islami haberdini haberortadoğu haberleriislam coğrafyası
DOLAR
32,2015
EURO
34,9122
ALTIN
2.465,38
BIST
10.899,28
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
22°C
Cuma Az Bulutlu
22°C
Cumartesi Az Bulutlu
22°C
Pazar Çok Bulutlu
21°C

Duygular İltihap Mıdır?

Duygular İltihap Mıdır?
20 Mart 2023 10:56
A+
A-

İnsan olarak en çok neyden kaçarız ve neyi yok sayarız, diye bir soru sorsak muhtemelen gelen cevapların çoğu duygularımızla bağlantılı olacaktır. Bazı olumsuz durumlar yaşadıktan sonra bulunduğumuz yerden uzaklaşma (kaçma) dürtüsü, can sıkıcı bir olayın ardından gelen sigara ya da alkol kullanımı, yanlış bir davranışın ardından gelen savunma mekanizması ve sevilen birinin kaybının gerçek olmadığını düşünmek gibi nice davranışlar duygulardan kaçmak içindir.

Aslında kaçılan şehrin duvarları değildir. Kaçtığımız şey yaşadığımız duygulardır. Peki biz neden bize geri bildirim veren duygularımızı vücudumuzdaki bir iltihap gibi görür, duy(u)maktan kaçma ve yok sayma meyli gösteririz?

Muhtemelen tüm bunları benliğimizi bir kırılmadan korumaya çalışmak, içinde bulunduğumuz handikaplı durumdan kendimizi sıyırmak için yapıyoruz. Duyguları fark edip anlamak yerine hasıraltı etmeyi daha kolay bularak duygularımıza sağır oluyoruz. Maalesef insanlık olarak öğrenilmiş bir çaresizliğimiz var bu konuda.

Peki şimdi duyguların bizler için nasıl geri bildirimler verdiğine bakarak onları neden hissettiğimiz ve onların başa çıkmadaki farkındalığı nasıl arttırdığına bakalım. Duygularımız, hayatta kalmamız için gerekli temel kaynaklarımızdır. Bize ne zaman ne yapacağımıza dair dönütler sunar. “Duygular bize ne zaman tehlikede olduğumuzu, ne zaman koşacağımızı, ne zaman savaşacağımızı ve neyin savaşmaya değer olduğunu söyler.”[1] Eğer biz korku hissediyorsak uzaklaşma, sevgi hissediyorsak ise önemseme sinyali verir. Üzülmek bir kayıp yaşadığımızı hatırlatır bize, merak duygusu keşfe yönlendirir bizi. Aslında bizi baştan aşağı bilgilendirir ve yönlendirir. Önce duygu hissederiz ardından düşünce gelir.

Yaşadığımız olayların duygularımızda karşılığı vardır. Cesaretimiz kırıldıysa ve sıkıntılı bir durumda isek üzgün, terk edildiysek ve sevdiklerimizden uzak kaldıysak yalnız hissederiz. Duygularımız, hayatımızdaki görünmez güçlerimizdir. Duygularla anlam bulur her şey.

Ama biz duygulardan kaçmayı, onlardan utanmayı o kadar iyi öğrendik ki onların bizim hayatımızı nasıl kolaylaştırdığını fark edemedik. Üzüntümüzden de sevgimizden de utandık. Sakladık, yok saydık. En yapılmaması gerekeni yaptık kendimize. Çünkü böyle büyüdük. Çoğu zaman duygularımız fark edilmedi ve ihmal edildi. Bizde bunun böyle olmasını gerektiğini o kadar içselleştirdik ki duygularımızı fark edemez olduk. Gizlediğimiz her duygu daha çok tesirlendi, bastırıp yok saymaya çalıştıkça gün yüzüne çıktılar. O kadar utandık ki duygularımızdan, kendimize dönüp “Ne hissediyorum?”, “Neden böyle hissediyorum?” diye sormadık, soramadık.

Duygular damarlarda akan ve tüm bedenimizi kuşatan kan misali ruhumuzda akar ve bizi kuşatır. Onları yaşamaktan kaçar ve o akışın önünü kesersek onlardan suçluluk duyar ve duygularımıza – dolayısıyla kendimize – yabancılaşırız. Sağlıklı bir duygusal yaşam için zengin parçalarımız olan duyguların esiri de yabancısı da olmamalıyız.

Duygularımızı tanıyıp onları anladığımız zaman hayatımızın kontrolünü elimize alacağız. Duygularımızı kabul edip bağ kurduğumuzda doğru eylemlerde bulunacağız. Kendimizi idare etmeyi öğreneceğiz. Utanmayacağız kendimizden. Kendimizi sorgulasak da acımasızca yargılamayacağız. Daha çok seveceğiz kendimizi; yaşadığım çok normal kendimi suçlamamalıyım, diyeceğiz. Barışacağız kendimizle, seveceğiz kendimizi. Hem de en çok biz…

Çok değerlisin, sevgiyle kal.

Anahtar Kelimeler

Duygu, Duygular

Kaynak

Çocuklukta İhmalin İzi: Boşluk Hissi

[1] Webb ve Musello, Çocuklukta İhmalin İzi, 170.

ETİKETLER: Manşet
Yorumlar
  1. Minelcui dedi ki:

    Çok etkili bir yazi. Düşünmeye sevk ederken insanı aynı zamanda da bir içgörü sağlıyor.