Makale

Fikir’den Uygulamaya Geçememenin Hüsranı

İnsanoğlu düşünen ve o doğrultuda hareket eden, şuurlu bir varlıktır. Onun bu hali, olayları ve gerçekleri, bilerek ve düşünerek anlamasına ve ona göre tavır almasını imkan sağlamaktadır.

Fikirler, uygulanmak içindir:

İnsan, aklı ve değerleri ile bir fikri kabul veya reddeder. Bu tavırda, ne şuursuz bir tepki ve ne de bilmeden ve kavramadan bir kabul durumu vardır. İnsan düşüncesi, sahip olduğu yüce değerler ile olayları değerlendirmekte ve onlar hakkında bir “hüküm” vermektedir. İyi veya kötü, doğru ve yanlış gibi..

Fikirler insanlar tarafından, olaylar ve sistemlerin ortaya çıkmasına imkan hazırlamaktadır. Tarih boyunca inanç, hukuk, ahlak, siyaset, kültür gibi olaylar, hep bu “fikri yöneliş”  çerçevesinden irdelenmiş ve değerlendirilerek kabul veya reddedilmiştir.

Aslında bu durum, insanın kendi varlığı ile yaşadığı sistem arasındaki en önemli ilişkiyi de ortaya çıkarmaktadır. Bu yüzden, uygulanmayan bir fikir; veya fikir ile belirlenmeyen bir sistemin varlığından bahsedilemez..  Bütün bu etkileşim içinde insanın, şuurlu bir varlık olarak, olayları değerlendirme ve benimseme tavrı önem taşımakta ve haklar sisteminin de temelini oluşturmaktadır.

Günümüzde, fikrin yerini, ihtiyaçlar, arzular veya ideolojiler almıştır. Bu durumda, insanın aklı ve iradesinden çok, bedeni ve biyolojik ihtiyaçlarının onu yönlendirmesine şahit olmaktayız.  İdeolojiler ise, Cemil Meriç’in dediği gibi, insan idrakine “zorla benimsetilmiş” olmalarından dolayı, fikir olmaksızın, bir siyasi görüşe sahip olmasına imkan tanımış ve fikri  dışlamıştır.

Fikre sahipken, onu uygulayamamak:

Batı’da üretilen bir kavram var: Entellektüellik. Manası, düşünen kimseler.  Bu kavram, fikirden çok, “düşünce”yi ön plana almaktadır. Günümüzde de, uyduruk bir dil anlayışı sebebiyle, fikrin yerine düşünce kullanılmaktadır. Halbuki düşünce, insani bir olaydır ve aklın bir konu üzerinde çaba göstermesidir. Fikir ise, belli bir değerler sistemi ile olayları değerlendirmektir. İslam dünyasında Entelektüel’in yerine, “Münevver” kelimesi bulunmaktadır. Münevver, “nurlanmak” kökünden gelir ve kişinin düşünce dünyasının aydınlanması demektir. Çünkü, “nur”un bir manası da aydınlıktır. Bunun da yolu, köklü ve belirgin bir değer’in düşünceye yol göstermesidir.

Konu bu şekilde, açıklığa kavuşmuşken, neden fikirlerimizle hayatımıza yön verememiş olmamıza odaklaşmak durumundayız. Bu durum, fikrin uygulamaya geçirilmemesi ve konunun entelektüel boyutta yani düşüncede çözüme kavuşturulmasıdır. Halbuki sosyal ilimlerden biliyoruz ki, hipotez yani tahminler, uygulama ile kesinliğe kavuşmaktadır.

Yani, fikrinizi uygulama noktasına ulaştırmadan, onun doğruluğunu ve isabet derecesine öğrenebilme imkanınız bulunmamaktadır. Böyle ilmi bir kural ortada iken, neden bizler fikirlerimizi, uygulama seviyesine getirmiyor ve onları, sadece düşünce planında bırakıyor ve başkalarına da bu görüşlerimizi ispat etme ihtiyacı duymuyoruz!?..

Özellikle, İslam toplumlarında böyle bir metot, ciddi bir şekilde çalıştırılmıyor ve insanlar, güzel fikirlerini ve görüşlerini, insanların faydalanabilecekleri şekilde uygulama ile desteklememeyi tercih ediyorlar?..

Bu durumda iki alternatif ortaya çıkıyor. Birincisi, fikir sahipleri; gerçekten bu görüşlerine tam olarak inanmıyor ve onların gerçek olmamasından korkuyorlar… İkinci ihtimal ise, fikir sahiplerinin, fikirlerinin sahiplenilmesi ile ortaya çıkabilecek sorumluluk ve yüklerden uzak kalmayı tercih ediyorlar..

Böyle bir durumda da, fikirler doğru ve mükemmel olsa bile, onların gerçekleşemeyeceğini düşünen topluluklar, bu fikirler test edilmediği için onları tercih etme konusunda tereddüt içine düşmektedirler. Sonuçta da, toplumları daha iyi bir dünyaya ve hayata ulaştıracak fikirler, uygulamaya geçemediği için, bir çözüm yolu olarak benimsenememektedir. Artık, fikir sahiplerinin bu gerçeği görmeleri veya, dile getirip, uygulamaya geçiremedikleri iddialarından vazgeçmeleri beklenmektedir.

Prof. Dr. Sami Şener

MİRATHABER.COM -YOUTUBE- 

YAZARIN DİĞER YAZILARINA ULAŞMAK İÇİN BURAYA TIKLAYINIZ 

 

View Comments

Recent Posts

  • Gündem

VAHİY PENCERESİ Topraktan Geldik, Toprağa Döneceğiz: Ölümü Unutan İnsan

VAHİY PENCERESİ Topraktan Geldik, Toprağa Döneceğiz: Ölümü Unutan İnsan “Nerede olursanız olun, sağlam kaleler içinde…

9 saat ago
  • Gündem

Hüseyin Bozkurt, İmamoğlu, Benden 8 Milyon Dolar Rüşvet Aldı

İmamoğlu Davasında 8 Milyon Dolarlık Rüşvet Beyanı Medicana Hastaneleri'nin Sahibi ''Hüseyin Bozkurt'' Ekrem İmamoğlu, Benden…

16 saat ago
  • Genel

İsrail Basınında MIZRAK Alarmı!

İsrail Basınında MIZRAK Alarmı: "Türkiye Doğrudan Vuruş Menziline Aldı" Tel Aviv merkezli analiz platformu Nziv,…

17 saat ago
  • Avrupa

Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı

Yunanistan Sürükledi, AB Yine Arkadan Vurdu: Brüksel’in Türkiye Düşmanlığı Bitiş Çizgisini Aştı! Türkiye ile Libya…

17 saat ago
  • Genel

Bedir Mutabakatı İmzalandı

Dört İslam Ülkesinden Güç Birliği: Bedir Mutabakatı İmzalandı Türkiye, Endonezya, Katar ve Pakistan, savunmada iş…

18 saat ago
  • Gündem

Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi?

Kapitalizmin Mabetleri: İbadetimiz Alışveriş, Kıblemiz Vitrin mi? İnsanlık tarih boyunca kutsal mekânlar inşa etti. Kimi…

19 saat ago