmaya devam ediyor.
HABER YORUM
Tüm dünya, başta Gazze olmak üzere dünyada cereyan eden siyasi ve ekonomik sorunlarla boğuşurken, bizim CHP ve taraftarları Diyanete ve okuttuğu hutbelere takmış durumda…

Gazze yanmış, yıkılmış, 60 Binin üzerinde insan katledilmiş ve şu anda bebekler açlıktan hayatını kaybetmiş, CHP’lilerin hiç umurlarında değil…
Bütün dünya Orta Doğuya kilitlenmiş ve büyük bir savaşın eşiğinde bekliyor, CHP’nin yine umurunda değil…
Siz gördünüz mü hiç, CHP’ye yakın derneklerin Gazze hakkında açıklama yaptığını?
Göremezsiniz…
Varsa yoksa laiklik, varsa yoksa büst ya da heykel siyaseti…
Tamam da…
Eğer siz ateistseniz, bu hutbe size okunmadı..
Eğer siz deistseniz, bu hutbe yine size okunmadı…
Ha eğer inanıyorsanız ya da başka bir dine mensupsanız, zaten size okunma ihtimali yok bu hutbenin. Dolayısıyla bu hutbeyi dikkate almanıza da gerek yok…
O zaman neyin kafası bu?
Müslümanın nasıl yaşayacağına, Müslümanın nasıl giyineceğine siz mi karar vereceksiniz?
Yahu yeter Allah aşkına! Ya da neye inanıyorsanız onun aşkına olsun…
Düşün bu milletin yakasından…
Diyanet, bir tesettür hutbesi okutmayacaksa, gençlerimizi kültür emperyalizmine karşı uyarmayacaksa, çekirdek aile yapısını korumamız ve LGBT gibi sapkın hareketlerden uzak durmamız gerektiğini haykırmayacaksa, neden var orada?
İnanıyorsanız da inanmıyorsanız da şu ayet kulak verin de bu mesele açıklığa kavuşsun artık…
“Onlar Allah’ın indirdiği nurdan hoşlanmazlar. Allah, dilediğini nuruna ulaştırır.”
(Nur Suresi, 40. Ayet)
İnanıyorsanız, Kur’a ayetlerine muhalefet etmeyin ve sahip çıkın… Yok inanmıyorsanız da Müslümanların özgürlüklerine müdahale tme hastalığınızdan vaz geçin…
Kabak tadı verdiniz iyice…
ŞABAN DOĞAN
İSLAMİ HABER “MİRAT” YOUTUBE
Laiklik tagut oluyor herhalde, Ayetlere itiraz ve kabul etmemek ilahi emirlere itiraz ve kendi kural, hukuk, ahlak ve yaşam kuralları koymak firavuni bir yasam demek. Bunları insanlar açıkça söylese de ak koyun kara koyun belli olsa olmaz mı? Neden demokrasi, özgürlük, insan hakları ve laiklik maskesi arkasına saklanılarak yapılıyor. Bu ninniler hala uyutma etkisi gösteriyor mu ne kuranı yüzünden okuyan müslümanları!!!