
Gazze’de yaşanan insani dram, Avrupa kamuoyunda ezberleri bozdu.
Yıllardır “İslam korkusu” üzerinden şekillenen siyasi ve medya dili, Filistin halkının gösterdiği direniş, sabır ve adalet çağrısı karşısında çözülmeye başladı.
Paris’ten Berlin’e, Londra’dan Roma’ya uzanan milyonluk yürüyüşler, Avrupa’nın İslam’a bakışında tarihi bir kırılma yarattı.
Sokaklardan Yükselen Vicdan Sesi
Avrupa’nın dört bir yanında haftalardır süren Filistin gösterileri, kıta tarihinde benzeri az görülür bir toplumsal hareketliliğe dönüştü.
Londra, Paris, Brüksel, Berlin ve Madrid gibi büyük şehirlerde yüzbinlerce kişi “Free Palestine!” sloganlarıyla yürürken, birçok katılımcı ellerinde Kur’an ayetleri ve barış mesajları taşıdı.
İngiltere’nin başkentinde gösteriye katılan 22 yaşındaki bir üniversite öğrencisi, “Medya bize İslam’dan korkmayı öğretti. Ama Gazze’de İslam’ın onurunu gördük” sözleriyle Avrupa’daki yeni bilinç dönüşümünü özetledi.
Batı’da Korkunun Kökleri Çatırdıyor
Uzmanlara göre, Avrupa’da yüzyıllardır süren İslam karşıtlığının kökleri Haçlı seferlerine ve oryantalist ideolojiye dayanıyor.
Sosyologlar, 11 Eylül sonrası dönemde medya tarafından sistematik biçimde yayılan “İslam terörle özdeş” algısının, bugün Gazze’de yaşanan gerçeklerle çöktüğünü belirtiyor.
Ortadoğu uzmanı Dr. Nihat El-Halidi, “Gazze halkı, inancını hayata geçirerek Batı’nın yalanını ifşa etti. Artık Avrupa’da Müslüman, korkulacak değil; saygı duyulacak bir kimlik haline geliyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Gazze’nin Sabırla Kurduğu Köprü
Gazze’de bombardıman altında dahi dua eden, sabırla direnen insanlar, Avrupa medyasında yer bulan görüntülerle milyonların kalbine dokundu.
Kadınların, çocukların ve yaşlıların gösterdiği iman gücü, “İslam kadını ezer” klişesini de yıktı.
Birleşmiş Milletler raporlarına göre Gazze’deki sivil kayıpların yüzde 70’i kadın ve çocuklardan oluşuyor. Buna rağmen Filistinli kadınların direnişin en ön safında yer alması, Avrupa kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.
Roger Garaudy, yıllar önce söylediği şu cümleyle adeta bugünü tarif etmişti:
“Filistin, insanlığın aynasıdır; orada yansıyan dünyanın vicdanıdır.”
Medya Manipülasyonu Tutmadı
Avrupa medyasında uzun yıllardır süregelen “Filistin = terör, İsrail = meşru savunma” kalıpları, bu kez sosyal medya ve sahadaki canlı görüntülerle çürüdü.
Sosyal medya platformlarında paylaşılan hastane saldırıları, enkaz altındaki çocuklar ve dua eden annelerin videoları, Avrupa halkının resmi anlatıya olan güvenini ciddi biçimde sarstı.
Bir Fransız gazetesi, “Gazze, Batı’nın vicdanını bombaladı” başlığıyla yayın yaptığı sayısında şu satırlara yer verdi:
“İnsan haklarını savunduğunu iddia eden Avrupa, çocukların gözleri önünde yıkılıyor.”
Gençlik Dalgalanması: Üniversitelerde Adalet Nöbeti
Avrupa’nın birçok üniversitesinde öğrenciler, hükümetlerinin İsrail’e verdiği desteği protesto ediyor.
Oxford, Sorbonne, Humboldt, Roma La Sapienza gibi köklü üniversitelerde gençler, kampüslerde “adalet çadırları” kurarak Gazze’ye destek gösterileri düzenliyor.
Siyaset bilimci Prof. Ayşe Derman, bu yeni dalgayı şöyle değerlendiriyor:
“Genç kuşak, İslam’ı artık siyasetin değil, vicdanın konusu olarak görüyor. Bu, Avrupa için büyük bir zihinsel dönüşümün işareti.”
Batı’nın Ahlaki Krizi Derinleşiyor
Filistin meselesi, Avrupa’nın kendi değerlerini de tartışmaya açtı.
“İnsan hakları”, “özgürlük” ve “adalet” gibi kavramlar, Gazze’deki sessizlikle birlikte sorgulanır hale geldi.
Avrupa Parlamentosu önünde toplanan kalabalık, “Çocukların kanı üzerinde barış inşa edilemez” pankartlarıyla hükümetlerine tepki gösterdi.
Ali Şeriati’nin şu sözü, Avrupa’daki çelişkiyi adeta özetliyor:
“Batı, adaleti değil menfaati kutsallaştırmıştır.”
İslam’a İlgi Artıyor
Avrupa genelinde camilere ve İslam merkezlerine olan ilgi son aylarda gözle görülür biçimde arttı.
Birçok Avrupa ülkesinde Kur’an mealleri en çok satan kitaplar arasına girdi.
Almanya İslam Konseyi’nin verilerine göre, 2024 sonu itibarıyla Müslümanlığı seçen Avrupalıların sayısı yüzde 35 oranında arttı.
Sosyologlar, bu ilginin klasik tebliğ yöntemlerinden değil, Filistin halkının yaşadığı direnişin bizzat bir tebliğe dönüşmesinden kaynaklandığını belirtiyor.
“Gazze İnsanlığın Kalbidir”
Uzmanlara göre Filistin, artık sadece bir coğrafi mesele değil; insanlığın vicdan sınavı.
Gazze’de bir annenin çocuğunu toprağa verirken söylediği şu söz, Avrupa basınında geniş yer buldu:
“Onlar bizim evlerimizi yıkabilir, ama Allah’a olan inancımızı asla.”
Bu söz, Avrupa halkının hafızasına kazındı.
İslamofobi’yi yıkan şey, işte bu teslimiyetin içindeki sarsılmaz iman oldu.
Sonuç: Avrupa’nın Korkusu, Filistin’in İmanı Karşısında Eridi
Avrupa’da İslam’a yönelik korku, Gazze halkının inançla örülü direnişi karşısında hızla çözülüyor.
Filistin’in sesi, artık sadece Doğu’dan değil, Batı’nın kalbinden de yankılanıyor.
Avrupa’da milyonlarca insan, İslam’a “korkulacak bir ideoloji” olarak değil, adaletin, merhametin ve insan onurunun dini olarak bakmaya başladı.
Filistin halkı, sadece vatanını değil, insanlığın hakikat duygusunu da savundu.
Ve tarih bir kez daha kaydetti:
Bir halkın inancı, medeniyetlerin algısını değiştirebilir.
İslam BAŞARAN
İSLAMİ HABER “MİRAT” -YOUTUBE-