islami haberortadoğu haberlerimirat analizmirat tv
DOLAR
17,9633
EURO
18,3059
ALTIN
1.027,88
BIST
2.857,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Salı Açık
31°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
30°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C

DÜNYA KÜRESEL DÜZENİN YUSUF’U OLMAK!

DÜNYA KÜRESEL DÜZENİN YUSUF’U OLMAK!
31.07.2022
A+
A-

Kur’an daki Yusuf kıssasını hemen herkes bilir. Üst düzey bir devlet adamının hanımının Hz. Yusuf’la olan aralarında ki o günün devlet düzeninde ki hukuka konu bir dava  sürecinde kadınla  olan imtihanıyla başlayan ve takınılan Müslümanca tavır nedeniyle o gün ki yeryüzü devletinin dininin değişmesine kadar giden sürecin örneklendiği Yusuf Kıssası!

Gerçekten Müslüman olmak ciddiyet, samimiyet, mücadele ve bedel isteyen bir iştir. Bu dünyada İlk insan ve elçi olan Adem’den son insana kadar bu ciddiyetin yansımalarını azda olsa görüyoruz ve görmeye devam edeceğiz. Müslüman, Ademin oğlu Habil olmaktır. Heykel ustasının oğlu İbrahim, İsa’nın annesi Meryem, İsmail’in annesi Hacer, Musa’ya kol kanat geren Asiye, bir dünya devletinin rejimini kansız bir şekilde değiştiren Yusuf olmaktır. Nihayetinde son Nebi Muhammed (SAV) olmaktır Müslüman!

Mekke ve Medine otoritelerinin çaresiz kalıp netice itibariyle her iki otoritenin de devlet yönetim tekliflerinden Medinelilerinkini kabul etmek demektir Müslüman!

Günümüz dünyasında “Devlet” : Görünür yüzüyle adı ve sınırları belli ulusal otorite gibi olsa da aslında “dokuz pulu bir kişiye, bir pulu dokuz kişiye pay eden” yeryüzü zenginliklerinin sahipleri olan ve ellerinde tutmak için Tanrıyla bile savaşmayı göze alan karanlık mihraklardır. Bilimin ve teknolojinin kendi kontrollerinden çıkmasına asla müsaade etmeyen Dünya otoritesini güçlendirdikleri devletler eliyle her zaman elinden bırakmayan yeryüzünün tamamını vatan ilan etmiş, milliyeti, ırkı, dini maddiyat olan bir avuç insandır günümüz dünyasında “devlet” dediğimiz müesses nizam!

Ağ babaları Adem’in oğlu Kabil olup Avrupa’da yüzyıl savaşları ile canlanan, dünya savaşlarıyla semizleşen derin bir yapıdır. Bu yapı düne kadar yeryüzü insanlığını, Kominizm ve Kapitalizm ideolojilerini ulus devletlere dayatarak yönetmiştir. Rusya’nın dağılmasıyla komünizm ideolojisine, Amerika’da ikiz kulelerin ortadan kaldırılmasıyla da Kapitalizm ideolojisine son vermiştir. Başta kendi vatandaşları olmak üzere dünya insanlığının batıldan uzaklaşıp hak arayışlarına yönelmesi, bu doğrultuda İslamiyetin hızla yaygınlaşması bu derin güçleri korkutmuştur.

Mevcut durumlarıyla Müslümanların bırakın yeryüzüne mutluluk getirmeyi kendi aralarında birbirlerinin boğazlarını sıkacak kadar cani olduklarını kendi halklarına ispat etmeleri gerekiyordu. Bu doğrultuda Müslüman halkların ispata konu olmaları da çok kolay oldu. Velhasıl Ademin oğlu Habil olmayı başaramadı Müslümanlar. Mekke’nin yalçın dağlarına çekilip gerilla tipi bir mücadele ile Mekke otoritesini ele geçirme imkanı varken hicret yolunu seçip Medine’de muhacir olmayı tercih eden Muhammed olamadı Müslümanlar.

Ortadoğu’da adı Müslüman olan halklar nasılda birbirlerinin gırtlaklarına boğmak için sarıldılar. Nebi Muhammed (SAV) sonrasında Allah’ın İslamiyeti yeryüzüne kulları eliyle hakim kılma iradesini kendi elleriyle siyasal çıkarlarına alet edip rahmet olması gereken ümmet ihtilafını gazaba dönüştürdüler. Maalesef günümüzde de ilk fırsatta uydurdukları dinden kaynaklanan kinlerini kan davası gibi tekrar canlandırdılar. Hızlı bir şekilde artarak devam etmektedir.

Ümmetin tek umudu olan Türkiye üzerinden küresel dünya düzeninin Yusuf’u olup bu derin yapının hakka dönüşümünü sağlama imkanı yakalamanın peşinde olmanın çabası ve bu doğrultuda politikalar geliştirip küresel siyasi yapıyı etkileyecek şekilde sürdürmeye çalışmaktadır. Küresel boyutta bu politikaların insanlığın hizmetine sunulması öyle kolay ve basit bir iş değildir. Türkiye örnekliğinde devlet gücünü Hakkın rızası için hak yolunda kullanan Tayip Erdoğan’la parlayan yıldızımızın yine Muhterem Cumhurbaşkanımız eliyle hedefe ulaşması ancak mümkün olacaktır.

Günümüz Dünya Devletinin Yusufluğuna Hz. Yusuf gibi biz talip olduk. Ancak devlet işleyişinde ki batıl küresel yasaların uygulama zorlukları sebebiyle süreç sıkıntılı ve sancılı geçmiştir. O gün Hz.Yusuf’un hem ailesini, hem milletini ve dahi o gün ki dünya devletini batıldan uzaklaştırıp hakka dönüşmesine vesile olduğu gibi biz de bu amaç doğrultusunda mücadelemiz artarak devam etmektedir.

Ülke olarak akıbetimizin hayrolması için fiili ve kavli dualarımızla bu sürece katkı vermemiz şarttır. İçimizdeki akılsızlar yüzünden bizleri helak etme Allahım. Amin.

              Fehmi YAĞLI

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.